İşler hangi raddede bu kadar çığırından çıktı anlamak güç. Süper Lig'e yıldız yağıyor, isimler havada uçuşuyor her şey iyi güzel de bu ödenen, konuşulan paralara akıl sır ermiyor.
Salah, Osimhen, Sane, Kante, Greenwood, Trossard ve daha nicesi ismen harika isimler buna kimsenin bir sözü yok. Ama büyük bir yanılgımız var: Bu isimlerin hiçbiri arma için gelmiyor.
Trabzonspor Salah transferiyle sadece Türkiye'de değil, dünyada da sükse yaptı. Hatta, öyle sıradan bir sohbet ederken, yapay zekayı bile inandırmakta güçlük çektim bu transfere.
Yıllık alacağı maaşın 17 milyon olduğu ve forma satışlarından da belli bir oran alacağı konuşuluyor. Önce Beşiktaş'a gidecekti olmadı Trabzonspor'a dümeni kırdı.
Geçen yıl Osimhen'in de transfer süreci bir hayli uzamış ve en sonunda yıldız isim Galatasaray'a imza atmıştı. Suudi Arabistan takımlarından gelen astronomik maaş tekliflerini reddedip, aslında bir başka astronomik teklif olan sarı-kırmızılılara imza atmıştı. Bunun adına da 'büyük fedakarlık' denmişti.
Ngolo Kante Fenerbahçe'ye gayet yüklü bir maaşa imza attı. Kalitesi tartışılmaz olsa da yaşı da bir hayli geçkin artık. Kante'nin transfer sürecinde, sosyal medyada utangaçlığı ile milyon tane video paylaşıldı durdu. Öyle bir utangaçlık ki milyonlarla ölçülüyor.
Gelelim sadede. Bu yıldızlar buraya ne arma için ne taraftar için geliyor. Önce bir uyanalım. Türkiye, birkaç yıldır, yıldız futbolcular için Avrupa'daki Katar oldu.
Fedakarlıklar, utangaçlıklar, samimiyetler... Hepsi de milyonluk.