Son günlerde seçimler daha çok konuşulmaya başlandı. Neden?
Tartışmalar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iki hafta kadar önce memleketi olan Rize’de “Önümüzde yaklaşan seçimleri başarıyla atlatacağımıza inanıyorum” demesiyle başlamıştı.
Peki, yakında bir seçim olur mu?
Hayır! Bu mümkün değil...
Ekonomi böyle dağınık durumdayken, emekliler, işçiler “Ay sonunu getiremiyoruz” derken, çiftçiler “Bu mazot fiyatları bizi öldürüyor” diye feryat ederken bir seçim olması düşünülemez...
24 yıldır yönetimde olan AKP böyle bir hata yapmaz.
AKP iktidarı şimdi muhalefet belediyelerini silkelemekle meşgul...
Bu baskı iktidara oy kazandırır mı, şüpheli?
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un seçimler için verdiği 16 Nisan 2028 tarihinin doğru olduğu kanısındayım. Çünkü, Saray’ın onayı olmadan böyle bir açıklama yapamaz düşünüyorum.
★★★
Seçimin yenilenmesi kararının Meclis’te en az 360 oyla alınması şart. Oysa AKP ve MHP’nin toplam sandalyesi 323... Bu durumda erken seçim için 37 oy daha bulmaları gerekiyor. Bunu da bulmakta zorlanmazlar diye düşünüyorum...
DEM Parti, 13 bağımsız milletvekili ve Kılıçdaroğlu’nun CHP’sindeki 44 milletvekilinden bir kısmı iktidara destek olabilir.
Araya siyasi menfaatler girince ilkeler balon gibi sönüp yok oluyor!
Yandaş medyanın yazar-çizerleri “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, en rahat, en kolay seçimlerinden birine hazırlandığını” anlatıyor ama ben hiç o görüşte değilim...
Vatandaş, ekonomideki yangın kontrole alınamadığı için öfkeli! İnsanlar ülkede büyüyen sıkıntılardan her şeye tek başına karar veren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sorumlu olduğunu düşünüyor.
Bu bakımdan, (eğer bir mucize olup ekonomi düzelmezse) 2028 seçimleri iktidar için çok zor bir seçim olacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir kez daha seçime girip kazanması, AKP iktidarı için hayatî bir önem taşıyor.
AKP, Kılıçdaroğlu’nun yardımıyla CHP’yi parçalayıp, siyasi tutuklamaları devam ettirerek seçimleri kazanma şansını büyük oranda arttırdığını düşünüyor ama...
Evdeki hesap çarşıya uyacak mı? Toplum vicdanı yapılanları kabul edecek mi? Önemli olan bu!
Bir ülke nasıl yok edilir?
Okurlarımdan her gün çok sayıda mesaj geliyor. Bunlardan bir kısmını yayınlıyorum... Yerim müsait olsa hepsini yayınlamak isterdim.
Okurum Yüksel Ulu “Sosyal medyada paylaşılan ilginç bir yazı gördüm” diye bir not düşerek bir mesaj göndermiş...
Güney Afrika Cumhuriyeti’ndeki bir üniversitenin kapısında yer aldığı belirtilen yazıdaki tespitler hayli dikkat çekici... Âdeta tüm dünya ülkelerine bir ders niteliğinde... Okuyalım:
“Bir ülkeyi yok etmek mi istiyorsunuz?
Bunun için atom bombasına, füzelere, ağır silahlara ihtiyaç yoktur.
Yıkmak istediğiniz ülkenin eğitim seviyesini düşürmek, ahlâkî değerlerini bozmak yeterlidir.
Bunu yaptığınızda...
- Hastalar doktorların elinde ölür...
- Adalet hâkimlerin elinde kaybolur...
- Binalar mühendislerin elinde çöker.
Şunu unutmamak gerekir:
Eğitim ve ahlâkın çöküşü bir milletin çöküşüdür!”
Tebessüm
“Hiç uzaylı gördün mü?”
Küçük çocuk babasına sorar:
“Hiç uzaylı gördün mü baba?”
“Çok gördüm.”
“Nerede?”
“Gel götüreyim, sana göstereyim”
Bir kahvehaneye gelirler. Baba oğluna gösterir:
“İşte, bunların hepsi uzaylıdır.”
“Nasıl yani? Bunlar pişpirik oynayan amcalar baba!”
“Peki, uzaylı nedir? Dünyadan haberi olmayan değil midir? İşte bunların da dünyadan haberleri yok!”
GÜNÜN SÖZÜ
Hayat poker oyunu gibidir, bazen blöf yapmak da gerekir!