“Terörsüz Türkiye”... Elli bin insanın katilinin, sürecin “anahtarı” konumuna getirildiği bir dönem... Yakasında Atatürk’ün Altı Ok’unu taşıyan “Butlan CHP”nin kurucusunu reddettiği ibretlik bir öykü... Ve CHP’den ayrılmak zorunda kalan YENİ Parti’nin, Atatürk’ün vasiyetini çiğnediği tarihsel bir kırılma... Kısacası... Atatürk’ün kurduğu partinin, onun mirasını adım adım aşındırdığı bir Türkiye tablosu. ★★★ Terörsüz Türkiye ile ilgili “Çerçeve Yasa”, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. AK Parti, MHP, DEM Parti... Ve YENİ Parti’nin “evet” oylarıyla... ★★★ YENİ Parti farkında mıdır, bilinmez? Cumhur İttifakı’nın bir parçası oldu. Ana muhalefet partisi özelliğini kaybetti. Kendisini kuran kadronun vasiyetini, kuruluş felsefesini ve Atatürk’ün Cumhuriyet çizgisini çiğnedi. Yakın dönemde yapılması öngörülen Anayasa değişikliğine de, şimdiden en büyük desteği vermiş oldu. ★★★ Toplumun tepkisini bile bile “evet” demek, bir siyasi hata değil; bilinçli bir tercihtir. Ve tarih, böyle tercihleri kaydeder. Butlan CHP’siyle ve HÜDA PAR’la aynı cephede konumlanmayı göze alan bir tercih... Soru şu: Bu yeni denklemde, YENİ Parti’nin bazı milletvekilleri hakkındaki dokunulmazlık dosyaları rafa mı kaldırılacak? Ve toplum, bundan sonra YENİ Parti’nin arkasında durmaya devam edecek mi? ★★★ Denilebilir ki: “Peki, YENİ Parti ne yapacaktı?” Atatürk’ün, İsmet Paşa’nın, Ecevit’in; Uğur Mumcu’nun ve Ahmet Taner Kışlalı’nın Cumhuriyetçi çizgisinde yürüyecekti. Atatürk’ü kullanıp, vasiyetini çiğnemeyecekti... Günü değil, Türkiye’yi ve gelecek kuşakları düşünecekti. Terörist başının Kürt yurttaşları temsil etmediği gerçeği ortadayken... PKK’nın, DEM Parti’nin Lozan’ı, Cumhuriyet’i ve Atatürk’ü reddettikleri bilinirken... YENİ Parti’nin yapması gereken, siyasi hesapların peşinden gitmek değil; Cumhuriyet’in kuruluş çizgisinde dimdik durmaktı. ★★★ Türkiye’deki “sol”un durumu da içler acısı Terörist başının çağrısını desteklemenin gerekliliğinden söz ederler. Bunun adı sol değil? Emperyalist güçlere hizmettir. Sevr Antlaşması’na sevdadır bu... Atatürk’ün milliyetçilik anlayışına burun kıvıran, oy alma kaygısıyla PKK’yı masada meşrulaştıran bir sol, Türkiye’yi aydınlığa taşıyamaz. Böyle bir sol, İkinci Cumhuriyetçidir ve Atatürk karşıtıdır. ★★★ Butlan CHP’sine gelince... Eleştirilecek bir yanı yok. Çünkü, söylemleri ve adımlarıyla zaten Atatürk’ü ve Cumhuriyeti’ni baştan reddeden bir parti. ★★★ Hem YENİ Parti’ye hem de Butlan CHP’sine tavsiyem şudur: İlkeli ve tutarlı olmak adına, Atatürk fotoğrafını kullanmayın, Altı Ok’u yakanızdan çıkarın... Çünkü, Atatürk’ün milliyetçilik anlayışını elinin tersiyle iten, ulus devlet yapısını aşındıracak adımlar atan bir siyasi anlayışın, Atatürk’le