CHP’liler daha çok “Eyvah... Eyvah” diyecek

Sıkılmış bir yumruk gibi olması gereken CHP, “Butlan kararı” sonrası tam anlamıyla ikiye ayrılmış durumda. Yakın döneme kadar birlikte yürüyen, birlikte iktidara karşı mücadele edenler, şimdi birbirlerine meydan okuyup gösteriler yapar hale geldi. Bu durum, partiye umut bağlayanları kahrediyor. Artık “Ne olacak memleketin hali?” yerine, “Ne olacak bu CHP’nin hali” sorusu yöneltiliyor.

Tarafları bir araya getirmek, sorunu çözmek için çaba gösterenler olduğu gibi bu ayrılığın sürmesini isteyenlerin da az olmadığını söyleyebiliriz. Herkes kendi konumunu güçlendirmenin çabası içinde. Kemal Kılıçdaroğlu dün konuşmamasına başlamadan önce son derece sakindi. Hatta bu kadar sakin olmasına arkadaşları şaşırmıştı. Konuşmaya başladığında o “Sakin güç” gitmişti. Bir partilinin deyişiyle, Kılıçdaroğlu 38. Kurultay’a kadar birlikte yol aldıkları arkadaşlarına karşı dozer gibi olmuştu.

FETÖ’CÜLÜKLE SUÇLAMIŞLARDI

Artık basında Kılıçdaroğlu için “Atanmış genel başkan”, Özgür Özel için “Seçilmiş genel başkan” deniliyor. Kılıçdaroğlu’nu yıllardır izleyen meslektaşlarımızın yorumu, “Kemal Bey, belki de hayatının en sert konuşmasını yaptı” demeleriydi. Arkadaşlarını FETÖ mensubu, ajanlıkla suçladı.

AKP’liler yıllardır CHP’lilere neler söylemedi ki. Kemal Kılıçdaroğlu’nu, PKK ile iş birliği yapmakla bile suçlamışlardı. Oysa Kılıçdaroğlu, az kalsın PKK kurşunlarına hedef oluyordu. Sahte videolar seçim döneminde ortaya dökülmüştü. Kılıçdaroğlu, eski partili arkadaşlarını şimdi FETÖ’cülükle suçlarken, geçmişte kendisine de benzer suçlamalarda bulunulduğunu mutlaka anımsamalı, nasıl iftiraları atılabileceğini dikkate almalı.

15 Temmuz hain darbe girişimi gecesini anımsayalım. “Kılıçdaroğlu saklandı, tankın üzerine çıkmadı” diye eleştirilmişti. Oysa Kılıçdaroğlu, Meclis’in açık tutulması için grup başkanvekili Özgür Özel’i aramıştı. Özgür Bey, ceket giymeye fırsat bile bulamadan Meclis’e gitmişti. Kılıçdaroğlu o günlerde nasıl iftiralara uğradıysa bugün de kendi partilileri iftiralara uğrayabilir. O yüzden çok dikkatli davranılmalı, insanlara “Şucu, bucu” gibi damgalar vurulmadan çok iyi araştırmalar yapılmalı. Yoksa insanlara, ailelerine yazık olur.

HER GÜN YENİ BİR SORUN

“Hak, hukuk, adalet” yolunda 450 kilometre yol kat etmiş olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun nasıl bir mücadele verdiğini hepimiz anımsıyoruz. Şimdi, o Kemal Bey gitmiş, bir zamanlar AKP’lilerin söylemlerini Kılıçdaroğlu söyler hale gelmiş. Arkasında yüzbinlerle yürüyen, miting alanlarında büyük kalabalıklar toplayıp onlara hitap eden Kılıçdaroğlu, partisinin eski yönetimini eleştirirken kullandığı bazı sözleri dinlediğinizde, “Bu CHP hakkında iyi ki şimdiye kadar kapatma davası açılmamış” diyorsunuz.

Kılıçdaroğlu ve Özel’i bir araya getirmek için samimiyetle çabalayanlar da oldu. Bu girişimlerin içinde yer alan siyasetçi bana, “İnanın Kemal Bey ile Özgür Bey’i barıştırmak, ABD ile İran’ı barıştırmaktan daha zor” dedi.

“ATILSIN” SESLERİ

Kılıçdaroğlu’nun en yakınında milletvekilleri Faik Öztrak, Mahir Polat, Mustafa Adıgüzel,Barış Bektaş, Hasan Öztürkmen, Ali Karaoba, İnan Akgün Alp ve Rahmi Aşkın Türeli var. Kılıçdaroğlu, bugün Merkez Yürütme Kurulu’nu (MYK) belirleyecek. Sonra “Hamlelere” başlayacağı anlatılıyor. İsimleri hırsızlık, yolsuzluk olaylarına karışan ya da hakkında söylenti çıkarılanlar, “Kripto FETÖ’cüler”, “Kriminal” olduğu değerlendirilen kişiler hemen Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilecek. O isimlerin partiden ihracı gündeme gelecek.

Partilerde “Kıvrak” isimler var. Döneme, olaya göre hareket eder, genel başkana yakın olmaya çalışırlar. Öyle olur ki artık, FETÖ’cü olmayanlar bile FETÖ’cü damgası yerse şaşırmamak gerekiyor. Özgür Özel ve yakın çalışma arkadaşlarının da disipline sevk edilip partiden ihracı gündeme gelir mi? Bu sorunun cevabı, “Niçin gelmesin. Mutlaka gelir” oldu. Yani, ortalık daha da karışacak.

HER BİRİNE BİRER KULP

Özgür Özel ve yakın çalışma arkadaşlarına birer kulp takılıp hızlı bir biçimde ihraçlar gündeme gelecek. Özel, salı günü partisinin Meclis grubunu toplayacak. Yine önemli bir kavga, tartışma da o gün yaşanacak, belki de hemen ardından ihraç edilmesi için Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilecek. Kurulda, Özel’e karşı mücadele vermiş üyelerin çoğunlukta olduğunu da belirtelim.

CHP’de hedef haline gelen kişilerin ihraç edilmeseler bile aday yapılmayacağı kesin. O yüzden CHP’den atılanlar yeni bir parti mi kursun, yoksa var olan ve seçime girme hakkı bulunan bir siyasi partide mi toplansın konusu uzun süre konuşulacak.

AKP ELİYLE BÖLÜNÜYOR

Yakın dönemde CHP’nin kurultaya gitmesi beklenmiyor. Bu konuda Kılıçdaroğlu’nun net bir açıklaması da yok.Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da tercihini Özgür Özel’den yana tavır koydu.

Kamuoyu araştırmalarında birinci parti olan, iktidara yürüyen CHP’ye kendi içinden çelmeler atılırken, AKP’liler bu durumdan çok memnun... AKP’nin yıllardır CHP’ye yapamadığını şimdi CHP eliyle yapıldığını gördükçe seçimde partilerinin yine iktidara geleceğine inanıyorlar. Bu durum, AKP’lileri kenetliyor.

CHP’nin iktidar eliyle düşürüldüğü durumda, bundan sonra olacaklar için partililer daha çok “Eyvah... Eyvah” diyecek gibi gözüküyor.

 

Yazarın Diğer Yazıları