Bozulan ekonomiyi düzeltmek iddiasıyla 2023 yılının haziran ayında işbaşına gelen Maliye Bakanı Mehmet Şimşek çok çalıştı ama başarıyı yakalayamadı.
Millet kemer sıkmaktan bıktı artık!
İnsanlar biraz rahat nefes almak istiyor ama ne mümkün...
Hemen her gün yeni yeni sorunlar patlak veriyor.
Mehmet Şimşek 3 yıl 3 aydır görevde ama olduğumuz yerde sayıyoruz. Düzelme olmadığı gibi işler her geçen gün sarpa sarıyor.
★★★
Böyle zor durumları daha önceki yıllarda da yaşamıştık.
1980’de rahmetli Turgut Özal yapısal reformları gerçekleştirerek krizi önleyip ekonomiyi yoluna sokmuş, Türkiye’yi rahatlatmıştı.
2001’de yine kriz patlak verdi... Başbakan Ecevit, Kemal Derviş’i ekonomiden sorumlu devlet bakanı olarak göreve getirmiş, Derviş de yaptığı yapısal reformlarla ekonomiyi kısa sürede düzlüğe çıkartmıştı.
O dönemlerde iktidarlar, ülkede hukuk güvenliğini sağlamışlar, işleri kısa zamanda düzeltmişlerdi.
Turgut Özal ve Kemal Derviş’i rahmetle anıyorum.
★★★
Şimdi Mehmet Şimşek bir türlü başarıya ulaşamıyor. Neden? Çünkü ülkede hukuk güvenliği büyük oranda erozyona uğramış durumda.
Anketlerde yargıya güven hayli düşük çıkıyor.
Hukukun yeterli olmadığı bir ülkede Mehmet Şimşek ne yapabilir ki?
Oysa onun bilgisi de Özal ve Derviş’ten aşağı değil ama siyasi olarak eli-kolu bağlı görünüyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlekbile “Yatırımcı için hukuk güvenliği oluşturmak gerekiyor” dedi ama bu yolda atılan bir adın görülmüyor.
Sorunun çözümü belli. Siyasetin yargıdan elini çekmesi, ülkede hukukun üstünlüğünün egemen olması gerek ama bu bir türlü olmuyor, işler düzelmiyor.
★★★
Önümüzdeki aylarda Mehmet Şimşek’in işi daha da zorlaşacak.
Mazota yapılan aşırı zam biraz geri çekilse de hâlâ çok pahalı! Sanayiciler, çiftçiler ve nakliyeciler “Artık dayayamıyoruz” diye bağırıyorlar.
Yapılan tüm zamlarda elbette ki savaşların etkisi var ama Rusya ile Ukrayna’nın enflasyonları neden bizden kat kat daha düşük?
Burada yönetim devreye giriyor. Mehmet Şimşek (sistem gereği) bağımsız olarak iş yapamıyor.
İran-ABD-İsrail savaşı nedeniyle yalnız bizde değil, tüm dünyada küresel ekonomi kötüleşiyor. Biz daha çok etkileniyoruz.
Seçim mi dediniz?
Böyle bir ortamda, iktidarın gözünü karartıp bozuk ekonomiyle seçime gitmesi mümkün değil.
Türkiye’de 2028’den önce seçim olmaz!
Mansur Yavaş olayı!
Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa etmesi çok önemli bir olaydır ama beni hiç şaşırtmadı. “Bunu bekliyordum” diyebilirim.
Mansur Yavaş gibi adalet duygusu yüksek bir siyasetçinin, yargının “Mutlak butlan” kararıyla iş başına getirdiği bir yönetimle anlaşması mümkün değildi.
Butlan Başkan Kılıçdaroğlu’nun yönetimindeki CHP’de politika yapmaya devam eden milletvekillerini gördükçe şaşırıyorum. Bunlar artık siyasetten ne bekliyorlar, anlamak zor! İlk seçimde politikadan silinecekleri kesin!
Kılıçdaroğlu’nun “CHP’yi batıran Butlan Başkan” olarak siyaset tarihine geçeceği anlaşılıyor.
Mansur Yavaş’tan sonra Ankara’nın 8 ilçe belediye başkanının da istifa etmesi, CHP’nin baş aşağıya gittiğinin göstergesidir.
Mansur Yavaş “Seçmenin iradesine sadakat siyasetin namusudur” diyerek yoluna bağımsız devam edeceğini açıkladı.
Özgür Özel’in “Mansur Bey, tarihin doğru tarafında durduğunu göstermiştir. Onun birinci sorumluluğu Ankara’yadır. Her kararına saygılıyız” diyerek ona sevgi mesajı göndermesi, Mansur Yavaş’ın bir süre sonra YENİ Parti’ye geçmesinden umudunu kesmediğini gösteriyor.
GÜNÜN SÖZÜ
Bir toplum çıkarcı hale gelirse her alanda sahtekârlar da artar!