Geçen sezon final maçında İnter’i perişan ederek 5 atan PSG, bu maç öncesinde ‘muhtemelen yine kazanır’ yorumlarıyla sahaya çıkmıştı. Bu sezon da çok iyi oynayıp galip geldiği maçlar hafızalardan silinmemişti çünkü.
Arsenal, 22 yıl sonra Premier Lig şampiyonluğuna ulaştıktan sonra kuşkusuz Şampiyonlar Ligi finali için büyük moral yakalamıştı. Arteta’nın her zaman büyük güven duyduğu Havertz, mükemmel vuruşuyla Arsenal’ın golünü maçın hemen başında atınca oyun Arteta’nın istediği senaryoya tam anlamıyla döndü.
Arsenal adına defansif anlayışta mesele Kvara ve Dembele’nin hücumda etkisiz kalmalarını sağlamaktı. Arsenal, takım halinde bu isimlere çok yakın oynuyordu ve onları ilk yarıda devre dışı bırakmıştı.
Hakimi ve Nuno Mendez’in kanattan atağa çabuk çıkmaları, Arsenal’ın alan daraltma anlayışı ile engellenmişti. Oyunu Odegaard iyi koordine ediyordu ama ikinci yarı kayboldu.
Arsenal iyice geriye yaslanırken, PSG baskıyı artırmıştı. Beraberlik, Kvara’nın aldığı penaltıda Dembele’nin golü ile gelirken, erken kapanmanın bedelini ödemişti Arsenal. Maç uzatmalara gitmişti. İki takım da uzatmalarda risk almayınca iş penaltılara kaldı.
Arsenal penaltılarda yıkıldı ve bir finalde daha kaybetti. Üst üste ikinci defa kupaya uzanan PSG böylece büyük bir başarıya imza attı.