Başı vurulmuş adalet!

16 yıldır yazarlık yaptığım gazete olduğu için söylemiyorum. Bugünün Türkiye’sinde en başarılı gazeteyi, SÖZCÜ’nün Genel Yayın Yönetmeni Kenan Kurtkaya yapıyor. Genel yayın yönetmenleri, yazı işleri kadrosuyla birlikte gazetenin kağıt sayfalarını “uyarı ışığına” çeviren yazı emekçileridir. Gazete çıkartılır mı, yapılır mı?

İkisi de vardır.

★★★

Resimler (fotoğrafları) isimler (adı geçenleri) olaylar (haberin konusunu), belli bir düzen içinde yan yana sayfalara yerleştirilir, gazete doldurulur. Buna biz gazete çıkartmak deriz. Suyuna tirit. Emek istemez, yaratıcılık gerektirmez, uyarı, eleştiri, dikkat çekme, doğru olanı göstermenin ışığı olmaya ihtiyaç duymaz. Oysa resimleri, isimleri, olayları yan yana getirerek; halktan gizleneni, okurdan saklananı, iktidarların çürümesini, fırsat eşitliğinin katledilmesini, haksızlık, hırsızlık, soygun düzeni kurulmasını, adaletin başının vurulmasını ortaya dökecek anlatımla da sayfalar doldurulur.

Bu gazete yapmaktır.

★★★

Dün SÖZCÜ’nün birinci sayfasına 9 sütuna; “Bu Nasıl Adalet” ana manşeti konulmuştu. Gazeteyi eline alıp; “Bu Nasıl Adalet” cümlesini okuyan; “Bu başı vurulmuş bir adalet” cevabını anında verebiliyordu.

Üç resim.

Üç isim.

Üç olay.

Yan yanaydı.

★★★

Birinci karede:

Elinde 3 altın tespihi, kolunda 834 bin TL değerinde ithal çok pahalı saati, evindeki çelik kasasında 26 kilo altın, 1 milyon 300 bin Amerikan Doları, 123 bin Euro destelenmiş döviz varlığı bulunan; orta halli bir aileden gelmiş olmasına rağmen Devlet Hava Meydanları İşletmesinde (DHMİ) bir şubenin müdürü yani maaşlı devlet memuru iken 1 fabrika, 6 apartman dairesi, 3 bahçeli villa, 3 dükkan sahibi olabilmiş Cemil Acar, rüşvet almaktan yargılanıyordu. Sen bu kadar serveti nasıl kazandın diye sordular; “Ben aklımla zekamla kazandım” diye cevap verdi. Yargıç, son celse de onun tutuksuz olarak yargılanmasına karar verdi.

★★★

İkinci kare:

İstanbul’un Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı seçilmişti. Oturacak kendi evi yoktu. Halasının asansörsüz apartmanında kiracı olarak oturuyordu. Sabahları belediyedeki odasına yürüyerek gittiğine komşuları her gün şahittiler. Hakan Bahçetepe isimli bu belediye başkanı, çete lideri İhsan Aktaş’ın; “Benden 300 bin dolar rüşvet aldı” iddiasıyla tutuklandı. Avukatı HTS kayıtlarıyla bu iftiranın yalan, çamur, çirkef, itibar lekeleme olduğunu anlatmaya çalıştı. Muhalefet partisinden belediye başkanı Hakan Bahçetepe, 9 aydır hapiste tutularak yargılanıyor.

★★★

Üçüncü kare:

Kadın Zabıta Müdürü Nazan Başelli, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde 43 yıldır görev yapıyordu. Sırasıyla Belediye Başkanları; Bedrettin Dalan, Nurettin Sözen, Tayyip Erdoğan, Ali Müfit Gürtuna, Kadir Topbaş, Mevlüt Uysal ve en son seçilen Ekrem İmamoğlu dönemlerinde zabıta müdürlüğü yaptı. Tayyip Erdoğan Belediye başkanı iken ona terfi de verildi. “Rüşvet ve irtikap” suçlamasıyla 10 aydır Silivri’de hapiste yatıyor, duruşmaya çıktığı gün kızı salonda “Ayağa kalk annemmm… Seninle gurur duyuyorum” diye bağırdı.

★★★

Dördüncü kare:

Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, muhalefet partisinin Cumhurbaşkanı adayıydı ve anketlere göre Cumhurbaşkanı seçilme şansı iktidar adayı Tayyip Erdoğan’dan daha yüksekti. 106’sı tutuklu 402 sanıklı tarihe geçecek dava başladı. İddianameyi hazırladıktan sonra İstanbul Başsavcısı Adalet Bakanı yapılmıştı. Bütün vatandaşlar merakla beklemekteydi: Bu gerçekten adaleti gözeten bir dava mı yoksa “İktidarın, rakibini yok etmek için hukuku silah olarak kullanacağı siyasi bir dava mı?” olacaktı. Duruşmanın ilk gününde yargıç, Belediye Başkanını “sanık Ekrem” diyerek azarladı. Adalet Bakanı, “Hakimler sanığa sanık der” diyerek yargıcı onayladı. Oysa 14 yıl önce 2002’de “AKBİL Davası” görülürken mahkeme salonunda yargılanan o dönemin belediye Başkanı Tayyip Erdoğan’a yargıç; “Sayın Belediye Başkanı” diye hitap ediyordu.

★★★

Ben TV izlemiyorum.

Çünkü TV ekranları “Kişi parlatma aynası” oldular. SÖZCÜ Gazetesi, halktan gizleneni, okurdan saklananı, iktidarların çürümesini, fırsat eşitliğinin katledilmesini, haksızlık, hırsızlık, soygun düzeni kurulmasını ve “Adaletin başının vurulmasını” anlatmak için sayfalarında resimleri, isimleri, olayları yan yana getiriyor. Görmek isteyene ışık oluyor.

Yazarın Diğer Yazıları