Tartışmasız Avrupa’nın en formda ve tehlikeli takımına karşı oyuna defansif başlamak doğru stratejiydi. Sabırlı oyun sizden daha yetenekli takımlara karşı çok önemli. Okan Buruk bu konuyu oyuncularına iyi anlatmıştı. Mutlaka antrenmanlarda tekrar tekrar Barcelona’nın hücum gücüne karşı yapılabilecek ani ataklara da çalışılmış.
Beklendiği gibi Barcelona oyuna ve topa hemen sahip olmuştu. Galatasaray ani ataklarında Leao tarafını kullanmak istiyordu. Boş alanda dripling yapan bir Leao’yu kontrol etmek rakip kim olursa olsun zor. Onun hazırladığı pozisyonda Batrakov golü getirmişti. Senaryo artık Galatasaray’ın lehine yazılmaya başlamıştı. Yapılan pres Barcelona’yı şaşırtmıştı. İkinci gol VAR’dan ofsayt olarak dönmese maç Barcelona için bilinmeze gidebilirdi. Sonrasında Galatasaray adına yaşanan durgunluk ve Cancelo ile gelen gol ilk devredeki çok iyi oyunun karşılığı değildi.
İkinci yarıda perdeyi Barcelona açmıştı. Yamal sahnedeydi. Bir anda iki asist yaptı. Fermin ve Gordon ile Barcelona farkı ikiye çıkardı. Yamal kusursuz bir makine gibi çalışıyordu artık. Bu defa Adeyemi’nin attığı golde hazırlayıcı olmuştu. Galatasaray elinden geleni yaptı ama arada futbol oyun kalitesi anlamında büyük fark var. Şampiyonlar Ligi’nde böyle üst düzey rakipler karşısında alınan mağlubiyetleri fazla kafaya takmamak gerekiyor. Önemli olan bundan sonra oynanacak maçlarda kazanılacak puanlar olmalı…