Maçın içinde centilmence ve sportmence davranışları çok özlediğimizi fark ettim. Oğulcan kendine avantaj sağlayan, belki de gole gidebileceği pozisyonda Fenerbahçeli Mert Müldür yerdeyken oyunu devam ettirmedi ve topu bıraktı. Alkışlıyorum seni Oğulcan!
Oyun genelde Gençlerbirliği yarı sahasında oynanıyordu ama pozisyon yoktu. 15 dakika böyle geçerken penaltı geldi. Talisca, Fenerbahçe’yi öne geçirmişti.
Herkes gibi benim gözlerim de Kante’nin üzerindeydi. Topu kesinlikle ayağında fazla tutmayan, hemen ayağından çıkarma özelliklerini yine bize gösterdi. İkinci golün öncesinde Asensio, attığı nefis pasla şapkadan tavşan çıkarmıştı. Kerem çok özlediği golünü attı. Maç 2-0 olunca Fenerbahçe sahanın her yerinde zaten var olan üstünlüğünün şiddetini yükseltti. Kerem yine golünü atarken, maçın gidişatı erkenden belli olmuştu.
İkinci yarıda farklı sonucun etkileri sahaya yansımaya başlamıştı ev sahibinde. Ederson’un büyük hatası onun klasına yakışmazken, Koita topu ağlara göndermişti.
Son 30 dakikaya girilirken, Fenerbahçe takım halinde derin uykudaydı.
Nene dün akşam kötü oynadı. Ayağına gelen birçok topu resmen ezdi. Ev sahibi, ikinci devrenin büyük bölümünde düşük tempoyu tercih etti. Fenerbahçe maçı erken kopardığı için bu durum normal karşılanabilir ama Gençlerbirliği ikinci golü bulsa, iş farklı yerlere gidebilirdi. Cherif için beklemek lazım. Sadece 7 dakika oynadı, o yüzden karar vermek çok zor.