“Devlet aklı” deyip duruyorlar.
Nedir bu devlet aklı?
Devletin varlığını düşünen ve bu yolda hareket eden bir akılmış!
Bu ifadeyle devletin tüm bürokrasisi, istihbarat servisleri, derin devlet kastediliyor ama...
Bir hikâye gibi bir şey!
“Devlet aklı” iddiasını son olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun ekibinden Bülent Kuşoğlu ortaya attı.
Türkiye’de “Mutlak butlan” kararıyla çıkan kargaşanın “Devlet aklı”nın isteği olarak gerçekleştiğini söyledi.
Ülkede her şeyi “Devlet aklı” kurguluyormuş!
Peki, nedir bu akıl?
“İktidarın aklı” denilse belki daha doğru olur.
★★★
Gerçekten “Devlet aklı” olsaydı, koca Türkiye bugün yaşadığı perişanlığa mahkûm olur muydu?
Siyasiler böyle birbirlerine girerler miydi?
Yargı bu kadar güven kaybeder miydi?
Ekonomi çıkmaza girip, millet böylesine derin bir yoksulluğa düşer miydi?
Ülkede olan her şeyi “Devlet aklı kurguluyor” diyorlar.
Kılıçdaroğlu’nun sağ kolu Bülent Kuşoğlu’na göre 2023 yılındaki Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nin yüzde 2 oy farkı ile kaybedilmesi de “Devlet aklı”nın işiymiş!
Her şeyi “Devlet aklı” yapıyorsa, o “Devlet aklı” Türkiye’yi böyle kargaşa içine sokmayı, muhalefeti silkeleyip insanların umutlarını yok etmeyi mi amaçlıyor?
Benim bu “Devlet aklı”na aklım etmiyor doğrusu!
“Devlet aklı” diye bir şey olsaydı ekonomik, sosyal ve siyasi durumumuz böyle mi olurdu? Anayasa ve yasalar acımasızca tahrip edilir miydi?
★★★
“Devlet aklı” konusunu ortaya atan Kılıçdaroğlu’nun yoldaşı Bülent Kuşoğlu, gazeteci Cansu Çamlıbel’le yaptığı söyleşide “Bir ‘Devlet aklı’ olduğunu söyleyebilirim. Ne kadar temiz olduğunu bilmiyorum. Bir tane devlet aklı yok zaten... Ama tarihsel gelişime bakarsak ‘Devlet aklı’ Osmanlı’dan bugüne Türkiye’de hep etkili oldu. Onun için Türkiye’de ‘Devlet aklı’nı küçümsememek lâzım. Şu anda siyaset çok zayıfladığı için, parlamento zayıfladığı için ‘Devlet aklı’ ön planda...” dedi.
Bu ifade âdeta “Devlet aklı” denilen bir varlığın kurgulamasıyla “Özgür Özel’in CHP’nin başından alınıp, Kılıçdaroğlu’nun getirilmesinin” itirafı gibiydi!
Bu “Devlet Aklı” her ne ise, Türkiye’nin iyiliğini mi istiyor, yoksa kötülüğünü mü, anlayamadım! Çünkü gelişmeler Türkiye’de demokratik sistemin ortadan kaldırılmak istendiğini ve bu yolda çok mesafe alındığını gösteriyor!
Tom Barrack’in densizliği!
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın, siyasi terbiyeye uymayan davranışları devam ediyor. Haddini bilmeyen bu adam Türkiye’ye yeni bir gömlek biçmeye çalışıyor.
Barrack hafta başında, sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda Türkiye’yi, antidemokratik iki ülke Suriye ve Irak’la bir tutarak, bu üç ülkenin Ortadoğu’nun kalıcı istikrarı açısından stratejik önem taşıdığını belirtip “Türkiye, Irak ve Suriye’yi dengelemek gerekiyor” dedi.
Türkiye’nin iki komşusuyla dengelenmesinden neyi kastettiğini izah etmedi ama, Türkiye hakkında iyi şeyler düşünmediği kesin!
Bu adam kısa bir süre önce de “Türkiye’de demokrasiye gerek olmadığını ve ‘Monarşi’ ile yani ‘Sultanlık’la idare edilmesinin daha iyi olacağını” söylemiş ve “Bölgede en iyi işleyen yönetim biçimi ‘Monarşi’dir” demişti.
Tebessüm
“Kötü günler bitiyor!
Adam kahveye girip “Ağalar, beyler, neden ağlaşıyorsunuz?” diye sormuş.
“Her şey pahalı, kötü bir dönem yaşıyoruz?” demişler...
“O kötü günler artık bitiyor!” demiş adam...
“Hay ağzını sevelim. Ne güzel söz bu böyle?”
“Yoo... Hemen sevinmeyin. Ben ‘Kötü günler bitiyor’ dedim”
“İyi ya işte bitiyor! Neden sevinmeyelim?”
“Daha kötü günler geliyor da ondan!”
GÜNÜN SÖZÜ
Eleştiri ağrı gibidir, ülkede var olan arızaları gösterir!