2025 yılı Aralık ayında çıkan FRAGMAN BİTTİ, FİLM BAŞLIYOR isimli kitabımda da vurguladığım gibi, savaş gezegeni Mars’ın Aslan burcunda uzun sürecek yolculuğu 28 Eylül 2026 tarihi itibariyle başlıyor. 26 Kasım 2026’da bir müddet için Başak burcuna geçecek olsa da 21 Şubat 2027 tarihinde tekrar Aslan burcuna gerileyecek olan Mars’ın Aslan burcunu tamamlayacağı tarih 14 Mayıs 2027 olacak. (Yani 59 artı 82 gün olmak üzere toplam 141 gün Aslan burcunda seyretmiş olacak.)
FRAGMAN BİTTİ, FİLM BAŞLIYOR!
Kitabımdan bazı alıntılar paylaşarak devam etmek istiyorum: “2026 jeopolitik risklerin daha da artacağı bir yıl olacak. Sadece Ortadoğu’yu veya Rusya-Ukrayna’yı konuşmayacağız. Patlak verece bazı diğer savaşlar da gündemimizde olacak. Pasifik’te de ipler gerilecek. Akla ilk gelen şeylerden biri Çin’in Tayvan’ı işgali oluyor kuşkusuz. Çin’in astroloji haritasında Mars Aslan burcunda ve 2026 yılı sonlarında Çin astroloji haritasının Mars dönüşü olacak. Bu bağlamda 2026 yılının Ekim-Aralık ayları arasındaki dönem bu açıdan özellikle dikkat çekmekte.”
MARS ASLAN BURCUNDA!
Mars’ın Aslan burcuna geçmesiyle birlikte liderler, yönetici figürleriyle ilgili önemli gelişmeler bekleyebileceğimiz, güç ve ego çekişmelerinin öne çıkacağı bir sürece gireceğiz. Bu geçişle birlikte uluslararası ilişkilerde güç savaşları da devreye girmeye başlayacaktır muhtemelen. Donald Trump, Binyamin Natanyahu, Vladimir Zelinsky, Emmanuel Macrone, Victor Urban bunlardan sadece birkaç tanesi. Ayrıca Çin, Tayvan, İsrail, Sırbistan, Yunanistan, Ürdün gibi bazı ülkelerin de haritalarında Mars Aslan burcunda. Bu liderler ve ülkeler için çok daha aktif, mücadeleli ve agresif bir süreç başlıyor.
MARS, ASLAN BURCU, TÜRKLER
Geleneksel astrolojide Mars gezegeni ve Aslan burcu Türklerle ilişkilendirilir. Bizim için “Türkler asker millettir” denilir. Muhtemelen bundandır. Mars savaşmakla, Aslan da cesur yürekli olmakla bağdaştırılır. Biz Türkler, cesur yürekli ve mücadeleci bir milletizdir! Mars’ın Aslan burcundan geçişlerinin, biz Türkler açısından daha atak ve cesur girişimlerin yapıldığı bazı zamanlarla örtüştüğünü görüyorum.
Yukarıda yer alan illüstrasyon Ebu Ma’şer’in Türkleri Mars ve Aslan burcu kapsamında göstermesini sembolize ediyor. Eski astrologlarda bu bir gelenekti. Mesela Satürn Hindistan ve Etiyopya’yı, Jüpiter Persleri, Babil ve Bağdat’ı (Irak), Venüs Arabistan’ı, Merkür Yunanistan’ı ve Başak Atina’yı, Ay ise İspanya, İngiltere, Ermenistan ve Fransa’yı temsil ederdi.
ŞİDDETLİ OLAYLARLA BAĞLANTILI
Mars’ın Aslan burcuna geçişiyle birlikte, Plüton ile olan karşıt açısı çok daha belirgin ve etkili olmaya başlayacak. Mars ve Plüton arasındaki kavuşumlar veya stresli açılar genellikle büyük güç mücadelelerini, agresyonu, sert çatışmaları ve saldırıları beraberinde getirebiliyor. Tarihsel sürece baktığımızda, bazı Mars-Plüton etkileşimlerinde İsrail-Filistin ekseninde şiddetli olayların yaşandığını açıkça görüyoruz. Örneğin İsrail’in Gazze’ye saldırı başlattığı 27 Aralık 2008 tarihinde gökyüzünde bir Mars-Plüton kavuşumu vardı. Benzer şekilde, bu ikili arasındaki dik açının Ay tarafından tetiklendiği 7 Ekim 2023’te Hamas, İsrail’e yönelik tarihinin en büyük saldırısını düzenlemişti. Bu sert açılar, yalnızca bölgesel gerilimlerde değil, bazı büyük savaşların başlangıcında da kritik bir tetikleyici rol oynamıştır. Nitekim 2. Dünya Savaşı patlak verdiğinde Mars, Plüton’a karşıt açıya doğru ilerlemekteydi; Körfez Savaşı başlamadan hemen önce de yine belirgin bir Mars-Plüton karşıtlığı devredeydi. Öte yandan sadece jeopolitik krizleri değil, jeolojik etkileri de göz önünde bulundurmak gerekir; zira bazı büyük depremlerin haritalarını objektif bir gözle incelediğimizde de yine bu ikili arasındaki stresli açıların varlığını net bir şekilde tespit ediyoruz.
