Emekliye 1.062 lira, çift maaşlı bürokrata 149 bin lira

Asgari yaşamlar ülkesi olduk.

Üzülerek söylemeliyim ki; toplumun ekseriyeti her şeyin asgarisi ile yaşamaya başladı. Ücretin, emekli maaşının, barınmanın, yemenin, içmenin, gezmenin, eğlenmenin asgarisi...

DİSK-AR’ın Asgari Ücret Araştırması’na (2026) göre; çalışanların neredeyse yarıya yakını asgari ücret veya bu ücrete komşu ücret seviyesinde ya da altında ücret alıyor. Asgari ücret, ortalama maaş olmaya başladı.

Emeklilerin yarısından fazlası açlık sınırının altında emekli aylığı alıyor.

SGK Ekim 2025 verilerine göre SGK’dan aylık veya gelir alanların sayısı 16.9 milyon kişidir. En düşük emekli maaşına ilişkin kanun teklifi yasalaştığında 20 bin liraya çıkacak emekli aylığından 4 milyon 911 kişi yararlanacak. Yani, her 10 emekliden 3’ü asgari emekli aylığı alacak.

SGK 2012 yılına kadar ortalama emekli aylığı verisini açıklıyordu. Artık açıklamıyor. Çünkü, bu rakamın görülmesini birileri istemiyor. Var olan veriyi niye gizliyorsunuz?

Kök maaş garabeti!

Kök maaş garabeti nedeniyle, emekli aylığına her zam döneminde en düşük emekli aylık artışı için kanun çıkarmak gerekiyor. En düşük emekli aylık artışı yapılırken Kanun gerekçesinde: “Sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak, yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı alan emekliler ile hak sahiplerine yapılan en düşük aylık ödeme tutarları artırılmakta, böylece emeklilerin gelir düzeyinin iyileştirilmesi amaçlanmaktadır” denilmektedir. Gerekçenin yazım şekline bakınca; herhalde, en düşük emekli aylığı 20 bin olanların maaşı alırken bu düzenlemeyi yapanları alkışlamalarını, şükranlarını sunmalarını bekliyorlar.

ÖTV zamlarının bir kısmı 6 ayda bir yapılmak üzere otomatiğe bağlanmıştır. Ama sıra emekli zammına gelince sistem manuel işliyor. Her seferinde yeni düzenleme. İşin garibi, iktidar bu zammı yaparken, zam ile ilgili kanun teklifini sunarken, ne büyük fedakarlıklarla, tüm bütçe imkanları zorlanarak, ne büyük bir iyilik yaptıkları izlenimi veriyorlar. Her seferinde, en düşük maaş zammını muhataplarına hatırlatıyorlar. Oysa, bu artışı otomatiğe bağlamak için bir cümlelik düzenleme yeterli. Yapmıyorlar, yapmak istemiyorlar.

Vergi kıyağı da var!

Bütçe tercihleri iktidarların zihniyetlerinin dışa vurumudur. Bunu en net gördüğümüz günlerden geçiyoruz. SSK ve Bağ-Kur emekli aylıkları için söz konusu olan yüzde 12.19 oranındaki artışa ilave olarak en düşük emekli aylığı için sadece 1.062 lirayı reva gören ve ‘kaynak yok’ diyenler; üst düzey bürokratların ikinci maaşları için ilave 149.890 lirayı hem de vergisiz olarak almalarına ilişkin düzenlemeyi bir çırpıda yapıveriyorlar. Hem de memur maaş katsayısına bağlı ve otomatik olarak artacak şekilde.

2024 yılında yapılan kanuni düzenlemeyle; üst düzey bürokratların asıl maaşlarına ilave olarak yönetim/denetim kurulu üyeliklerinden alacakları ikinci maaşlarının net olarak; 108.000 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutara kadar olabileceği belirtilmiştir.

2026 yılı memur maaş katsayı olan 1.387871 lira olan tutarı 108.000 ek gösterge ile çarptığımızda karşımıza 149.890 lira çıkmaktadır. İşte bu tutar bu yıl için yönetim/denetim kurulu üyesi bürokratlara ve asıl maaşlarına ilave olarak ödenebilecek olan tutardır. Bu tutar, her altı ayda bir güncellenen memur maaş katsayısı ile birlikte 1 Temmuz 2026 tarihinde otomatik olarak artacaktır. İşin en kritik noktası ise üst düzey bürokratlara, KİT’lerden veya diğer kurum ve kuruluşlardan ödenecek bu tutarın NET olarak ödenmesi öngörülmüştür. Peki gelir vergisi ne olacak? Artan oranlı gelir vergisini huzur hakkını ödeyen ilgili kurum yüklenecek.

Bürokrat maaşına ek huzur hakkını yani ikinci maaşını halk tabiriyle kılçıksız, net alacaktır. Böylece, üst vergi dilimine girip, eline geçen tutar azalıp HUZURU kaçmayacaktır.

Oysa bu yıl aynı tutarda net ücretle işe başlayan üniversite mezunu bir gencimiz bu net tutar için yıllık 647.397 lira sadece gelir vergisi ödemiş olacaktır. Ne ala memleket...

Bu arada, yönetim kurulu başkan ve üyesine sağlanan diğer imkanlar da işin cabası...

Şimdi soruyorum siz değerli okuyucularıma adalet bunun neresinde?

Başımız açık, sinemiz püryan...

Emeklime kuru ekmek, bürokratıma büryan...

Aşağıda, küçük bir liste sundum. Liste, KİT’LER, BİT’LER, bunların iştirakleri ile birlikte matruşka bebekler gibi çoğalan niteliktedir. Bu listeye bu köşe yetmez.

Yazarın Diğer Yazıları