Düşün düşün “Butlan Kemal’i” çok iyi düşün!

Düşün düşün şimdi budur asıl işin. Halk, millet, toplum, son bir-iki ay içinde olanı biteni gördü ve “cılız kafalı kalıplara razı olmaktan” çıkmaya karar verdi.

“Geleceği görmeye” geçti. Bütün Türkiye, İster istemez “nereye götürüldüğünü görmeye çalışan” oldu.

Cılız kafalı bakış.

Geride bırakıldı.

Düşünen kafa geldi.

★★★

Şimdi yüzde 80 çoğunlukla düşünen ve geleceği kestirmeye çalışan Türkiye var.

Bakıyor:

Bu yapılan siyaset ustalığı mı, politika mühendisliği mi, dünyaya örnek devlet adamlığı bu mu? Adalet Bakanı yardımcısı koyu partiliyi, İstanbul Başsavcısı yaparak; 3 bin 739 sayfa iddianame yazdırıp; bu kadar sayfanın içini geçmişi cerahatli tiplere “etkin pişmanlık” şeytanlığı fırsatı sunarak; “690 kez duyduğuma göre, 502 kez bildiğim kadarıyla, 235 kez rüşvet aldıklarını düşünüyorum, 209 kez hatırladığıma göre, 546 kez öyle duydum, 149 kez öyle tahmin ediyorum, 29 kez öyle biliyorum” itiraflarıyla doldurdular. Seçim sandığında iktidarı indirecek en güçlü rakibi hapse koydular. Başsavcıyı da Adalet Bakanı yaptılar.

★★★

Halk olanlara bakıyor.

Siyasi yarış bu mu?

Bu şimdi adalet mi?

Diye sorup; “siyaset yapıyorum görüntüsü altında tek adam cinneti bizim geleceğimizi bilinmedik yıkım ve belalara götürüyor” diyerek kendi sorusuna kendisi cevap aramaya başladı.

★★★

Adaleti, vicdanı, ahlakı, demokrasiyi, fırsat eşitliğini hançerleyenleri “siyaset oyunu yapıyor diye olağan kabul eden” cılız kafalı yontulmamış kabullenmeler bitti. Halk, yüzde 70-75’i bulan çoğunlukla iktidarı değiştirmek için en güçlü muhalefet kimse onun yanında çelikten zincir oldu.

İktidar sallanıyor.

★★★

Arşivlerde var. Dijital kayıtlarda duruyor. Tayyip Erdoğan, 2009 yılında; “Ben koltukta çakılıp kalmam. Eğer amaç millete hizmet etmekse, hizmet sadece politikayla olmuyor. Geçersin bir vakfın başına yine hizmet edersin. Bugüne kadar koltuklarına yapışıp kalkmayanlar bu ülkeye çok şey kaybettirdi” demişti.

Koltuk sevici oldu.

Anayasa’da ancak iki kez seçilebilir diye madde olmasına rağmen şimdi “dördüncü kez” koltukta kalmak için halk desteğinden umudunu kestiği için en güçlü iktidar alternatifi CHP’yi içinden bölecek siyasi oyun geliştirdi. Koltuk düşkünü Kemal Kılıçdaroğlu’nu kiralık silah yaptı, CHP’ye ateş ettiriyor.

★★★

Halk da bunu gördü.

Bu şimdi siyaset mi?

Çamur çirkef mi?

Düşünmeyi seçti.

Ve Kemal Kılıçdaroğlu için de 20 günde; “Kukla Kemal- Butlan Kemal- Bölücü Kemal- Kullanışlı Kemal- Koltuk Sevici Kemal- Koltuk Kolik Kemal- Düşük Kemal- Yalancı Kemal- Sarayın Adamı Kemal- Jurnalci Kemal- Partiye Nifak Sokucu Kemal- Hain Kemal- Edilgen Kemal- İradesiz Kemal- Kiralık Tabanca Kemal- Ayarlanmış Kemal- Kurgulanmış Kemal- Cumhuriyeti ve demokrasiyi diktatörlüğe alet etmenin aracı olmuş Kemal- Genel başkanlığı döneminde partiye yerleşmiş cerahati temizlemeye geldim diyen naylondan Keseci Kemal- Kitapları satış rafında ters çevrilen Kemal” etiketlerini üretti.

★★★

Düşün düşün!

Dördüncü kez Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmayı aklına koymuş Tayyip Erdoğan ile koltuk sevici Butlan Kemal’i “birbirini koltuklayan siyasi yapışık vücut olarak” düşün.

Halk, cılız kafayı attı.

Politika, parti kuruculuğu, parti liderliği, milletvekili seçilmek, butlan olmak, ülke için, insanlık için en iyi, en demokratik, en ilerletici yol ve yönetimi bulmak amacıyla yapılır. Fakat siyaset, koltuğa yapışmak ve devlet kaynaklarını yandaşa yedirmeye dönüştürüldü.

Halk bunu gördü.

Düşünmeye başladı.

Düşün! Düşün!

Budur asıl işin!

Yazarın Diğer Yazıları