Trump “Bir medeniyet yok olacak”, “İran taş devrine dönecek” diye sallıyordu ama savaşın 40’ıncı gününde iki haftalık ateşkese razı olmak zorunda kaldı.
Trump da, yönetimi de palavracı!
Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran karşısında aldıkları yenilgiyi örtmek için:
“İran ateşkes için yalvardı, Trump da acıdı!” dedi.
Trump’ta “acıma duygusu” var mıdır, tartışılır ama İran’ın da Trump gibi birine yalvarmayacağı kesindir.
Akılları sıra kendi kamuoylarını aldattıklarını sanıyor bunlar...
Oysa Amerikan halkı her şeyin farkında...
★★★
4 günde biteceğini düşündüğü savaşın 40’ıncı gününde, ringde abandone olmuş boksörün menajeri gibi havlu atan Trump resmen yenildi, karizması fena halde çizildi!
İran’ın, Pakistan aracılığıyla önerdiği 10 madde halindeki şartları kabul eden Trump “Bunlar barış müzakereleri için bir temel olabilir” dedi.
Aslıda İran’ın şartları hayli ağır. “Yakıp-yıkacağım” diye atıp-tutan Trump’ın çaresizlikten bunları kabul etmesi İran’ın zaferidir ve Amerikan İmparatorluğu’nun yediği bir tokattır!
Kesin barış olmayıp “Ateşkes süresi” bittikten sonra Trump yeniden saldırı başlatsa bile bu “ABD’nin dünyadaki eski itibarlı konumunu kaybettiği” gerçeğini değiştiremez!
★★★
Yalnız dünyada değil, Amerika içinde de Trump’a büyük tepki var.
Yürüyüşler yapılıyor, sloganlar atılıyor, Amerikan halkı “Biz kral istemiyoruz” “Defol git” çığlıkları atıyor.
Bu arada siyaset alanında da sert rüzgârlar esiyor.
24 Demokrat parlamenterin, Amerikan Anayasası’nın 25’inci ek maddesine dayanarak “Başkan Trump’ın görevden alınması” için harekete geçtiği öğrenildi.
25’inci ek madde “Bir ABD Başkanı’nın görevini yerine getiremeyeceğine kanaat getirilmesi durumunda, Başkan’ın görevden alınarak yerine Başkan Yardımcısı’nın geçici olarak görevi devralmasını” içeriyor.
★★★
Soykırımcı İsrail Başbakanı Netanyahu gibi bir karganın peşine takılıp ABD’nin başına işler açan Başkan Trump’ı zor günler bekliyor.
Ünlü ata sözümüzdür “Kılavuzu karga olanın burnu boktan çıkmazmış!”
Netanyahu karga, Trump da “burnu boktan çıkmayan” sığ görüşlü bir başkan!
İran’ı taş devrine döndüreceğini iddia eden Trump’ın kendisi sert kayaya çarptı ve bu ummadığı taş başını yardı. Şimdi paçasını kurtarmaya çalışıyor.
Dünyanın Trump’tan kurtulması lâzım!
İktidar “Seçim” lâfını duyunca “öcü” görmüş gibi oluyor!
AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in “En sevdiğimiz şey sandıktır” sözünü dinleyenler anlamlı bir şekilde tebessüm ederek “Demek ki, AKP en sevdiği şeyden kaçıyor. Nasıl bir sevgi bu?” dediler.
CHP lideri Özgür Özel’in “Ara seçim” ve “Erken seçim” çağrılarını hedef alan Ömer Çelik:
“Özgür Özel ‘AKP seçimden korkuyor mu?’ diyor. Biz siyasi hayatımız boyunca rakiplerimizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz. Bizim en sevdiğimiz şey sandıktır. İstikrar ve hedeflerimize, etrafımızdaki tabloya baktığımızda seçimlerin doğru şekilde zamanında yapılması gerektiğini ifade ediyoruz. Defalarca yendiğimiz bir rakipten neden korkalım?” dedi.
Ancak... Seçimi sadece Özgür Özel istemiyor ki! Millet de “Seçim” diye bağırıyor.
Devlet Bahçeli hariç, bütün parti liderleri de seçim istiyor.
Peki neden istiyorlar?
Çünkü... Ülkede “Yolsuzluk, Yoksulluk, Yasaklar” arttı. İşler iyi gitmiyor. Her yanı derin bir yoksulluk sarmış durumda... İnsanlar “Aş istiyoruz! İş istiyoruz! Barınmak istiyoruz!” diye bağırıyor.
Ülkenin düzlüğe çıkması için tek çare erken seçim ama iktidar da, ortağı da “Seçim” lâfını duyunca “Öcü görmüş” gibi oluyorlar!
GÜNÜN SÖZÜ
Madem seçiyoruz, yeni seçime kadar iyi-kötü katlanacağız!