Ortaçağ’dan kalan şehir kapısı Michael’ den geçip, masalımsı maviş Nouveau Kilisesi’ne bakıp, kola benzeri yerel kofolalarını içip, bizi hep kıskanan Avrupa’nın ortasına çıkarma yaptılar. İnternette ucuz uçak bileti kovalayacak halleri yok ya, altı üstü 2,5 saatlik uçak yolculukları bitti. Tuna Nehri’nin iki yakasını tutan Bratislava’ya, bakanı, koruması, danışmanları, gazetecisi derken, 20 kişilik olduğunu işittiğim PISA ekibimiz, ağızları kulaklarında vardı. Slovakya’ya gitmişken sınır komşusu Avusturya’da büyükelçimize uğrayıp, bir Türk kahvesi içmemek olmazdı. Yerli ve milli ay çöreğinin, cevizli ve haşhaşlı olanı Bratislava çöreğinin tadına da bakıldı. Gürcistan Eğitim, Bilim ve Gençlik Bakanı Givi Mikanadze teyzeyle, Kırgızistan Eğitim Bakanı Dogdurkul Kendirbaeva’yla, OECD Genel Sekreter Yardımcısı Frantisek Ruzicka’yla da anı fotoğrafları da çekildi. OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann’la da bir poz verseler, iyiydi.
KANUNİ TORUNLARI
Memleketten 1.516 km uzaktaki eğitim neferlerimiz; OECD’nin 3 yılda bir yaptığı ve Türkiye’nin 23 yıldır katıldığı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sonuçlarını hiç bilmiyormuş gibi oturup heyecanla (!) bekledi. OECD Eğitim ve Beceriler Direktörü Andreas Schleicher, önceden bildirse de sayılmaz (!) Türk heyetine, ‘matematik, fen bilimleri, okuma becerisi’ dahil üç kategoride, Türkiye’nin OECD ülkelerini geçtiği bilgisi sızmamıştır(!) Avrupa’nın ortası Macaristan’ı fethedip, Viyana’yı kuşatan Kanuni Sultan Süleyman’ın torunları 20 yıldır olduğu gibi bir kez daha başı önde eğik, yurda dönmeyecekti, biliyorlardı. Selef bakan, sonuçları kulaklarıyla duymak için 3 yıl önce Paris’teydi. Türkiye, 37 OECD ülkesi arasında okuma becerisinde 30., matematikte 32. ve fende 29. sırada dökülüyordu. Boynu bükük yurda döndü.
ALMANYA KISKANDI
MEB’de 5 yıl müsteşar koltuğuna oturan Yusuf Tekin, 3 yıl önce selefinin yerine geçince, PISA sonuçlarında bir mucize (!) oldu. Türkiye sıralamalarda; fende 15, okumada 18, matematikte 11 basamak birden yükseldi. “PISA 2025’te tarihî bir başarıya imza attık. İlk kez fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıktık, matematikte ise OECD’yi yakaladık. Eğitimde güçlü, başarılarıyla dünyada söz sahibi bir Türkiye” dedi, gururlanarak Yusuf Tekin. Müsteşarken, PISA sıralamalarında Türkiye’nin yerlere çakılma sorumluluğunu elbette ki, üstüne hiç almadı. Orta Avrupa’daki Kanuni’nin fedaileri edasıyla ağzı kulaklarında gülerek, yurda döndü. Son 10 yılda OECD ülkeleri içinde Türkiye, ‘fen bilimleri, okuma becerileri, matematik’ alanlarının üçünde de puanını artıran tek OECD üyesi ülkesi oldu. Eyvallah! Almanya, da bizi kıskandı (!)
YOKSULLUK DERİNLEŞTİ
İngilizce 623 sayfalık PISA 2025 raporunun satır aralarına inince; MEB’in çizdiği pespembe eğitim tablosu kararmaya başladı. ‘Tarihi başarı dedik ya…” teorisini çökerten veriler, Türk eğitim sisteminin gerçekte alarm verdiğini kanıtladı. Matematikte, OECD ülkelerini geçsek de, öğrenciler arasında hiçbir matematik formülünün izah edemeyeceği ekonomik sınıf farkı makası çok derin açılmıştı. Ülkedeki en zengin yüzde 10 ile en yoksul yüzde 10’un çocuklarının eğitim-öğretimi arasında 141 puan fark ortaya çıktı. ‘141 puan ne?’ diyerek, geçmeyin. 141 puan bir öğrencinin, 7 okul yılına denk gelen öğrenme süresi. PISA’ nın gerçek şampiyonları Singapur ve Japonya’nın yer aldığı 7 Asya ülkesinde öğrenciler arası ekonomik sınıf farkının eğitime etkisi sadece 45 puan. Türk öğrenciler, şampiyonlardan 3 kat yoksul!
PROBLEM ÇÖZEMİYORLAR
Türkiye’nin test sonuçlarına bakalım. Dijital Dünyada Öğrenmede; 473 puanla OECD ülke ortalaması 500 puanın altına inip, 32.’yiz. Sondan sayarsak altıncı! Bilgi İşlem Problem Çözmede; öğrencilerimizin sadece yüzde 13,2’si üst performans gösterirken, OECD ortalaması yüzde 26,1. Çocuklarımızın yüzde 86,8’i problem çözemiyor. Bizim en düşük performans düzeyinde başarı oranımız yüzde 71,4 iken, OECD ortalaması yüzde 77,3. Okuma becerisinde; 472 puan alıp, 461 puan olan OECD ülkelerini geçsek de, Türk çocuklarının yüzde 75,9’u en düşük performansı zar zor gösterebildi. 15 yaşında lise 1. sınıftaki 100 öğrenciden 24,1’i okuyamıyor ya da okuduğunu anlamıyor. Okulda Kendini Güvende Hissetme verisi mi? Eksi 0,10. Zorbalık Endeksinde, ilk 10’a girdik. Öğretmen eksikliği bizim çocukların yüzde 92,4’ünü etkilemez iken, OECD ülkelerinde bu oran yüzde 39. Avrupalı çocuklar bir tuhaf! Öğretmenin yoksa al topunu, çık bahçede oyna (!) Pastırmalı pizza tadında sunulan PISA 2025 Türkiye Raporu’nun altı yanık, yerseniz!