Truva’nın intikamı

1915 Çanakkale Kara Muharebeleri’nin 111’inci yıl dönümü -5-

Albay Mustafa Kemal, kan gölüne dönen Kemalyeri’nden Anafartalar’a geçti, Conkbayırı Tepesi’nde kırbacıyla hücum emri verdi. İşgal kuvvetlerini yıkarak, Truva’nın 3 bin yıllık intikamını aldı

Anafartalar’da, cephe çok kritik bir duruma gelmişti.

Türk komutanları endişeye götüren bu tarihi an, 8 Ağustos 1915’tir.

Albay Mustafa Kemal, Kolordu Komutanı’ndan bu tehlikeli durum için Ordu Komutanı’nın dikkatini çekmesini ister.

Komutanların sorumluluk almaktan çekindiği bir atmosfer oluşmuştu.

★★★

“ÇOK GELMEZ Mİ?”

8 Ağustos 1915 günü saatler 20.00’yi gösterirken, Kolordu Kurmay Başkanı Yarbay Fahrettin Altay, Mustafa Kemal’le telefonla görüşür:

“8 Ağustos öğle vakti, durum son derece tehlikeli bir hale geldi. Derhal Kolordu Komutanı’na, ‘Conkbayırı bölgesine kuvvetli bir komutanın ataması gerektiğini, onun için de Mustafa Kemal Bey’in kolordu komutanı olarak bu bölgeye verilmesini söyledim.’

‘Siz bunu Ordu Kurmay Başkanı’na teklif ediniz...’ dedi.”

★★★

Altay, konuyu Ordu Kurmay Başkanı’na iletir.

Ve Mustafa Kemal’i Ordu Kurmay Başkanı arar.

Mustafa Kemal, görüşmeyi günlüğüne kaydeder:

“Kurmay Başkanının, ‘Çare kalmadı mı?’ sorusuna verdiğim cevap, bütün mevcut kuvvetlerin emir komutama verilmesinden başka çare kalmadığını söyledim.

‘Çok gelmez mi?’ dedi.

‘Az gelir” dedim...…

Gece yarısına doğru, Anafartalar Grubu Komutanlığı’na tayin edildiğime dair emir aldım.”

Ve defterine yazar: “Sorumluluğu büyük bir iftiharla kabul ettim.”

Çanakkale Cephesi’nin en kanlı, en büyük, en şiddetli taarruzunu yönetecektir.

★★★

KEMALYERİ’NDEN ANAFARTALAR’A

Dört aydan beri süren Arıburnu Cephesi’nin kanlı muharebeleri, Mustafa Kemal’i o denli yormuştu ki...…

Son üç gün uyumamıştı...…

Yeni görev yeri Anafartalar’a hareketinden önce, birliklerine bir veda mesajı yayımlar.

★★★

8 Ağustos 1915 Pazar, saat 23.30...…

Mustafa Kemal, savaş günlüğüne şunları yazar:

“8/9 Ağustos 1915 gece saat 23.30’da, gecenin karanlıkları içinde, 19’uncu Tümen karargâhından hareket ettim. Kemalyeri civarından Kocadereköy kuzeyine çıktım. Dört aydan beri ilk kez bir dereceye kadar saf hava soluyordum. Gerçekte, Arıburnu bölgesinin ateş hattında ve orada karargâhlarda yaşayanların soluduğu hava, insan cesetlerinin kokmasıyla niteliğini kaybetmiş bir hava idi.”

BİRİNCİ ANAFARTALAR MUHAREBESİ

Anafartalar Grup Komutanlığı’na atandığını, birliklerin yerlerinin ve düzenlerinin bildirilmesini emreder.

9 Ağustos 1915 Pazartesi, sabahın erken saatleri...…

Muharebeyi sevk ve idare edeceği gözetleme yerine, sert adımlarla gelir.

Saldırı, 5.15’te başladı.

Türkler, Anafartalar tepelerinden süngü hücumuyla düşmana koşuyorlardı.

İngiliz General Hamilton, güvendiği askerlerin yığınlar halinde, tepeleri bırakarak kaçışlarını büyük bir üzüntü ve hayal kırıklığı içinde seyreder.

