Her şey çok güzel gidiyordu. Juventus yarı sahasında pres, topu çabuk geri alma ve atak geliştirme isteği... Taraftar desteği de müthiş etkileyiciydi. Böyle ortamlarda rakip kim olursa olsun hata yapar. Kenan topu kontrol edemeyince hücumun tehlikesi büyümüştü. Topa klas ve rahat vuran Sara, tribünleri ayağa kaldırmıştı.
Bu sezon Spalletti geldikten sonra oyun içinde futbolun taktiklerini değiştiren ve tek sisteme bağlı oynamayan bir Juventus izliyorduk. Mesela yedikleri gol sonrası zafer sarhoşluğu yaşayan takımın üzerine çok çabuk gidip, beraberliği bulmaları gibi. Ani baskıyı çok deneyen bir anlayışları vardı.
Koopmeiners’i kontrol edememenin bedeli 2 gol atması olmuştu. İkinci yarılar çoğu zaman yeni bir açılış gibidir. İyi başlamıştı Galatasaray. Barış’ın goldeki katkısı şutla gerçekleşti. Dönen topu Lang tamamlamıştı.
Oyunda coşkulu olmak, yağmur gibi atak zenginliği göstermek yine gol getirecekti. Gecenin oyuncusu Sara, serbest vuruşta topu sert kesti, Sanchez dokundu. Galatasaray öne geçti. Juventus, nefes almakta zorlandığı anlarda golü yemişti.
Bu maçın rövanşına büyük bir avantajla çıkacak Okan Buruk. İnanılmaz bir futbol sürprizi olmazsa Galatasaray bu işi bitirdi.