İmamoğlu: Durum acildir!

593 gündür hapis yatıyor. 14 bin 208 saat eder. Yargılama 105 gününü doldurdu. Ağaç isimlerinden kod adı konulmuş 15 gizli tanık ile pişmanlık hükümlerinden faydalanan 76 itirafçı da; bildiklerini, bilmediklerini, uydurduklarını, uyduramadıklarını mahkemede yargıç önünde sıraladılar. Görmeden imzaladım diyerek savcılıkta söylediğini geri çekenler çıktı. Para alış-verişine ben tanık olmadım, duydum, tahmin ettim diyenler bile oldu.

★★★

Halk, bu yargılamanın yüzde 100 düzmece olduğuna karar verdi. Bu yüzden meydanlar doluyor. Açıkçası ben de bu davanın “siyasi kurgu olduğuna” inanıyorum. Silivri’deki mahkemeden karar çıksa, karar Ankara’da yüksek yargıya gidip onaylansa bile ben yine inanmayacağım. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi; “Ekrem İmamoğlu suçludur” derse ancak o zaman inanacağım.

★★★

Yılmadı.

Geri adım atmadı.

Teslim de olmadı.

Rozet de taktırmadı.

Ekrem İmamoğlu, kendisine, diğer seçilmiş belediye başkanlarına ve parti arkadaşlarına yönetilen suçlamanın şifrelerini kırmak için 593 gündür uğraşıyor. Hapisten gazete yazarlarına mektuplar da yazıyor. Çok sayıda yazar, onun gönderdiği mektupları köşesinde yayımladı. Bana da basın danışmanı aracılığıyla bir mektup ulaştı.

Sizinle paylaşıyorum:

“...(!) Türkiye Cumhuriyeti, 103 yıllık tarihinin en ağır risklerini bir arada yaşıyor. Cumhuriyet, adalet ve demokrasi sütunları art arda büyük hasar aldı. Devletin bütün kurumları, eşi görülmemiş bir yozlaşmanın içine düşürüldüler. Şimdi ise ‘Cumhuriyet tarihinin en büyük dolandırıcılığıyla’ karşı karşıyayız.

★★★

Bu vahim tablo kendiliğinden ortaya çıkmadı. Benim ve yol arkadaşlarımın yaşadığı tarifsiz hukuksuzlukları tasarlayanlar, ‘asrın soygunu, fon vurgunundan’ ayrı tutulamaz. İBB iddianamesinden sadece 4 örnek cümleyi sizinle paylaşmak istiyorum:

Örnek cümle1:

‘... Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde örgüt liderinin aday gösterilmesi için FON oluşturulması...’

(iddianame sayfa 1)

Örnek cümle 2:

‘... Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla kurulan yolsuzluk FONU, ‘SİSTEM’ adlı yapıya aktarılmıştır.’

(iddianame sayfa 730)

Örnek cümle 3:

‘... SİSTEM olarak adlandırılan cumhurbaşkanlığı adaylığı için kurulan FONA...’

(iddianame sayfa 3290)

Örnek cümle 4:

‘...Seçimi kazanmamız için en az 2 milyar dolar paraya ihtiyacımız var...’

(iddianame sayfa 32)

★★★

“Fon”.

‘Yolsuzluk fonu.’

‘Seçim fonu.’

‘Sistem.’

‘2 milyar dolar.’

Bu kavramların iddianamede (asılında iftira name) yer alması rastlantı değil. Kişi! Kendinden bilir işi! İftira nameyi yazan ya da yazdıran zihniyet, bu kavramlarla iç içe yaşayanlardır. O zihniyet ‘asrın soygunu, fon vurgununun’ içindedir, hatta tam göbeğindedir.

Meselemiz memlekettir.

Durum acildir.

★★★

Soruyorum:

Fon vurgununa karışanların listesi neden açıklanmıyor?

Çünkü o listeden çıkacak isimlerin sarsmayacağı makam, koltuk, alt üst etmeyeceği eş, dost ve akraba ilişkisi yoktur. Bu liste turpun büyüğünün değil, büyük turpların listesidir! Dört yıl boyunca ince ince planladılar, son iki yılda fon vurgununu zirveye taşıdılar.

Bir koydular.

Milyar kazandılar.

Hatırlayalım:

İstanbul’un kupon arazilerini adım adım takip edenlerin, parsel numaralarını ezbere bilenlerin yıllardır süren bu ‘asrın soygunundan’ habersiz olduğuna kim inanır?

★★★

‘Liste neden açıklanmıyor?’ sorusunu herkes soruyor. Ama ses yok.

Çünkü herkes herkesle ortak: Siyaset - bürokrasi - foncular ORTAK! Bu yüzden açıklanmıyor.

Açıklanamıyor.

★★★

Saygıdeğer Necati Doğru,

Gerçeğin peşinden hiç ayrılmayan kaleminize bu yukardaki düşüncelerimi emanet ediyorum. Cumhuriyetimize, adalete ve aziz milletimize olan sarsılmaz inancımla; en içten sevgi ve saygılarımı sunarım. Ekrem İmamoğlu- Silivri Cezaevi.”

Fatma Bakan’dan da mektup bekliyorum!

Eski Bakan ve beş gün öncesine kadar iktidar partisi AKP’nin üyesi Fatma Betül Sayan Kaya’dan da mektup bekliyorum. Fon vurgunu düzeni ne zaman kuruldu, kaç yıl önce kimlerin düşüncesi olarak başlandı, niçin politikacı olarak sadece kendisi tutuklandı, iktidar TV’leri ile gazetelerine fon vurgunundan servet transferi yapmaya kalkışmış tek iktidar politikacısı olarak niçin sadece kendisinin adı verildi. Kocası ile kol kola adliyeye gitti. Kocası eve gönderildi, kendisi niçin tutuklandı. Devletin parasını soymak için oluşturulan organize sistem nasıl kuruldu? En iyi Fatma Bakan anlatacaktır. Silivri Cezaevi’nden Türkiye’yi aydınlatacak mektubunu bekliyorum. Yazarsa bu köşede yayımlayıp, halka duyurma sözü veriyorum.

Yazarın Diğer Yazıları