Güle güle otursun Apo!

Sevgili okurlarım, kamuoyunda ismi Apo olarak geçen vatandaş İmralı’da yıllardan beri krallar gibi yaşatılıyor. Kaldığı yer kendisi için özellikle kurulan küçük bir cezaevi binası.

Orada birkaç arkadaşıyla birlikte kalıyor.

Onları kendisi seçti ve hepsi PKK hükümlüsü olarak İmralı’ya getirildi. Yani canı falan sıkılmıyor. Zaten devletimiz de onun canı sıkılmasın diye elinden geleni her zaman yapıyor.

Örneğin hapishanenin üç öğün yemek listesinde onun sevdiği yemeklere yer veriliyor.

Dahası var... İmralı Adasında onun hizmetinde çalışan uzman doktorlar görevli. Apo’yu sürekli gözaltında tutuyorlar, herhangi bir sağlık sorunu olup olmadığını her gün denetliyorlar.

Şimdi işler daha da gelişti ve İmralı Adasında Apo için özel bir villa yapılıyor.

Bu konu söylenti, dedikodu, rivayet falan değil.

Devlet Bahçeli tarafından resmen açıklandı.

★★★

Söylemesi ayıptır, bu konuyu bendeniz de burada birkaç kez yazmıştım. Örneğin 6 Ağustos 2026 tarihli yazımda özetle şöyle diyordum:

“...Bence bu işin en temiz yolu, Apo’yu bundan sonra da İmralı’da yaşatmaktır. Devletimiz orada güzel bir inşaat yapsın.

Belki yapmıştır bile!

Benim kıt aklımdan geçen şunlar. İki veya üç katlı lüks bir inşaat. Ziyaretine gelecekler için bir toplantı salonu.

Denize yakın, en azından deniz manzaralı. Önünde plaj olsun ki Apo isterse mayosunu alıp yüzebilsin.

Çevrede yürüyüş yolları...

Villa elbette dayalı döşeli olacak. Mobilyalarını ve mutfak gereçlerini devlet sağlayacak.

Emrine aşçılar, garsonlar, temizlikçiler verilecek...”

★★★

Lütfen inanın, ben bunları gırgır olsun diye yazıyordum.

Yoksa yasak bölge olan İmralı’da bunların aynen gerçekleştiğini nereden bilebilirdim!

Belli konularda ön almayı seven Devlet Bahçeli bu durumu üç dört gün önce doğrulayınca vallahi çok şaşırdım ve hem de sevindim!

Kendi kendime “Ulan Emin aferin sana, en sonunda gerçek gazeteci olmayı başarmışsın” falan deyip gurur duydum!..

Çünkü Recep Tayyip bile 2023 yılında televizyonda katıldığı bir programda bu konuda aynen “Bizim kitabımızda böyle bir şey yazmaz” demişti.

Yazıp yazmadığını şimdi görüyoruz işte!

Meğer yazıyormuş ama beyefendi bunları Türk Milletinden gizliyormuş.

★★★

Bakınız, bırakalım villayı millayı bir yana, Apo’nun tahliye edilmesi bile Türkiye’de çok büyük olaylara neden olabilir. Şu anda hapishanelerimiz tıka basa dolu.

İçeride 450 bin dolaylarında tutuklu ve hükümlü yatıyor. Korkunç bir rakamdır. Bunların aileleri ve yakınları da böyle bir karara elbette büyük tepki gösterecektir. Bu rakama şehit ve gazi yakınlarını da ekleyin.

Tayyipgiller’in omuzları bu yükü kaldırmaz. Altında çöker, ezilip kaybolurlar.

Ne demek yani bu?.. Bunun dünyada ikinci bir örneği acaba olmuş mudur!.. Sen bir teröristi hem tahliye edeceksin, hem de ona görkemli bir villa yaptıracaksın...

Varsayalım AKP böyle bir karar aldı. İyi de bizim Türk milliyetçisi Devlet Bey bu olanlara niçin karşı çıkmıyor da sadece kamuoyuna bilgi vermekle yetiniyor?

Bu nasıl bir Türkiye yönetimidir, bizimle kim oynamaktadır, soru budur.

Rezalete bakın siz...

Sevgili okurlarım, şimdi söz edeceğim konu belki çoğunuzun dikkatini çekmemiştir ama çok önemlidir. Türkiye’nin nasıl yönetildiğini gösteren somut bir olaydır.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Suriye gezisinde.

Protokol haberleri medyada hemen yer alıyor...

“Hakan Fidan Şam’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara tarafından kabul edildi...”

Peki ama kim bu Şara?

Geçmişin eli kanlı teröristi.

Suriye kargaşası içinde yer aldı, çeşitli olaylar sonrasında cumhurbaşkanı seçildi. Şimdi bizimkilerle çok işi olduğu için bize yakın durmak zorunda ve öyle yapıyor.

Onu piyasaya çıktığı ilk günlerden beri izliyoruz.

Koşullar kendisini cumhurbaşkanı yapacaktı. Bunu öğrendiği anda ilk iş olarak sakalını kısalttı. Kafasındaki acayip serpuşları çöpe attı.

Son aşamada terörist örgüt üniformasını değiştirdi.

Sonra hayatında ilk kez takım elbise giydi, kravat taktı.

Geçmişin teröristinin tipi artık değişmişti.

★★★

Hakan Fidan Suriye’de bu herif tarafından ‘kabul edilmiş!’

Yani geçmişi belli olan biri, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bakanını huzuruna kabul etmiş!

Bu haber TRT dahil bizim medyamızda böyle yer buldu ve kendi adıma söylüyorum, utandım.

Türkiye Cumhuriyeti acaba bu kadar küçüldü mü?

Ahmet Şara şimdi bizim bakanımızı huzuruna kabul ediyor, olacak iş mi?

Bazıları şimdi diyecektir ki “Efendim bu bir protokol kuralıdır. Bu konunun böyle haber yapılması doğaldır...”

Hayır, daha düne kadar kucağımızda taşıdığımız Suriye’nin göstermelik cumhurbaşkanı bizim Dışişleri Bakanımızla görüşebilir ama huzuruna kabul edilemez. Bu hadise Türkiye Cumhuriyeti’nin saygınlığı ile ilgili bir durumdur.

Herifin huzuruna gireceksin, senden para istemeyi sürdürecek ama sen, senden para dilenen o şahsın yüce huzuruna(!) kabul edilmiş olacaksın.

Kim olursa olsun hiç kimsenin, Türkiye Cumhuriyeti’nin saygınlığı ile oynamaya hakkı yoktur.

Bunu bilsinler de hiç değilse bundan sonra aynı şeyi yapmasınlar.

Yazarın Diğer Yazıları