Japonya’da ya da Norveç’te olsaydı şöyle bir haber duyardık: Bir intihar notu bıraktı. Canına kıydı. Allah günahlarını affetsin. 50 gün doldu henüz böyle bir haber okumadık. Dindar insanların yanı sıra devlet kurumlarını da “keriz yerine koyup” paralarını “silkelemek” için “fetva” almışlar.

★★★

Fetva haber oldu!

Eski bakan türbanlı Fatma Hanım ve kıymetli eşi gibilerin (150 milletvekili-180 yargı mensubu- 30 vali) zenginleşmesine icazetli yol döşemek için kullanılmış. Fetva belgesini (icazet diyorlar) verenlerden biri de Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu üyesi bir profesör çıkmış.

★★★

Tarihin yazdığına göre ilk büyük fetva ile soygunu Abbasi vezirlerinden Fürat yaptı. Devletin 70 bin Dinarını kişisel servetine geçirdi. Osmanlı devletinde de fetva yoluyla kamu arazilerinin üzerine çöken sadrazamlar, paşalar, padişah yakınları oldu. Bugün bizim ülkemizde fetva ile soygun; ümmet bağı, din bağı, düşünce bağı, ideoloji bağı ve vurgunla zengin olma bağını birbirine yapıştırdı.

★★★

Fetva ile vurgun sadece “içeriden duyanların alışverişi” olmaktan çıkarak iktidar politikacısı ile iktidar bürokratı destekli yeni bir soygun türünün icat edildiğini gösterdi. Fetva destekli yeni tür vurgunla iki kesim soyuldu.

Kaynak olarak ekle

1-Devlet parası.

2-Dindar parası.

Adalet Bakanı, “Yapılan organize soygundur” diyor ama 50 gün doldu, organize soygunu kimler yaptı henüz açıklamadı. Bütün kayıtlar devletin elinde var. Kim fon şirketleri ile fon bankalarının hisse senetlerine hangi gün kaç liradan girdi, kaç liradan çıktı, kim bu yapıya izin verdi, göz yumdu, kolaylık sağladı, bir haftada bulup açıklanabilirdi.

★★★

Organize soygunda baş sorumlular; BDDK, BORSA İSTANBUL, TCMB, MASAK, MİT, CUMHURBAŞKANLIĞI EKONOMİ KURULU, SPK olması gerekir. Adalet Bakanı’nın eşi de SPK Yönetim Kurulu üyesi. Organize soygunun nasıl yapıldığını, kimlerin vurgunu vurduğunu, dışarıya ne kadar para kaçırıldığını belgeleriyle bulup, açıklayacak olan Devlet Denetleme Kurulu 50 gün doldu, henüz raporunu bitiremedi?

Niçin uzun sürdü?

★★★

50 günün sonunda iktidar partisi içinde; “fetvayı vereni mi yoksa fetvayı isteyeni mi topa tutalım ve nasıl yapalım da parti başkanı Tayyip Erdoğan’ı vurguncuların kökünün kazınmasını isteyen lider gösterelim” kapışması başladı, sürüyor.

Kim harcanacak?

Kim korunacak?

Kimler gizlenecek?

Kimler günah keçisi?

Karar vermekte zorlandıkları için organize soygunun sorumluları 50 gün geçmesine rağmen açıklanamadı.

★★★

Bugüne kadar parça parça yazılan gazete haberi bilgilerden; “ahlaksız iktidar siyasetçisi- ahlaksız iktidar bürokratı-ahlaksız iktidar işadamı” üçgeninde gerçekleşen fetva ile fon vurgununda “devletin hangi kurumlar üzerinden soyulduğunun” bir tablosunu çıkartmak mümkün.

Bir liste çıkarabiliriz.

Doğrudan yatırım.

Dolaylı finansman.

Danışıklı işlem.

★★★

İşte Devlet paraları:

İşsizlik Sigortası Fonu’nun 2 milyar 900 milyon lirası vurguncu şirketlere aktarıldı. Türkiye Sigorta’nın 35 milyar lirasından açıklanmayan yüklü bir bölümü TERA’ya virmanlandı. Türkiye Hayat Emeklilik’in Türkiye Sigorta ile birlikte 58 milyar 700 milyon parasından hallice bir bölümü TERA’ya hortumlandı. Türkiye Diyanet Vakfı’nın 16 milyar lirası, vurguncu fonlara fetvalandı. Ziraat Portföy’ün hatırı sayılır parası da yine soruşturma kapsamındaki bazı fonlara yatırıldı.

★★★

Bunlar basına yansıyan.

Yazılamayanları siz tahmin edin. Türkiye’nin Müslüman dindar insanları; TERA Portföy, Pusula Portföy, Hedef Portföy, Atlas Portföy, Al Capital Portföy, Paradus Portföy, Bulls Portföy adlarına duydu. Ve “fonlara para yatırmak caizdir” fetvası verildiğini de öğrendi. Fetva destekli yeni tür vurgunla iki kesim soyuldu.

1-Devlet parası.

2-Dindar parası.

Bunu bir yere yazın.

TRUMP!

Sandıklardan beklenen sonuç çıktı. Amerikan vatandaşları Trump’ı “topal ördek” durumuna getirdiler. Büyük oy kaybına uğradı. Trump, dünyada barışı, düzeni, adaleti, eşitliği, istikrarı sadece askeri güç ve işbirlikçi dayatmalar üzerinden gören lider tipi oldu. Türk halkının seçip cumhurbaşkanı yaptığı Tayyip Erdoğan için “ne istedimse verdi” diyebildi. Geçmişte NATO’ya daha yüksek askeri harcama ile destek veren Türkiye’yi, Ortadoğu’yu ABD çıkarları için koruyan bir cephe ülkesi yapmayı aklından geçirdi.