Plazadan sendika binaları içinde büyük hacimli süslü odaları, pahalı mobilyadan koltukları, birkaç sekreter hanım, aylık milyon lirayı bulan maaşları var. Sermaye yandaşı iktidarları sallayıp sarsma işçi sınıfı bilinci ve “en yüce değer emektir” diyebilen idrak, dikkat, algıları yok. Sendika ağaları! Alın teri nankörü. Hak gözetmez. Adalet peşinde değil. ★★★ Sendika ağaları, tıpkı ölünceye kadar parti başkanı, milletvekili, cumhurbaşkanı, belediye başkanı olmak isteyen koltuk kolik siyaset ağaları gibi, kör, sağır, dilsiz kaldılar. 20 Nisan’da başladı. Bugün Ağustos 19. 5 ayı doldu. ★★★ Ankara’da Meclis önüne gelip, Bakanlık kapısında kenetlenerek, bazı günler bellerinden yukarısını çırılçıplak soyarak, bazı günler bağdaş kurup sarı boyalı metal baretleriyle kaldırımlara vurarak ve yanlarına yaklaşan televizyon kameralarına; “Biz şimdi daha da açız ve çıplağız. Ödenmeyen maaşlarımızın verilmesini istiyoruz” diye bağırarak alın terlerinin hakkını isteyen işçileri yalınız, sahipsiz bıraktılar. ★★★ Maaşları verilmiyor. Bir ay. İki ay. Beş ay. 150 gün doldu. İşçiler Ankara’ya iktidarı uyarmaya geldiler. İktidar bu patronu bütün varlığıyla koruyor. Dünyanın en iyi insanları bu işçiler. Yıkıp dökmüyorlar. Şiddete sapmıyorlar. Terör estirmiyorlar. ★★★ Sadece “Ey Cumhurbaşkanı, ey Bakan, Ey TMSF Başkanı, sizin devletin elindeki madeni ve yanındaki termik santrali, üç otuz paraya sattığınız bu Yıldızlar SSS Holding’in patronu bizim alın teri hakkımıza çöktü vermiyor” demek için beş aydır Ankara’ya geliyorlar, söz alıp dönüyorlar. Sözler tutulmuyor, tekrar 9 günde yürüyerek geliyorlar. Cumhurbaşkanı! Kapısına yaklaştırmıyor. Bakan, işçi hakkına kör. İktidar, emeğe sağır. ★★★ Kendi sendikaları onlara sahip çıkıyor ama diğer işçi sendika ağaları, memur sendikalarının memurdan kopmuş başkanları bir gün olsun gelip Yıldızlar SSS Holding bünyesinde çalışan Eti Gümüş ve Doruk Madencilik işçilerinin yanında durmadılar. Onlar gibi sarı baretlerini beton kaldırıma vurmadılar, sermaye iktidarını protesto etmediler. ★★★ Tayyip Erdoğan iktidarı, dünya kapitalist tarihinin en gözü dönmüş sermaye yanlısı iktidarı çıktı. Oysa Tayyip Erdoğan, grev çadırı önünde çektirdiği “Grev Gözcüsü Hatıra Fotoğrafı” seçim propaganda malzemesi olarak kullanıp ve “benim garibim, benim gurebam” diyerek 25 yıl önce seçilip iktidara gelmişti. 25 yılda dünya emek-sermaye tarihinin en yüksek dozda sermaye kollayıcısı iktidarı Tayyip Erdoğan oldu. ★★★ Sendika ağaları! Türkiye işçi sınıfı tarihini bilmiyorsanız, okuyun, bilenlerden dinleyin de utanın. Bugün DİSK’in kurucusu Kemal Türkler, Kemal Türkler’den sonraki Başkan Abdullah Baştürk, Türk-İş’in kurucusu Seyfi Demirsoy, sonraki Başkan Halil Tunç yaşasaydı, tekstil, kimya, basın, metal, maden, otomotiv, gıda, turizm, nakliye, tarım ne kadar işkolu ve sendika varsa onların da başkanlarını alır, Ankara’ya gelir 5 aydır üstleri çıplak yere yatarak seslerini duyurmaya çalışan işçilerin yanında yer alırlardı. Sallanırdı! Sermaye iktidarı! ★★★ İşçi sınıfı bilinciyle sermaye iktidarına demokratik uyarı verip, Yıldızlar SSS Holding’in iktidar korumalı patronundan işçinin hakkını söke söke alırlardı. Bu sermaye iktidarı özelleştirme yoluyla devletin kömür ocağını ve yanında Yunus Emre Termik Santrali’ni iş adamı Sebahattin Yıldız’a 2022 yılında çok ucuza verdi. Madeni rezerv yüklü, işçisi tecrübeli, çalışkan, kömürü kullanıp elektrik üreten termik santralinin müşterisi hazır, iktidardan korumalı bir işveren işçinin alın teri maaşına çökmüş, ödemiyor! Sendika ağaları! Siz niçin varsınız? Cevabını arayan sorular! Eskişehir bölgesindeki kömür rezervleri ve yanında Yunus Emre Termik santrali devletin elinden Doruk Madencilik sahibi iş adamına geçerken kaç firmadan teklif alındı? En iyi teklifi veren iktidar yakını Sebahattin Yıldız adlı iş adamının şirketi Doruk Madencilik miydi? Bu bilgi neden gizleniyor? TMSF, kömür yatağı ile termik santrale 2022 tarihinde 3,2 milyar TL değer biçildiğini açıklamıştı. Fakat Doruk Madencilik sahibi iş adamından alınan 1,1 milyar TL. Kalanı 2,1 milyar TL, Avrupa İmar Bankası ile Çekya Export Bank’tan sağlanan kredilerin kapatılması için mi ödendi? İktidar, Doruk Madencilik sahibini ekonomik ve finansal yönden rahatlatmak için kömür yatağını bu iş adamına bedava mı verdi? Bu iş adamı, kömür madenin sahibi olunca “kül havuzları ile elektrofilitreleri” yaptırması gerekirdi, yaptırdı mı? Bu yatakların asıl sahibi olan devlet şirketi TKİ, niçin susuyor? Şu andaki elektrik fiyatlarına göre Yunus Emre Termik Santrali’nin yıllık kârının 250-300 milyon TL olması gerekirken bu patron, işçinin maşasını neden ödemez?