Ömrümüz leylekler gibi lâklâkla geçiyor!

Bugün dünyada 8 milyar 200 milyon insan yaşıyor.

Biz 86 milyon nüfusla, bu devasa kalabalığın bir parçasıyız...

Yeryüzünde, her insanın bir ya da birden fazla derdi olduğunu söylemek yanlış sayılmaz. Dertsiz insan yoktur. Fakat...

Bir dert vardır ki, bu her yerde aynıdır: BOĞAZ derdi... Buna BARINMA derdini de ekleyebiliriz.

Ekonomisi gelişmiş ülkelerde boğaz ve barınma derdi azdır. Bu oran dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sidir. Yüzde 80 nüfus sıkıntılar içindedir.

Durum dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de öyledir...

İnsanlarımızın yüzde 20’si (17 milyon 200 bin kişi) varlıklı, parasal sıkıntılardan uzak, zengin ve çok zengin grubu oluşturuyor.

Yüzde 80 gibi büyük bir çoğunluk ise ekonomik güçlüklerin kıskacında yaşıyor! Hele en alttaki yüzde 20’lik bir grup var ki, onlar için ağlamak lâzım... Yoksulluk değil, açlık sınırında yaşam savaşı veriyorlar!

★★★

İktidarın “Türkiye Yüzyılı” ilan ettiği, 21’inci Yüzyıl’ın, dörtte birini bitirdik, ilk 25 yıl geride kaldı, şimdi 26’ncı yıldayız. Halimiz nasıl?

Ülkede demokrasi iyice zayıfladı, güven azaldı, ekonomi krizden kurtulamıyor, siyasiler popülizm yapıyor, halktan çok kendi koltuklarını, kendi çıkarlarını düşünüyorlar.

“Leyleğin ömrü lâklâkla geçer” denir ya... Bizim ömrümüz de leylekler gibi lâklâkla geçiyor.

Gelecekte bizi ne bekliyor, bilemiyoruz.

Ortam o kadar bulanık ki, ileriyi göremiyor “İnşallahla, maşallahla” kendimize moral vermeye çalışıyoruz.

★★★

Fiyat artışları karşısında çaresiz kalan yönetim bir vakitler “Pahalı malları boykot edin” demiş, halktan sabır isteyerek metanet beklemişti!

Evet, boykot edelim de, hangisini boykot edeceğiz?

- Geçmediğimiz köprüleri, uçmadığımız havaalanlarını mı?

- Sık sık gelen zamlarla bütçeleri delen elektriği mi, doğal gazı mı, benzini mi?

- Aşırı vergileri mi?

- Geçmiş yıllara göre fiyatları yüzde 100, yüzde 200 artan kuru fasulyeyi, nohudu, mercimeği mi?

- Sıkıysa gel de ekmeği boykot et!

- Ülkede pahalı olmayan ne var ki?

“Boykot” sözü boş lâf olmaktan öteye gitmiyor.

★★★

Devlet tasarruf yapıp harcamalarını kısmazsa, bütçe açık vermeye devam ederse, fiyatlar alır başını gider.

Savurgan yönetim anlayışıyla ekonomi düzelmez!

Ne kadar süreceği bilinmeyen bir kriz içindeyiz...

Ülkede tasarruf şart ama iktidara göre devlet erkânı tasarruf etmez, itibarları var çünkü...

Peki, kimden tasarruf olur?

İşçiden, emekçiden, çalışandan, vatandaştan, emeklilerin maaşlarından tasarruf olur!

İktidar, adalete, hukuka, eğitime önem vermeden, toplumun refahını düşünüp önüne güven verici bir hedefler koymadan ve “İtibardan tasarruf olmaz” zihniyetini terk etmeden ülkede hiçbir şeyi düzelmez!

TEBESSÜM

Biraz da ciddiyet...

1886-1962 yılları arasında yaşayan Sakallı Celâl keskin zekâsı, nüktedanlığı ve hazırcevaplığı ile efsaneleşmiştir. Türkiye’nin unutulmuş gerçek bir dehasıdır. Hayatı boyunca yazılı bir eser kaleme almamıştır ama eleştirileri unutulmamış, halka mal olan ünlü sözleri günümüze kadar gelmiştir.

Derin bilgisi ve iğneli diliyle tanınan Sakallı Celâl’ın asıl adı “Celâl Yalınız” idi. Onun unutulmayan sözlerinden bazıları şunlardır:

“Tanzimat ilan ettik olmadı,

Meşrutiyet ilan ettik olmadı,

Cumhuriyet ilan ettik olmadı,

Yahu, biraz da ciddiyet ilan etsek!”

★★★

“Ülkemizde ilgililer bilgisiz, bilgililer ilgisizdir!”

“Türkiye’de ‘aydın’ geçinenler Doğu’ya doğru giden bir geminin güvertesinde Batı yönünde koşturarak Batılılaştıklarını sanırlar”

“Bu kadar cehalet ancak tahsil ile mümkün olur!”

GÜNÜN SÖZÜ

Çeşmedeki su akmayınca değeri daha çok anlaşılır!

Yazarın Diğer Yazıları