Türk futbolunun son durumu için kelime seçmekte zorlanıyorum. Boğaza kadar pisliğe batmış bir ortam ama iş, sorumlu aramaya gelince piyasada kimse yok. MHK 'dingonun ahırı'na dönmüş. Ferhat Gündoğdu MHK'si o kadar 'bana bir şey olmaz' kafasına girmiş ki, yaptıklarını ve yapacaklarını gizli saklı konuşmayı bile düşünmeden açık açık mesajlaşacak kadar cüretkar hale gelmiş.
Mesele bu sezonluk ya da 2-3 yıllık değil. Onlarca yıldır aynı senaryoyu izliyoruz ancak filmin dönüm noktasına yeni geldik. Yıllardır 'yapı var' dendiğinde söz konusu yapıdan faydalananlar, işi dalga konusu haline getirip suyu bulandırmayı tercih ediyordu. Hatta bir adım daha öteye giderek, futbolda başarısız bir grafik çizen dönemin Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'a 'paranoyak' yakıştırması bile yapılmıştı.
"Yapı yok ayıp var", "Yapı var' diyenlere Allah akıl fikir versin” cümlelerinin kurulduğu ortamda Sayın Ali Koç'un dediklerinin bir bir çıkıyor oluşunu izlemek de tam Türk futbolunun özeti. Hatta sadece futbolun değil ülkenin iç dinamiklerine de ışık tutan bir süreç. Bir önceki TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi döneminde atı alıp Üsküdar'ı geçen Ferhat Gündoğdu ve ekibi, İbrahim Hacıosmanoğlu döneminde çıkar çatışmasında araya gitti. Sistem bir kanser gibi Türk futboluna sirayet etmiş. Umarım bu konuda yanılırım ama Ferhatlar gider yerine yeni Ferhatlar gelir, zihniyet aynı kalır, sadece isimler değişir.
Suçlamalar gerçekten akıllara zarar. Hakemlere mobbing ve notlarla oynayarak atamalara ve hakemlerin kariyerlerine karar vererek görevi kötüye kullanmak. Bu ne demek; maçların sonuçlarına doğrudan etki edebilmek demek. Ne yazık ki, Ferhat Gündoğdu'nun görev sürecindeki tüm maçlara leke çalınmıştır.
TFF'nin içindeki yapılanmayı da bu süreçte iyi gördük. Tam MHK'deki zararlı hücreye adli makamlarca müdahale geliyor, TFF'nin içinde yer alan düzen sevdalıları, MHK'nin imdadına yetişmek için aylardır ellerinde olan bahis-yönetici raporunu ortaya atarak suyu bulandırıyor. Meseleye sadece TFF-MHK diye bakmamak lazım. Kupon oynayan vatandaşlar, şampiyonlukları, Avrupa'ya katılım, üst lige yükselme, ligde kalma hakları MHK'nin hakem direktifleri ile elinden alınan kulüpler ve daha niceleri var. Bu meseleyi 'MHK değişti iş bitti' diye kestirip atamazsınız.
İçerideki yapılanma temizlenmedikçe, A'dan Z'ye tüm unsurlara adil ve tarafsız inceleme ve müdahale gelmedikçe Türk futbolunun içine düştüğü bu bataklığı kurutmak mümkün değil.