★★★

CONKBAYIRI MEYDAN MUHAREBESİ

9/10 Ağustos 1915 gecesi...…

Tüm komutan ve subaylar, hiç uyumadan hücum düzenini gece boyunca aldırdılar.

Mustafa Kemal, “Bütün geceyi pek rahatsız ve uykusuz geçirdim...” diyecekti.

Dört gün, dört gece uykusuzdu...…

★★★

10 Ağustos sabahı saat 4.30...…

İki tümen ve takviye için son anda yetişen bir alay saldırıya hazır durumdaydı.

Düşman, 50-100 metre mesafedeydi.

Conkbayırı Tepesi, düşman ölüleri ve şehitlerle doluydu.

Birlikler, mevcutlarının yaklaşık yarısını önceki muharebede kaybetmişlerdi.

Düşmana kesinlikle top ve tüfek atışı yapılmayacaktı.

Askerler süngü takmış, hücum emrini bekliyorlardı.

Savunduğu bölge, yalnız İstanbul’un değil, devletin son anahtarıydı...…

Balkan utancını yaşayamaz ve yaşatamazdı...…

★★★

Mustafa Kemal saldırı anını anlatıyor:

“Gün doğmak üzere idi. Çadırımın önüne çıktım...… Saatime baktım. Dört buçuğa geliyordu.

Birkaç dakika sonra, ortalık tamamen ağaracak ve düşman askerlerimizi görebilecekti... Gayet seri ve kısa bir denetleme yaptım. Yüksek sesle askerlere selam verdim ve dedim ki:

‘Askerler, karşımızdaki düşmanı yeneceğinize hiç şüphe yoktur. Fakat siz acele etmeyin. Önce ben ileri gideyim. Siz, ben kırbacımla işaret verdiğim zaman hep birden atılırsınız...”

★★★

Ağır, kararlı adımlarla düşman hattına yaklaştı.

Tüm askerlerin görebileceği yüksek bir yere kadar yürüdü.

Durdu, askerlerine baktı.

Gün doğarken binlerce süngünün parıltısını onu selamlar gibiydi.

★★★

Kırbacını başının üzerine kaldırdı.

“Ondan sonra hücum safının önünde bir yere kadar gittim ve oradan kırbacımı havaya kaldırarak hücum işaretini verdim.”

Subaylar haykırdılar: Haydiiiii!

Savaş tarihinde eşine rastlanmayan, şiddetli süngü hücumu başladı.

Çığlıklar ve bağrışmalardan başka bir şey duyulmaz oldu.

Kısa sürede, Conkbayırı’nda tek bir düşman kalmadı.

Türk askerleri kaçan düşmanın üzerine, yarların tepesinden atlıyordu.

Bu anda, “Uçan Türkler”, bir efsane olarak düşmanın savaş günlüklerinde yer alacaktı.

MUSTAFA KEMAL’İN YARALANMASI

Mustafa Kemal’in bulunduğu tepe de bombardıman altında kaldı; ancak savaşı yönettiği bu yerden ayrılamazdı.

Göğsüne isabet eden şarapnel parçası, saatine çarparak parçalamış, büyük bir kan çukuru bırakmıştı.

İşgal Kuvvetleri Komutanı Hamilton, günlüğüne şunları yazdı:

“Conkbayırı’nda Türkler çok iyi bir komutana sahipler... Çok iyi komuta edilen ve yiğitçe dövüşen Türk ordusuna karşı savaşıyoruz...”

İşgal Kuvvetleri Komutanı, Mustafa Kemal’e hakkını teslim eder.

TRUVA’NIN İNTİKAMI

Bu dev savaş meydanında, tarihin en kanlı, en şiddetli, en hızlı süngü hücumu sekiz saat sürer.

Conkbayırı dahil, Birinci Anafartalar Muharebesi’nde, Türk kuvvetlerinin toplam kaybı 20 bini buldu.

İşgal kuvvetlerinin zayiatı ise, 24.800’dür.

Bu, Çanakkale Cephesi’nde bir dönüm noktasıydı.

Mustafa Kemal, tüm cephenin şerefini kurtarmıştı.

İşgal kuvvetlerinin İstanbul’a gidiş yolunu tıkamıştı.

3 bin yıl sonra, Truva’nın ve Hektor’un intikamını almıştı...…

34 yaşındadır...

Yazarın Diğer Yazıları