Cumartesi akşamı Adalar’da düğüne davetliydim.
Damat Yiğit Acar, yakın arkadaşım...
Biz Yiğit’le Ergenekon ve Oda TV davalarının görüldüğü o zor zamanlarda Çağlayan Adliyesi’nde tanıştık.
Ben muhabirdim, o genç bir avukattı.
Düğünümde davetliydi, ev hapsinde ziyaretçim.
CHP’deki ayrışmada Kılıçdaroğlu’nun yanında kaldı. ‘Butlan’dan sonra CHP’nin Yüksek Disiplin Kurulu üyesi oldu.
Görüş ayrılığımıza rağmen arkadaşlığımızı korumayı başardık.
Düğünün yapıldığı Büyük Anadolu Spor Kulubü’ne girerken, beni gören kimileri şaşkınlık yaşadı.
Kılıçdaroğlu’nu eleştirdiğim için mesafe koyanlar, nadir de olsa yüzünü çevirenler vardı.
Kalabalığa göz gezdirdim.
Çoğunu CHP mitinglerinden, davalardan, televizyon programlarından, konferanslardan tanıyorum.
Gözüm YENİ Partilileri aradı.
Onlardan kimse yoktu.
Yalnızca YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer’in mesajı kulağıma çalındı.
Halbuki bu insanlar yıllarca omuz omuza mücadele
etmişlerdi.
‘biz butlancı değiliz’
Omzuma bir el dokundu.
Genç bir kadın.
“İsmail Bey, burada ne işiniz var!” diye çıkıştı.
“Damat eski arkadaşım” dedim.
Genç kadın, gelinin arkadaşı olduğunu, kesinlikle butlancı olmadığını söyleyip gitti.
Bir çift geldi masamıza.
Damadın kuzeni ve eşiymiş.
Gülerek...
“Biz butlancı değiliz” diye belirtme gereği hissettiler.
Aynı nedenle düğüne katılmayanlar olmuş.
Bu kadarını beklemiyordum.
Ben aslen Erzurumluyum.
Akrabalarım ve köylülerim Kasımpaşa’da oturuyor.
Beyoğlu Erzurumlular Vakfı üyesiyim.
Başkanımız AK Partili.
Üyelerimizin çoğu AK Parti ve MHP’ye oy veriyor.
Biz sınırlı sayıda insan muhalif biliniyoruz.
Bir CHP’linin düğününde şahit olduğum bu travmatik ayrışma bizim köyümüzde olsaydı herhalde cenazemiz yerde, şenliğimiz yarıda kalırdı.
Adım adım çöktüler
O akşam sohbet konularımızdan biri de Adalar’daki başkan vekilliği seçimiydi.
Belediyeye çökme operasyonu şöyle gelişti:
Ali Ercan Akpolat, 31 Mart’ta yüzde 55.48 oyla başkan seçildi.
AK Parti’nin adayı yüzde 22.85 ile ikinci oldu.
TİP, yüzde 12.53 ile üçüncü sıraya yerleşti.
CHP başkan dahil 10, AK Parti 2 meclis üyesi kazandı.
Akpolat, İmamoğlu davalarının en sıkı takipçisiydi. Bir gün sıranın kendisine gelebileceğini tahmin edebilecek bilinçteydi.
Zaten kent uzlaşması soruşturmasından bir süre tutuklu kalan DEM’li Nesimi Aday göreve iade edilmediği için CHP’nin mecliste sayısı dokuza düşmüştü.
Haziran’da Adalar’a yolsuzluk operasyonu yapıldı.
Akpolat ile birlikte meclis üyeleri Fırat Durak, Mehmet Nuri Kaya ve Yavuz Çiftçioğlu tutuklanınca 5’e indiler.
İddiaya göre başkan vekili Medine Pamuk, aldığı tehditlerden dolayı partisine haber vermeden istifa etti.
Geçen pazartesi günü seçim vardı.
Tablo 5’e 2 idi.
Sabah CHP’li 2 üyenin AK Parti’ye oy vereceği ortaya çıktı!
O takdirde AK Parti 4’e çıkıyor, CHP 3’e iniyordu.
YENİ Parti ve CHP ilçe başkanları anlaşarak, seçime katılmadı.
Aynı anda YENİ Partililer cezaevindeki Durak’ı ikna edip istifasını aldı.
Sayı 4’e 4 oluyordu.
AK Partililer tutuklanıp serbest bırakılan CHP’li
Çiftçioğlu’nu, iddiaya göre mesai saatinden sonra kaymakamlığa götürüp göreve iade ettirdi.
Çiftçioğlu, çarşamba günkü oylamada AK Parti’ye oy verdi.
Belediye bu operasyonla AK Parti’ye geçirildi.
AK Parti; CHP ve YENİ Partilileri tek tek düşürürken, iki partinin taraftarları sosyal medyada birbirlerini suçluyordu. YENİ Parti ‘butlancılarla işbirliği yapmamaya’ davet ediliyordu.
Halbuki işbirliği yapılacak kimse de kalmamıştı.
CHP ve Yeni Parti’nin Adalar Belediye Meclisi’ndeki üye sayısı 2’ye düşmüştü!
Demokrasi Tramvayı
Adalar ilk değil, son da olmayacak.
Bayrampaşa, Menderes, Üsküdar, Yüreğir ve Adalar’da aynı anda birden çok yöntem kullanıldı.
Başkan ve meclis üyeleri tutuklanıyor.
Kalanlara korku salınıyor.
Zaaflar ve açıklar tespit ediliyor.
Makam, para ve hukuki güvence teklif ediliyor.
Milli irade ilçe ilçe, il il ele geçiriliyor.
Sırada başkanvekilleri tarafından yönetilen, meclis üye sayısı kafa kafaya olan Beyoğlu ve Ataşehir var.
Tespihin imamesi ise İstanbul.
İBB meclisinde CHP-YENİ Parti ile Cumhur İttifakı arasındaki fark 12’ye düştü.
Erdoğan’ın “Demokrasi bizim için bir tramvaydır, istediğimiz durağa gelince ineriz” cümlesi bugünlerde pratiğini buluyor. Erdoğan’ın demokrasi tramvayı Saraçhane’de duracak, öyle görünüyor.
Tek partiye dönüş
AK Parti, sandıkta yitirdiği milli iradeyi kamu gücünü devreye sokarak, zorla ele geçiriyor. Seksen yıldır ayakta olan çok partili ve serbest seçimli demokratik düzen sarsılıyor.
Yurttaşlarda iktidarın seçimle değişebileceğine olan inanç yok oluyor.
Fiili bir tek parti rejimidir bu.
Erdoğan’ın seçimi kazanması için bütün şartlar oluşturuluyor.
Yalnızca belediyelere çökülmüyor.
Milletvekilleri transfer ediliyor.
Cumhurbaşkanı adaylarından biri cezaevinde.
Diğerine geri adım attırılıyor.
Ana muhalefet bölünmüş
ve darmadağınık...
O kadar ki, Adalar’daki
bir düğünde bile yan yana gelemiyor.