Haftalardır yatıp kalkıp ülkedeki milyarlık vurgunları konuşuyor, tartışıyoruz...
Ülkenin hazin tablosu yürekleri yakıyor.
Bir tarafta soyguncular halktan dolandırdıkları paralar içinde yüzerken, diğer tarafta açlık ve yoksulluk sınırında yaşayan milyonlar var...
Yolsuzlukların peşinde koşan, halkı aydınlatmak için gerçeği arayan gazetecilerin ise başı dertte...
Onlara lâyık görülen muamele ya cezaevinin yolları ya da ev hapsi verilerek ayaklarına takılan elektronik kelepçeler...
★★★
Halk TV’ye el konulup kayyum atandı...
Daha önce Tele1 de aynı akıbete uğramıştı.
İki kanalın ortak özellikleri muhalefet yapmaları!
Tele1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ 6 gün sonra cezaevinde bir yılını dolduracak.
Merdan Yanardağ’dan başka halen hapiste olan gazeteciler; Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, Fatih Ergin, Tuğba Tekerek, Selahattin Günday, Ali Tarakçı ve diğerleri derken... Murat Ağırel de tutuklanarak cezaevine gönderildi.
★★★
Yolsuzlukların peşinde koşan Murat Ağırel ve İsmail Saymaz “Fon krizine ilişkin yayınlar” nedeniyle ev hapsindeydi...
Murat Ağırel ev hapsindeyken tekrar gözaltına alınıp götürüldü.
Görevi haber takip etmek olan Ağırel, çıkarıldığı mahkemede “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama soruşturması” kapsamında 15 kişi ile birlikte tutuklandı..
Meslektaşımız Murat Ağırel’i tanıyoruz. Onun bütün sevdası, kirli işleri ve yolsuzlukları ortaya çıkartmak için yılmadan haber peşinde koşmaktır.
Murat Ağırel’in Onlar TV’deki program ekibinde yer alan (dürüst bir gazeteci olarak tanıdığımız) Timur Soykan, Ağırel’in Sarıgül ailesi hakkındaki iddiaları araştırdığını ve ailenin avukatlarıyla görüştüğünü anlatarak “Bizler ekip olarak Murat Ağırel’in bu haberle ilgili sürecine tanık olduk. İki taraf da birbirini suçluyordu. Murat Ağırel kendisine ulaştırılan belgeleri yeterli bulmadığı için haberi beklemeye almıştı” dedi.
★★★
Murat Ağırel daha önce yazdığı haberler için gözaltına alınmış ve hapiste yatmıştı. Bu defa “Yazmadığı bir haber için” hapse atıldı.
Ne yapsın gazeteci?
Yazsa bir türlü, yazmasa bir türlü...
Murat Ağırel’in hapse girmeden önceki sözleri şu oldu:
“Yaptığım haber nedeniyle gözaltına alınmaya, tutuklanmaya alıştım, ancak, yapmadığım bir haber nedeniyle tutuklanmak ilk defa nasip oldu!”
Erenköy Cemaati’nin “Bu böyle gitmez” uyarısı!
“Erenköy Cemaati” diğer adıyla “Aziz Mahmud Hüdai Vakfı” İslâmî camiada çok önemli bir kuruluştur.
Bu vakfın yıllardır AKP iktidarını desteklediği biliniyor.
Erenköy Cemaati (Hüdai Vakfı) bir ayı aşkın süredir Türkiye’nin gündeminden düşmeyen Fon skandalı hakkında bir bildiri yayınladı.
Bu önemli bildiride “Çürümeye itirazımız var” denilerek şöyle devam ediliyor:
“Fon Krizi bir kaza değil, denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucudur. Suçlular ve sorumlular hesap vermeden kimse güvenden söz edemez.”
Erenköy Cemaati, AKP’ye desteğini ilk günden bugüne kadar, hangi şartlar altında olursa olsun devam ettirmiş, şimdiye kadar hiçbir yanlışa itiraz etmemiş, hatta itiraz etmek isteyenleri susturmuş, susturamadıklarını da bünyesinden atmıştı.
Ancak, gelinen bu noktada ülkenin “Çürüme” görüntüsü karşısında suskunluğunu bozdu ve ciddi bir “Uyarı bildirisi” yayınlayarak “Böyle gitmez” dedi.
Bildiriden anlaşılan şu: “Demek ki dini söylemler, kardeşlik bağları kullanılarak da haksızlık ya da yolsuzluk yapılabiliyor!”
Ülkede “denetimsizliğe ve kayırmacılığa fırsat vermeyen” bir yönetim sistemi şart!
Erenköy Cemaati’nin açıklamasını biz “İktidara bir dost uyarısı” olarak yorumladık. Fakat AKP çevrelerinde bunun “Düşmanlık” olarak kabul edildiğini duyuyoruz.
Atalarımızın “Dost acı söyler” sözü unutulmasın!
GÜNÜN SÖZÜ
Basın hürriyeti, diğer tüm özgürlüklerin emniyet sübabıdır!