LİDERLER VE ÜLKELER ETKİ ALIYOR
Mars’ın Aslan burcunda seyredeceği 2026 yılının sonbahar ve kış ayları ile 2027’nin başlarında; Mars’ın Aslan burcunda yerleştiği kişiler ve ülkeler olarak Donald Trump, Benjamin Netanyahu ve İsrail’in astroloji haritaları, Volodimir Zelensky, Yunanistan, Irak, Emmanuel Macron, Ürdün, Umman, Muhammed Bin Salman’ın, İtalya, Şi Jinping ve Çin, Tayvan astroloji haritaları, Meksika ve Arjantin’in, Portekiz’in haritaları, Nicholas Moduro, Victor Urban, Selçuk Bayraktar’ın haritası da bu geçişten çok güçlü etkiler alacak. Bu durum, söz konusu liderlerin ve ülkelerin hayli türbülanslı bir sürecin, zorlu ve yıpratıcı mücadelelerin içerisine çekileceğine işaret ediyor.
TRUMP-NETANYAHU BİLEŞİK HARİTASI
Donald Trump ve Benjamin Netanyahu’nun bileşik haritasına baktığımızda Mars’ın tam 26 derece Aslan burcunda yer aldığını görüyoruz. Böylesi kilit bir yerleşimin tesadüf olması pek de mümkün görünmüyor. Transit Mars’ın gökyüzünde bu spesifik dereceyi tetiklemesi önümüzdeki aylarda üç kez gerçekleşecek: 18 Kasım 2026, 1 Mart 2027 ve 5 Mayıs 2027. Bu tarihler civarında, söz konusu ikilinin hem bireysel düzeyde hem de ortaklaşa sert, agresif ve kışkırtıcı hamleler yapması oldukça muhtemeldir. Mars’ın doğası gereği doğrudan mücadele, kavga ve savaşla bağlantılı olduğunu objektif bir bakış açısıyla değerlendirdiğimizde; 2026 Eylül sonundan 2027 Mayıs ortalarına kadar uzanan bu zorlu sürecin, bu ikili ekseninde gelişecek pek çok agresyona ve tırmanan gerilime zemin hazırlayacağını açıkça öngörebiliriz.
TÜRKİYE
Mars’ın Aslan burcundaki seyri, tarihsel olarak Türkiye’nin askeri ve stratejik anlamda proaktif olduğu dönemlerle örtüşmektedir. Örneğin Kıbrıs Barış Harekâtı sürecinde de gökyüzünde benzer bir Mars Aslan transiti hakimdi. Yaklaşan ekim ayı itibarıyla Mars’ın yeniden Aslan burcuna geçmesi, ülkemiz açısından hem diplomatik hem de iç dinamikler bağlamında oldukça hareketli bir dönemin kapılarını aralıyor. Astro-kartografi haritalarında Kızıldeniz ve Mısır üzerinden geçen hatların bu yıl fazlasıyla belirginleşmesi, söz konusu bölgelerdeki jeopolitik hareketliliğin de gündemimizde yoğun bir şekilde yer tutacağını gösteriyor. Diğer yandan Mars’ın Aslan burcuna geçişi, Türkiye astroloji haritasının finansal alanlarını doğrudan tetiklediği için ekonomi ve para piyasaları üzerinde son derece dikkatli bir yönetim gerektiriyor. Mars’ın haritamızdaki Güneş derecesine dik açıya ilerlemesi, olası dış tehditlerin yanı sıra ekonomide hassas dengelerin ve borsa tarafında stresli dalgalanmaların yaşanabileceğine işaret ediyor. Aynı zamanda Plüton’un da Güneş derecemize sert açı yaptığı bu zaman dilimi, cari açık ve dış borçlar gibi makroekonomik konuları ön plana çıkarırken, küresel ölçekte yaşanan ekonomik streslerin iç piyasalardaki yansımalarını büyütebilecek bir potansiyel barındırıyor.
HUSİLER, SUUDİLER VE MEKKE ANLAŞMASI
Mekke Anlaşması gereği, Türkiye ve Pakistan’ın, Husilerin Suudi Arabistan’a saldırılarına yönelik müdahale edebileceğinin konuşulduğu günlerdeyiz. 26 Eylül’deki Koç dolunayı ve 28 Eylül’de Mars’ın Aslan burcuna geçişi, bunun gerçekleşmesi ihtimalini hayli yükseltiyor. Coğrafi haritalara dayanarak, Mısır’ın da ilerleyen günlerde tüm bu konuların içerisine çekilmesi ihtimalini de yüksek görüyorum.
