Sevgili okurlarım, her gün karşımıza çıkan olumsuz haberlerden hepimiz artık bıktık. Biz, vatandaşlar olarak biraz da olumlu haber beklerken tam tersini görüyoruz.
Böyle bir ortamda karşımıza iyi haberler çıkmasını bekliyoruz ama bir türlü olmuyor.
Bugün sizlere iletmek istediğim müjde gerçekten önemli. Bunu hep birlikte paylaşmak zorundayız.
CHP’den seçilen belediye başkanları görevden alınıp tutuklanıyormuş, sırası gelen gidiyormuş...
Dün bu listeye Ankara’dan Etimesgut belediye başkanı Erdal Beşikçioğlu da eklenmiş,,,
Görevden alma furyası bir süre sonra Mansur Yavaş’a ulaşacakmış...
Milyonlarca insanımız iş arıyormuş...
Siz bunlara aldırış etmeyin. Böyle durumlar her ülkede olabilir.
Yok efendim kuru soğanın bile kilosu 60, patatesin ki 45 liraya çıkmış.
Geçim sıkıntısı milyonlarca insanımızı mahvetmiş...
Devletin ve milletin madenleri, ormanları, köprüleri kendi adamlarına peşkeş çekiliyormuş...
Kadın cinayetleri hortlamış...
Herkes sokaklarda birbirini öldürüyormuş,..
Bütçe açığı patlamış...
İstanbul valisi bütün okullara genelge gönderip her okulda mescit açılmasını istemiş...
Hapishaneler tıka basa dolmuş. Şu anda tutuklu ve hükümlü olarak hapiste yatanların sayısı 450 bin olmuş...
Siz siz olun ve bu olumsuz haberlere artık kolayca inanmayın...
★★★
Şimdi geliyorum size açıklamak istediğim büyük müjdeye...
Okuyun, öğrenin, duyanlar duymayanlara anlatsın.
Türkiye Ay’a gidecek!
Bunu yazdığım için sakın bana bozuk çalmayın, ‘ulan amma da palavra attın haaa’ demeyin.
Bu gerçeği iki gün önce açıklayan şahıs Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır oldu, Türkiye’nin milli uzay programı kapsamında yerli imkânlarla geliştirilen bir uzay aracıyla Ay’a ulaşmaya hazırlandığını duyurdu.
Haberin daha ilk birkaç satırını okuyunca kendimden geçmişim, ‘Helal olsun senin iktidarına bu yollar’ diye bağırmışım!..
Çünkü biliyorum, memleketimizi Recep Tayyip’in önderliğinde yöneten bu iktidar eğer isterse Mars’a, Neptün’e bile gider.
★★★
Bizimkiler bir süre sonra bu konuda Antalya’da büyük bir uluslararası kongre yapacak ve orada işin geri kalan bölümlerini açıklayacaklarmış.
Bakan Bey bu konuda şöyle diyor:
“Yerli imkânlarla hazırlanan bir uzay aracıyla Ay’a ulaşacağız. Bu program kapsamında ilk Türk astronotu Alper Gezeravcı uzay istasyonunda 13 bilimsel deney gerçekleştirdi. İkinci astronotumuz Cihangir Atasever de 7 deney yürüttü.”
Bakan Bey’e göre bu deneyler çok yararlı olmuş!
“Bu deneyler milletimizin hayal gücünü harekete geçirdi ve milyonlarca gencimize ilham verdi” diyor.
Efendim biliyorsunuz, paralı uzay gezileri özellikte ABD’de tezgahlanıyor. Orada bu işi yapan şirketler var.
Örneğin 100 bin dolar veriyorsunuz, sizi özel aygıtlarla donatıp rokete bindiriyorlar.
Gökyüzünde kısa bir tur atıp dünyayı yukarıdan görüyor ve tekrar dünyaya iniş yapıyorsunuz.
Bakan Bey’in adını verdiği iki Türk astronot (!) uzaya işte bu koşullarda turist olarak götürülmüştü.
Yani onlar astronot falan değil parası devlet tarafından ödenen iki turistti!
★★★
Neyse yani, ne olursa olsun ben size ‘müjdemi’ verdim...
Çünkü bu öyle bir şey ki, bizimkiler hele de kendi üreteceğimiz roketlerle uzaya giderse müthiş bir şey olur.
Kuru soğan üretemiyorlar ama Ay’a gidecekler!
Şimdi bana sorabilirsiniz...
“Bu yazdıklarına sen kendin inanıyor musun? Bunlar palavra değil mi!”
Palavra olsa yazar mıyım efendim...
Bu müjdeyi koskoca Bakan Bey açıkladı.
Yalan olsa, palavra olsa, göz boyamaca olsa hiç açıklar mıydı!
Bekleyin görün.
Keşke mümkün olsaydı, o roketlere ben de binip ‘astronot’ olurdum. Ama beni almazlar ki!
Hatta elimde yetki olsa görevden alınıp tutuklanan bütün CHP kökenli belediye başkanları da roketime koyup Ay’da bırakırdım.