Aya dört şeritli otoyol yapmayı hayal etmek gibi atom bombası yapmadan atom bombamız da oldu. Mekke Sefa Sarayı’nda Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Salman, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, “Mekke Ortak Savunma Anlaşmasını” imzaladılar. Piyango vurmuş gibi sevinenler; “güçlü ordu-güçlü atom bombası-güçlü petrol” el sıkıştı diye yazdılar. ★★★ Türkiye: Güçlü ordusu. Stratejik konumu. Suudi Arabistan: Güçlü petrolü. Ve çok parası. Pakistan: Himalaya tuzu, pirinci. Güçlü Atom bombası. Mekke Anlaşmasına; “birimize yapılmış bir saldırıyı hepimize yapılmış sayarız” maddesi koydular. Bu maddeyle atom bombası yapmadan biz de atom bombasına sahip olduk. Çok seviniyoruz! ★★★ İşte İslam NATO’su! Bu adı yakıştıranlar bile oldu. Hıristiyan ülkelerin çoğunlukta bulunduğu NATO gibi İslam NATO’su da “Barışın Teminatı” olacak diyorlar. Sorunların askeri çatışmaya dönüşmesinde caydırıcı rolü kesin oynayacak. Güvenlik ortamına kesin katkı yapacak. Ortadoğu Bölgesi ve hatta bütün dünyada gerginliklerin sıfırlanmasına kesin omuz verecek. ★★★ Bu idealist sözler, haklı olarak bazı vatandaşların aklına 11 yıl önce; “İslam Ordusu” kurulması sırasında dile getirilen hoş niyetleri hatırlattı. 15 Aralık 2015’de yine Suudi Arabistan’ın öncülüğünde 34 ülke bir araya gelip, “İslam Askeri İttifakı” kurmuştu. Ona da “İslam Ordusu” benzetmesi yapılmış, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin ittifaka katılımını “terörle mücadeleye destek” diye açıklamıştı. İslam Ordusu! Tek kurşun atmadı. Dağıldı. ★★★ Bu yüzden olmalı! Kuşkular yükseldi. “Bu İslam NATO’su ABD’nin ve İsrail’in istediği bir ittifak” olabilir. Suudi Arabistan ile vuruşan İran’a karşı Türkiye ile Pakistan’ın; “Suudi Arabistan’a yapılmış bir saldırıyı kendimize yapılmış sayarız” diyerek İran’ı çevirmeye ortam hazırlayabilir. ★★★ Hayır, hayır! Türkiye komşusu İran’ı ABD ile İsrail istiyor diye çevirecek, vuracak değil. Mekke Anlaşması, “Savaşın değil barışın teminatı” olacak diyen açıklamalar hemen yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “kapımız tüm kardeş ülkelere de açık” sözü verdi. Mısır da gelecek. Sonra Suriye... Peşinden Irak... Bahreyn, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri de gelip Mekke Ortak Savunma İttifakı’na dahil olacaklar. 11 yıl önce yapıldığı gibi İslam Askeri İttifakı’nın 34 ülkesi şimdi yeniden “Birimize yapılmış saldırıyı hepimize yapılmış sayarız” diyen Mekke Antlaşması altında toplanacaklar. ★★★ İran’da İslam ülkesi! Petrolü de var. ABD’ye teslim olmadı. Vatanını savunuyor. Mekke’de Sefa Sarayı’nda imzalanan Ortak Savunma Anlaşması’na İran’ı niçin çağırıp, katılmaya razı etmediler? Bölgeye huzur gelirdi. ★★★ 11 yıl önce Suudi Arabistan öncülüğünde 15 Aralık 2015’te Mekke’de imzalanan 34 ülkeli “İslam Askeri İttifakı” içinde İran yine yoktu. Özellikle ittifak (İslam Ordusu) dışında bırakılan ülke İran’dı. O tarihte de Suudi Arabistan ile İran arasında bölgesel rekabet yüksek şiddetteydi. ★★★ Bizim gazete SÖZCÜ’de dün şu haber vardı: Emekli Amiral Cem Gürdeniz, “Mekke Anlaşması tuzağa dönüşebilir. Ankara, bu ittifakla jeopolitik hareket serbestisini kendi eliyle daraltıyor ve İran dengelerini riske atıyor. İttifak ABD çıkarlarına hizmete uzanabilir” diye uyardı. PORTAKAL SANDIĞI ÜSTÜNDEN Kaçak Irak petrolü tazminat faturası halka girdi! Enerji Bakanı Alpaslan Bayraktar, “Ceyhan’ı adeta bir Rotterdam yapabiliriz. Ceyhan’ın petrol ve petrol ürünlerinin depolandığı, ticaretinin, fiyatlamasının yapıldığı bir merkeze dönüştürme hedefimiz var” dedi. Çok iyi olur. Ancak Ceyhan üzerinden hükümetin ve bakanlığın izniyle yapılan kaçak Irak petrol ticaretinin tazminat faturası, kaçakçılığa göz yumanlara değil, halka girdi. Fransa Tahkim Mahkemesi, Türkiye’de hükümetin ve bakanlığın bilgisinde Irak petrolünün, Ceyhan üzerinden kaçak satıldığı delillerle kanıtlandığı için Türkiye devletini Irak devletine 1 milyar 470 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum etti. Tazminat parası halktan toplanan vergilerden ödenecek. Oysa bu para o dönem Başbakan olan Tayyip Erdoğan ile ilgili bakan ve yüksek bürokratların mal varlığından karşılanmalıydı.