“Mustafa Kemal’in askerleriyiz!”

Önce Ebru Teğmen’in dramı toplum yüreğinde yara açtı.

“Atatürk’ün askerleriyiz” dedikler için Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraç edilen yetenekli 5 teğmenden biri olan Teğmen Ebru Eroğlu’nun orduya dönmek için açtığı dava mahkeme tarafından reddedilmişti.

Dün de Teğmen İzzet Talip Akarsu ile Teğmen Serhat Gündar’ın orduya dönmek için açtıkları davalar reddedildi.

Adalet bekleyen teğmenler bu kararla bir kez daha sarsıldı, yürekleri yandı.

Bugüne kadar 5 teğmenden sadece Deniz Demirtaş açtığı davayı kazanarak görevine başladı.

★★★

Okurlarımdan teğmenler konusunda sürekli mesajlar geliyor. Hafta içinde Ebru Teğmen’in davasının reddedilmesinden sonra gelen mesajların özeti şu:

“Bu ülkenin Meclis’inde, 50 bin kişiyi katleden caniler çetesi PKK’nın elebaşısı Öcalan’a af yolları aranırken...

‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz” dediği için ordudan atılan Harp Okulu Birincisi Teğmen Ebru Eroğlu’nun açtığı davanın reddedilmesi haklı mıdır, adaletli midir?” diye sordu okurlarım...

Tabii ki, adaletli değildir ve karar halk arasında tasvip görmemiştir!

İddiaya göre, Ebru Eroğlu ve diğer teğmenler toplumda karşıtlık yaratmışlar, yaptıkları “Protest” tavırmış...

Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin itibarına zarar vermişler ve kamuoyunda “güven sarsıcı” etki yaratmışlar.

Şaşırmamak mümkün değil! Nasıl hesaplamışlar bunu?

“Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sözü, Mustafa Kemal’in başkomutan olarak zaferden zafere koşturduğu Türk Silahlı Kuvvetleri’nin itibarına nasıl zarar verebilir ki?

Bu sözün kamuoyunda güven sarsıcı etki yaratması nasıl mümkün olabilir?

Mahkeme Heyeti bu konuda bir kamuoyu araştırması mı yaptırmış? Neye dayanarak böyle bir kanaate sahip olmuş?

Biz bu ülkenin yurttaşları olarak 7’den 70’e, hatta 80’e, 90’a, hepimiz Mustafa Kemal’in askerleriyiz.

Şeref duyduğumuz bu söze canımız kurban olsun...

Eğer Mustafa Kemal’in askerleri değilsek, bu toplumda ne işimiz var?

“Mustafa Kemal’in askerleriyiz” demek, dosta-düşmana, herkese karşı “Biz Atatürk devrimlerine ve Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş ilkelerine bağlıyız” demektir.

Ben öyle anlıyorum.

Maalesef, ülkemize çok yararlı olacak yetenekli gençlerimizi yok ederek aslında kendimize yazık ediyoruz!

Generallere ders olacak nitelikte bir savunma!

Çok yetenekli, pırıl pırıl 5 teğmeni ordudan ihraç edenler ve Ebru Teğmen’in davasını reddeden idare mahkemesi, bilimsel bir kamuoyu araştırması yaptırsa, milletin teğmenleri savunduğunu, onların iddiasına inanmadığını göreceklerdir.

Teğmen Ebru Eroğlu’nun mahkemedeki savunması, bizim anlı-şanlı generallerimize ders olacak nitelikte!

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kendisini yalnız bıraktığı için “kırgın” olduğunu belirterek “Kırgınlığımız baki kalacaktır” diyen Teğmen Ebru Eroğlu’nun mahkemedeki ifadesinin bir bölümü şöyle:

“TSK’da erinden generaline kadar herkes yemin etti. Biz TSK’dan uzaklaştırılabiliriz. Üniformamıza, kılıcımıza kimliğimize el koyabilirler. Ancak, kütüğe çaktığım plaket orada duruyor! Üniformamız ruhumuza mozaik gibi işli. Kılıcımız kınında. Türk düşmanlarına karşı çekileceği günü beklemekte. Orduevine girişimiz yasak olsa da Türk milleti bize gönül kapılarını açmış, sofrasında bir tabak yemek, altımıza bir döşek vermek istemiştir. Bizim için önemli olan budur.

Son sözü her zaman Türk milleti söyler. Ben de Türk milletinin bir ferdi olarak diyorum ki; “Yaşa var ol Harbiye, yıkılmaz satvetinle. (Karşı konulmaz gücünle)

GÜNÜN SÖZÜ

Bir yargılamada siyaset varsa, adalet yoktur!

Yazarın Diğer Yazıları