ÇİN-TAYVAN
Çin’in astroloji haritasını objektif bir bakış açısıyla incelediğimizde, destekleyici etkilerin yoğunlukta olduğunu ve ülkenin küresel çapta yükselişinin devam edeceğini anlıyoruz. Öte yandan kuruluş haritasında Mars’ı Aslan burcunda yer alan bir ülke olması sebebiyle, yılın sonbahar aylarından itibaren askeri alandaki hareketliliklerin oldukça yoğun bir şekilde devreye girmesi bekleniyor. 28 Eylül tarihinde Mars’ın Aslan burcuna geçiş yapmasıyla birlikte, Çin’in kendi bölgesinde askeri operasyonlara ve daha proaktif hamlelere yönelme ihtimali güçleniyor.
Haftanın günlere göre değerlendirmesi
28 Eylül Pazartesi günü aksiyon gezegeni Mars Aslan burcuna geçiş yapıyor ve gökyüzünde dikkat çekici bir senaryonun başlangıcına işaret ediyor. Öğle saatlerinde iletişim agresif akabilir. Düşünmeden sarf edilen sözlerin risk barındırdığı zaman dilimindeyiz. Güneş ile Uranüs arasındaki uyumlu üçgen açı ise yaratıcılığı tetikleyen, kendimizi farklı ve sıra dışı bir biçimde ortaya koymamıza olanak tanıyan destekleyici bir potansiyel de sunuyor.
29 Eylül Salı sabah saatlerinde ikili diyaloglarda daha dikkatli olmak gerekiyor. Bugünden başlayan ve özellikle yarına yansıyacak olan sert söylemlerin, ilerleyen süreçte ilişkilerimize olumsuz yansıyabileceğini göz önünde bulundurmalıyız. Zihinsel açıdan stres ve huzursuzlukların artabileceği bu zaman diliminde, baş ve göz ağrılarına karşı da fiziksel olarak daha hassas olabiliriz.
30 Eylül Çarşamba günü Merkür’ün Akrep burcuna geçişiyle birlikte gökyüzündeki senaryo oldukça kritik bir biçimde etkinleşmeye başlıyor. Zira Merkür’ün hem Mars hem de Plüton ile oluşturacağı stresli açı kalıbı bu geçişle beraber tetikleniyor. Dolayısıyla iletişimde dozu artabilecek sert ve keskin söylemler de tam olarak bu andan itibaren devreye girmeye başlıyor.
1 Ekim Perşembe sabah saatlerine verimli ve dengeli bir başlangıç yapıyoruz. Önem verdiğimiz kişilerle bir araya gelmek ve güçlü iletişim kurmak için son derece elverişli bir zaman dilimindeyiz. Günün ikinci yarısında çok daha olgun, sağduyulu kararlar alabilir ve yapıcı fikir alışverişlerinde bulunabiliriz. Akşam saatlerinde, gökyüzündeki iyicil enerji bütünüyle bilgece ve akıcı bir forma bürünüyor.
2 Ekim Cuma günü zorlu açılar ağırlık kazanmaya başlıyor. Alınacak sert kararlar ve keskin söylemler, piyasalara ve genel atmosfere oldukça gergin bir biçimde yansıyabilir. Sözlerimize, ticari girişimlere ve alışverişlere ekstra özen göstermemiz gereken, sinirsel anlamda hayli gergin bir zaman dilimindeyiz. Günün getirdiği ağır stresi; tartışmalardan uzaklaşarak, yardımlaşma duygusunu ön plana çıkararak ve içsel dengeyi merkeze alarak çok daha sağlıklı bir şekilde atlatabiliriz.
3 Ekim Cumartesi saatlerinde uyumlu açılar devrede olacağından, önemli iletişim trafiğimizi günün bu ilk bölümünde gerçekleştirmek faydalı olacaktır. Diğer yandan, ilişkiler gezegeni Venüs bugün 8 derece Akrep burcunda geri hareketine başlıyor. Bu gerileme süreci, ilişkilerde geçmişe dönüp çözüm bekleyen konuların üzerinden geçilmesi ve gölge enerjilerle yüzleşilmesi gereken kritik bir döngüyü başlatıyor. Otorite figürleriyle ilişkilerde dirençlerle karşılaşabileceğimiz, süreçlerin kolay ilerlemeyeceği bir gündeyiz. Olası krizleri tırmandırmamak adına, etkili pozisyondaki kişilerle kritik görüşmeleri bugün yapmaktan kaçınmak ve karşılaşılan engellere bütünüyle objektif bir mesafeden yaklaşmak en akılcı strateji olacaktır.
4 Ekim Pazar günü özellikle aile içi dinamiklerde ve erkek otorite figürleriyle kurduğumuz ilişkilerde çok daha özenli olmamız gerekiyor. İşlerin yavaşlayabileceği, gecikmelere ve engellenmelere açık olduğumuz bu zaman diliminde, karşılaştığımız dirençlere her zamanki gibi objektif bir bakış açısıyla yaklaşmak süreci daha rahat yönetmemizi sağlayacaktır. Bedensel ve ruhsal stresin artabileceği bu gökyüzü tablosu altında, sağlık açısından da tedbiri elden bırakmamak ve bağışıklığımızı yüksek tutmak büyük önem taşıyor.