Beşiktaş, kendi kendini getirdiği noktada sezonun en kritik maçlarından birine çıktı. Kaybetme lüksü yoktu, ilk andan itibaren sahadaki oyun da bunun yansımasıydı.
Son iki gole dek iştah açan bir görüntü olmasa da ne yaptığını bilen, durumun ciddiyetinin farkında bir takım vardı sahada.
Fenerbahçe ve Galatasaray'ın veda ettiği kupa yolunda artık bahane kalmadı.
Fatih Tekke bu sezon özellikle de İstanbul takımlarına karşı Fatih 'Sultan' Tekke modunu açsa da; mazeret yok. Sergen Yalçın'ın da "Cumartesi göreceğiz ne olacağını" opsiyonu devreye girmeli artık...
Kaldı ki finalde olası Trabzonspor eşleşmesinden bahsetmek biraz da doğmamış çocuğa don biçmek... Trabzonspor'un önce Gençlerbirliği'ni; Beşiktaş'ın da İlhan Palut'un Konyaspor'unu geçmesi gerek...
Orkun...
Kendisine on binlerle statta yapılan karşılamanın hakkını veriyor. Beşiktaş adına yüz yıllık fırsat... Hem sahada, hem dışında, her yerde Beşiktaşlı. Komutan gibi takımı yönlendiriyor, kart görmek üzere olan arkadaşını anın içinden çekip çıkarıyor...
Oh ise...
"Seneye ilk forvet olmaz" ezberi var. Her derbi sonrası herkes aynı dehlize düşse de kanatların tıkır tıkır işlediği, oyunun rakip yarı sahaya yıkıldığı, topların kale önüne nehir gibi akıp geldiği bir düzende de görmek gerek.
Velhasıl, sonunun görülmesi gereken bu yolda artık bahane kalmadı...