Beşiktaş'ta son yıllardaki 'gariplik' zincirinin son halkası, başkan Serdal Adalı'nın Sergen Yalçın'ın ayrılığından dakikalar sonra yaptığı 'Şenol Güneş' açıklaması oldu. Başkan, "Ben Şenol Hocayı çok severim ama çalışmayı düşünmüyorum" diyerek kapıları kapattı...
Bu, gayet kabul edilebilir hatta makul de sayılabilir bir karar. Ancak teknik direktör bilinmezliğine girilen süreçte ilk kelamın bu olmasına akıl sır erdirmek güç.
Bu iş biraz da 'strateji' işi. Şenol Güneş isminin bir kenarda olması, masaya oturulan hocalarla yapılan pazarlıklarda da elini güçlendirecek bir unsurken onu kendi ellerinle boğmanın bende izahı yok.
Bir de menajer listesi mevzusu var tabii... Beşiktaş ile adı anılan 10 teknik adamın 8-9'unun aynı menajerin portföyünde olması herhalde 'kaderin cilvesi'...
Planın olmadığı yerde teknik direktör menajerin verdiği A4 kağıdından seçilir. Oysa ki plan, strateji ve aklın işlediği yerde menajerin tek işlevinin 'ıslak imzayı' attırmak olması gerekir.