ve onun devrimleriyle barışık olması mümkün değil... ★★★ Silah bırakacak PKK’nın bir bölümü, ABD’nin güdümünde İran’ı parçalamak için İran’a geçti mi? Geçti... Daha gelişmiş silahlara sahip oldu mu? Oldu... ABD’nin desteğiyle, Suriye’deki gibi İran’da da özerk bir yapı peşinde mi? Evet... PKK’nın sözde haritası belli mi? Belli... Haritada, Hatay dahil olmak üzere, Kahramanmaraş, Sivas, Erzincan, Erzurum, Kars ve güneyi “Kürdistan” olarak gösteriliyor mu? Evet... Büyük Orta Doğu haritası, PKK’nın sözde haritasıyla örtüşüyor mu? Örtüşüyor... Peki, YENİ Parti, bu sorulara cevap arama ihtiyacı duymadı mı? ★★★ Cumhuriyeti kuran partinin devamı olduğunu iddia edenler... Terörist başının, bu kadar önemli bir aktör konumuna getirilmesinin gerekçesini hiç sorgulamadınız mı? “Biz savaş mı kaybettik?” diye soramadınız mı? “PKK başı Öcalan Kürt yurttaşlarımızın temsilcisi değildir” diyemediniz mi? “Türk” yerine, “Türk, Kürt, Arap” veya “Türkiyeli” ifadeleri, sizi hiç rahatsız etmedi mi? Ulus devlet yapısının aşınması, huzurunuzu kaçırmadı mı? Cumhuriyet’in “1923’te açılan bir parantez” olduğunu söyleyen İkinci Cumhuriyetçilerin hedefine hizmet ettiğinizin farkında değil misiniz? Ve bütün bunlardan sonra... Atatürk’ün kurduğu partinin devamı olduğunuzu, hangi siyasal mirasa dayanarak söyleyeceksiniz? ★★★ Terörist başı Öcalan, 21 Nisan ve 30 Mayıs 2025’te İmralı heyetiyle yaptığı görüşmelerde, bakın ne diyor: “Türkiye federasyondan çok çekiniyor. Bilerek özerklik demiyorum, yerel demokrasi diyorum. Ama bu da dünyanın her tarafında özerkliktir. Seçilen belediye başkanı dışında ayrıca vali yoktur. Yerel polis, yerel yapılar belediyeye bağlıdır. Türkiye’de de böyle bir demokrasi çerçevesi çizeceğiz.” Özerklik sözü, sizi hiç mi huzursuz etmedi? ★★★ Atatürk, bugünleri görmüş gibidir. Sevdiği milletine bir uyarıda bulunur: “Gelecek kuşakların, Cumhuriyet’e hiç acımadan saldıranların başında ‘Cumhuriyetçiyim’ diyenlerin yer aldığını gördükleri zaman şaşacaklarını hiç sanmayınız! Tersine, Türkiye’nin aydın ve Cumhuriyetçi çocukları, böyle ‘Cumhuriyetçi’ geçinmiş olanların gerçek düşüncelerini irdeleyip saptamakta hiç de güçlük çekmeyeceklerdir.” ★★★ Bu masum ve kahraman millet, Atatürk’ün mirasını çiğneyenlere mahkûm değil... Altı Ok’u yakasına takan ama çiğneyen bir zihniyete, bu millet mecbur değil... Size tavsiyem... Bu millete bir iyilik yapın... Ve Atatürk’ün fotoğrafını yakanızdan çıkarın... ★★★ YENİ Parti’ye tarihi bir hatırlatma: TBMM’de 10 Ağustos 2026’da görüşeceğiniz “Çerçeve Yasa”nın tarihi, sıradan bir gün değil... Tam 106 yıl önce, 10 Ağustos 1920’de Sevr Antlaşması’nın imzalandığı gün. Tarihler, yalnızca takvim yaprağı değil... Ve unutmayın: Tarih hepsini kaydeder...