Kupa başlamadan önce hayaller kurabilirsiniz. Neden yarı final olmasın? Final için neyimiz eksik, mükemmel bir kadromuz var, sonuna kadar gider, belki kupayı bile alabiliriz diye büyük düşünmek maçlar başlamadan önce konuşulur, yorumlanır. Motivasyon iyidir. İşin gerçeği ise farklıdır. Maçlar sahada kazanılır. Avustralya’nın oyun taktiği bir ay önceden belliydi. Çok adamla savunma, temaslı oyun ve ani atak girişimleri... Topu bize bırakacaklardı. Böylesine iyi kapanan rakipler karşısında gol pozisyonuna girince affetmeyecek veya gol anını hissedecek bir oyuncumuzun olmaması... Bu problem yıllardır var. Maalesef bu standardı bulamayan bir takımız. Kriz anını çözecek golcü olmayınca, turnuvalarda üzülürsünüz. Kerem, Barış ve Arda’yı ezberlemişler. Orta alanımızın oyun kurma planlarını yakın oynayarak bitirdiler. İki kez geldiler ve golleri yedik. Dünya Kupası’nda her zaman stratejisini başarıyla uygulayan takım kazanır. Montella’nın oyuncu değişiklikleri veya taktik anlayışımız, kaybettiğimiz için eleştirilecek, bu normal. Benim bakışım ise farklı. Kazanamıyorsan, kaybetme! Maç içi istatistikleri bizi sakın kandırmasın. Rakamların üstünlüğüne rakip izin verdi. Gerçekler bize şunu söylüyor: Artık, kalan iki maçımızda risk almamızdan başka çare kalmadı. Gruptan çıkarmıyız? Zor, çünkü ipler elimizde değil...…