Gecenin kralı Osimhen

Derbilerde deplasman maçlarında konuk ekip olarak yavaş başlamayı ve savunmada kalmayı anlarım da bu kadar geriye yaslanmak sizi gol yemekten mümkün değil kurtaramaz. Osimhen gibi büyük bir gol tehdidini nasıl etkisiz hale getirebilirim düşüncesi, sadece teknik direktörün kafasında yer alan bir düşünce olmamalı. Bu fikri sahada yer alan bütün oyuncuların benimsemesi şart ama pratik düşüncede ilk devre şut çekemeyen bir Fenerbahçe izledik. Galatasaray temaslı futbolunu sürdürdü, orta alanı çabuk geçti ve hücumun bütün prensiplerini uygulayarak oyunun bütün kontrolünü devre boyunca elinde tuttu.

Osimhen bu ligin en usta santrforu olduğunu attığı 2 golle yine kanıtladı. Brown stoper, Levent sol kanat savunma olarak başlamıştı. 55 dakika bu iş böyle devam etti. Oppong-Levent değişikliği yapılınca bu düşüncenin tutmadığını gördük. İlk devre Brown yaptığı uzun pas girişimlerinde başarısız olurken, Levent de oyuna katkı sağlayamamıştı. Barış, Semedo’nun olduğu bölgeyi hırpaladı. Gelelim İrfan Can’ın golüne... Futbolu yakından bilenler çok iyi hatırlar. Brezilyalı büyük golcü Romario gibi nefis bir röveşata attı. Fark 1’e inince Fenerbahçe umutlanır mı düşüncesi sadece soru olarak kalmıştı. İkili mücadelelerde ev sahibi yine üstündü. Batrakov takımın en iyileri arasına girmişti. Galatasaray maç içi istatistiklerde büyük üstünlük sağladığı maçı kazanarak yola devam etti. Fenerbahçe’nin ise işi zora girdi.

Yazarın Diğer Yazıları