Sevgili okurlarım, bu KK’nın nice yanlışlarını bundan önce de burada yazardım. Mektuplarımı okurdu ama hiçbir yanıt veremezdi...
Oysa beklerdim ki onurlu bir siyasetçi kimliğine bürünüp konuşsun.
Ama KK hiç konuşamıyor, ağzını bile açamıyordu.
Köşesine çekilmiş herhalde “uygun bir ortam” oluşmasını bekliyordu.
Şimdi lâfı daha fazla uzatmadan kendisine yazdığım, bu köşede yer alan 29 Haziran 2025 tarihli mektubumu bir kez daha (özetle) okuyalım:
★★★
“Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, 23 yıldan bu yana başımızda olan AKP iktidarı çöküşe doğru hızla yol alırken, siz devreye girdiniz.
49 yıllık gazeteciyim, bu mesleğin içindeyim... (Şimdi 50. yıla adım attım.)
Sanırım olayları, siyasi gelişmeleri biraz olsun analiz edecek yeterliğe sahibim.
Şimdi ortaya çıkan şu gelişmeleri gördükçe ister istemez eyvah diyorum. Bir yanda yargıyı kendi ekonomik ve siyasi çıkarları için kullanan bir iktidar partisi. Öbür yanda ise hak, hukuk ve adalet kavramlarını çoktan yok etmiş olan ucube, hilkat garibesi bir tek adam rejimi...
Başkanlık sistemi...
O ne diyorsa doğrusu odur diyen ve memleketi açmazlara sürükleyen bir iktidar partisi...
Milyonlarca insanımızı temsil etmekte olan ana muhalefet partisini bile takmayan bir baskı ve zulüm düzeni.
★★★
Kemal Bey, aslında şu söylediklerimi siz hepimizden iyi biliyorsunuz...
Bu düzende CHP yeni yönetimiyle birlikte, uzun yıllardan bu yana ilk kez güç kazandı ve atağa geçti. AKP işte bu ortamda yargıyı devreye sokmak zorunda kaldı.
Şimdi olayların tam da göbeğindesiniz.
Hatta şu anda bu çarpık düzenin başrol oyuncusu olarak siz görev yapıyorsunuz.
Üzülerek söylüyorum, işlerin sarpa sarmasının en büyük nedenlerinden biri sizsiniz çünkü konuşamadınız, ağırlığınızı koyamadınız.
★★★
Kemal Bey, sizin bazı partilileriniz tarafından piyasaya sürülen söylentilere göre İmamoğlu-Özel ekibi bu son kurultay öncesinde bazı delegelere para dağıtmış, hatta bazılarına İstanbul Büyükşehir Belediyesi kontenjanından apartman daireleri vermiş!
Bu iddiaların hiçbiri bugüne kadar kanıtlanmadı.
Ama siz partinin genel başkanı olarak yine suskun kaldınız.
İktidar çevreleri ve özellikle adına yandaş medya denilen satılık basın kuruluşları sizin suskunluğunuzdan yola çıkıp bu konuda yeniden tantana yapmaya başladı.
Şimdi onların bir numaralı boy hedefi Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel yönetimindeki CHP...
★★★
İmamoğlu sorununu, onu hapse attırarak kendilerince çözdüler...
Ve onu bir daha da kolay kolay çıkaracaklarını tahmin etmiyorum.
Hakkında bugüne kadar açılmış 12 dava var. Bu davalardan birinde veya ikisinde bile hapis cezası aldırdıkları takdirde İmamoğlu ‘siyaset yasaklısı’ olacak ve iş zaten bitecek.
Hukukçu değilim ama bence son noktayı ‘diploma davasında’ koyacaklar.
İmamoğlu’nun üniversite mezunu olmadığını ve bu nedenle cumhurbaşkanı adayı olamayacağını ilan edecekler.
★★★
İktidar medyası bu konulara büyük bir hırsla sarıldı beyefendi...
Partinin 13 yıl genel başkanlığı görevinde bulunan siz ise bütün bunlar olurken susmaktan başka ne yaptınız?
Sizin gibi birinin böyle konularda suskun kalmasının bir tek anlamı vardır:
AKP iktidarına ve onun çığırtkanlığını yapan yandaş medyaya “Doğru yoldasınız, aynen devam edin ve ipin ucunu sakın ola ki bırakmayın” mesajını vermektir.
★★★
Ama tekrar söylüyorum...
Bütün bunlar olurken, İmamoğlu dahil çok sayıda CHP’li belediye başkanlarınız tutuklanırken hiç ses veremediniz.
Herhalde şöyle düşünüyordunuz:
“İktidar ne isterse yapsın, ne derse yaptırsın. Yeter ki partide benim önümdeki engelleri devre dışı bırakıp tasfiye etsin!”
Maşallah, bu olayları iyi anladığınız böylece ortaya çıktı!
★★★
Bakınız, AKP iktidarının borazanı TRT başta olmak üzere bütün yandaş medya bülbülleri şimdi sizi savunmak için şakır şakır ötüyor!
Varsa Kemal Kılıçdaroğlu, yoksa Kemal Kılıçdaroğlu!
Partinin başında iken size en ağır sözlerle ve hatta hakaretlerle saldıranlar şimdi övgüler düzüyor!
Ne yazıktır ve ne acıdır ki “bir bölen” oldunuz.
Bundan sonra mahkeme kararıyla olsun ya da olmasın CHP’nin başına geçseniz, hatta tam yetkili cumhurbaşkanı bile olsanız hiçbir şey değişmez.
Memleketin hele şu ortamında kendinizi boş yere yıprattınız, onulmaz büyük yaralar aldınız.
Şimdi ise partinizde ‘iç kavga’ çıkarmayı başardınız!
Gözünüz aydın!
Saygılarımla ve başarı dileklerimle.
Vatandaş Emin!”
★★★
Evet efendim, kendisine yaklaşık bir yıl önce, 29 Haziran 2025 günü bunları yazmıştım.
Beyefendi ve yakın adamlarının memlekette yarattıkları gerilim tablosu özetle böyle. Ama dahası daha var. Onu da birkaç gün sonra size iletirim.