Bir anda 3-0 geriye düşünce ‘Ne oldu bu takıma?’ sorusu ilk olarak aklıma gelen soruydu ama kafamdaki sorular bitmek bilmedi. Fransa maçında oynadığımız istekli ve başa baş mücadeleden sonra gücümüz bitti mi acaba? Ozan ve Merih ikilisi yeterli değil miydi? Can Uzun ve Arda aynı anda başladıklarında hücum etkimiz neden azaldı? Barış Alper’de santrfor olarak neden ısrar ediliyor? Gol atmış olsa da bu soru geçerli benim için. Kanatta çok daha etkili olduğu açık Barış Alper’in. Oğuz ve Eren icadını ne düşünerek yaptı Montella? Daha bir sayfa dolusu soruyla basın toplantısına gitmek isterdim ama işin gerçeği, böyle goller yemek hiç yakışmadı bize.
Gol yersin, bu olabilir fakat teslim olmak, reaksiyon göstermemek kabul edilemez. Oyuncular sanki birbirlerine küs gibiydi 45 dakika boyunca. 27 dakikada 3 gol yemişsin, hiç bekleme hocam, kimi değiştireceksen hemen operasyonu yapacaksın! Gemi kayalıklara sürüklenmiş, batmak üzere, değişimi hemen yapman lazım... Gol atıp kendine gelmek isterken, kaleden başlayan hatayla hemen gol yersen iyice yıkılırsın. ‘Şu maç bitse de eve gitsek’ denir ya, işte o halde bir oyun izledik maçın çoğu bölümünde. Hayat devam ediyor ve her maç yeni bir başlangıç ama takımdaki bu çabuk teslim olma duygusu bizi hiçbir yere götürmez.