İlk kapıyı açtık

Maç başlayınca Lucescu’nun oyun tarzı hemen belli oldu. Romanya topu bize bırakıyordu. Biz baskılıydık ama sadece rakip yarı sahada durum buydu. Ceza sahası içi ve yakınında tehlikeli olamıyorduk. Hep atak düşünmek ve hızlı oynamak dakikalar ilerledikçe enerji kaybına yol açar.

Arda’nın tek şutu ile en ciddi atağımızı 32. dakikada yaşamıştık. Romanya takım savunması, hatasız oynamıştı ilk yarıda. Barış’ı kilitlemişlerdi. Kenan’a da çok yakın oynadıkları için forvet bölgemiz etkisiz kalıyordu. Kerem, istediği topları alamazken ona duvar pası yaratacak imkân bile vermemişti Romanya savunması.

“Golü nasıl bulacağız?” derken, Arda kilidi açacak nefis bir pas çıkardı Ferdi’ye. O da beklediğimiz golü attı. Böyle stres yüklü maçlarda bazen kimsenin beklemediği bir oyuncu çıkar, golünü atar.

Ben maçın kolay geçeceğine inanmayan taraftaydım. Çünkü böyle tek maç üzerinden oynanan maçlarda herkes sahada elinden geldiğinin iki katını vermek için çaba gösterir. Mesela Romanya’nın direkten dönen topu ağlara gitse senaryo değişebilirdi.

Dün akşam Dünya Kupası’na gitme yolunda ilk adımı attık. Bu nesil kupaya mutlaka katılmalı yoksa çok yazık olur.

Yazarın Diğer Yazıları