Gazeteci “Yanlış”a “Yanlış” demelidir!

Önceki gün “6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü” idi...

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Munyar, “Basın şehidi” olan 68 gazeteciyi rahmetle anarken, halen tutuklu olan gazetecilerin serbest bırakılmaları çağrısı yaptı.

Tüm demokratik ülkelerde “Gazetecilik suç değildir!” Fakat güzel ülkemizde, demokrasiden uzaklaşıldığı ve halkın haber alma hakkına saygı gösterilmediği için SUÇ sayılıyor.

★★★

Gerçek gazeteciler sadece halkın sesi olur, doğrunun peşinde koşarlar. Bu yüzden güç odaklarının hedefinde olurlar!

İktidar yandaşı gazeteciler için bir sorun yoktur, bunların sırtları sıvazlanır, ödüller verilir. Fakat gerçekleri dile getirerek iktidarı rahatsız eden düzgün gazeteciler topun ağzındadır, başları dertten kurtulmaz!

★★★

Kamuoyuna gerçekleri yansıttıkları için tutuklanan gazeteciler arasında son olarak Merdan Yanardağ, Alican Uludağ ve İsmail Arı da katıldı.

Üçü de yargılanmayı bekliyor.

“Tutuksuz yargılama” Türk ceza hukukunun lügatinden kaldırılmış olmalı ki, bu meslektaşlarımıza hapishanelerde çile çektiriliyor.

Türkiye’de gazetecilik (tabii ki, bağımsız gazetecilik) artık tehlikeli bir meslek oldu.

★★★

Düzgün gazetecilik, iktidarın ya da çeşitli güç odaklarının duyulmasını istemedikleri ama halkın bilmesinde fayda olan haberleri ortaya çıkartmak, toplumu aydınlatmaktır.

Böyle davranan gazetelerin sayısı ne yazık ki, bir elin parmakları kadar kaldı.

“Yanlış” bir karara veya davranışa “Yanlış” diyemeyen, gerçek bir gazeteci değildir. Ancak, günümüz Türkiye’sinde yaptıkları haberlerle, ortaya çıkarttıkları gerçeklerle halkı savunan gazetecilerin başına gelenler, diğer gazetecilere de “gözdağı” niteliğindedir!

★★★

CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in “2025 yılı Basın Raporu”na göre:

Geçtiğimiz yıl gazeteciler, haberleri, yazıları ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle 610 kez hâkim karşısına çıktı, 95 gazeteci gözaltına alındı, 39 gazeteci tutuklanarak hapse atıldı.

Raporda Merdan Yanardağ ile Enver Aysever’in yeni yıla cezaevindeki hücrelerinde boynu bükük girdikleri, onlarca gazetecinin hâlâ hapiste olduğu bilgisi de yer aldı.

Raporda, İstanbul’da vahşi bir saldırı sonucu hayatını kaybeden gazeteci Hakan Tosun’un durumuna da değinildi. Hakan’ın ölümüyle ilgili soru işaretlerinin ve şüphelerin hâlâ aydınlatılmamış olduğu belirtildi.

★★★

Gazetecilere yönelik açılan davalar, tutuklamalar, saldırı, tehdit ve engellemeler devam ediyor.

Bu durum, ülkenin önemli bir sorunudur.

Ağır şartlar altında bile düzgün gazetecilerin cesaretle görevlerini yapmayı sürdürmeleri takdire şayandır.

Gazetecilerin gerçekleri yazamadığı bir ülkede demokrasi yoktur!

Biz, ülkemizdeki derin çürüme içinde dahi “Yanlış”a “Yanlış” demeye, halkı ve haklıyı savunmaya devam edip, doğru bildiğimiz yoldan şaşmayacağız!

Tebessüm

İlginç bir iş ilanı...

Ekonomik sorunlar nedeniyle işini kaybeden Temel yeni bir iş arıyormuş. Başvurduğu yerlerden haber beklerken bir sabah gazetede ilan görmüş:

“İngilizce, Fransızca, Almanca, Rusça, Çince bilen, otomobil, uçak, helikopter, gemi ve yat kullanabilen, koruma görevi de yapabilen, 30 yaşından gün almamış bilgili, kültürlü, atletik bir eleman aranıyor. Maaşı dolgundur”

Temel hemen telefona sarılıp ilanın altındaki telefon numarasını çevirmiş...

Telefonu açmışlar. Temel kendini tanıtıp “Efendim” demiş “Gazetedeki ilan için aradım sizi...”

Sormuşlar:

“İlandaki şartlara sahip misiniz?”

“Hayır, sahip değilim...”

“Peki, neden aradınız?”

“Benden bir şey beklemeyin diye haber vermek istedim!”

GÜNÜN SÖZÜ

Basın özgürlüğü kalktığı vakit bütün özgürlükler de kalkar!

Yazarın Diğer Yazıları