İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu Türkiye’de ilk defa farklı bir sorunu dile getirdi ve “Ülkemizde TÜRK SORUNU var” dedi.
Evet, bugüne kadar DEM Parti’liler hep “KÜRT SORUNU” diye yeri göğü inlettiler. Abdullah Öcalan ve PKK’lı katilleri ülkede 47 yıl kan akıttı, yaklaşık 50 bin kişi öldü.
Sonuçta Terörist başı Öcalan, iktidar ortağı tarafından “Kurucu önder” ilan edildi, İmralı’da ona hem konut, hem işyeri olarak kullansın, toplantılar yapsın, DEM Parti’yi ve diğer işlerini yönetsin diye iki katlı güzel bir bina yapıldı.
Siyasiler yıllardan beri “Terörle bir yere gelinmez” diyorlardı... Öcalan’ın terörle geldiği yer ve verilen statü onları yalanladı!
★★★
Diyorlar ki, “Kürtlere eşit vatandaşlık istiyoruz.”
Aslında amaçları başka... Bağımsız bir Kürt devleti kurmak istiyorlar ama güçleri yetmediği için şimdilik bunu açıkça söyleyemiyor, adım adım ilerliyorlar!
Vatandaşlık konusuna gelince...
Bu ülkede Kürt’ler, Türklerin yaptığı neyi yapamıyor ki?
Ülkede doktor, mühendis, avukat, tüccar, her meslekten Kürt yok mu?
General, milletvekili, bakan, başbakan, hatta cumhurbaşkanı olan Kürt kökenli vatandaş yok mu?
8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Kürt kökenli olduğunu bizzat kendisi söylemişti.
Çıkartılan “Çerçeve Yasa” kapsamında Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, PKK ve sözde Kürt sorununu çözmek için çalışmalarını sürdürüyor.
Öcalan, DEM Parti ve Meclis Başkanı’nın çalışmaları ile KÜRT SORUNU çözülecekmiş....
Peki, “TÜRK SORUNUNU” kim çözecek?
★★★
Türk insanının içine düştüğü sıkıntıları, çaresizliği, her yanı saran hazin yoksulluğu önlemek için de bir komisyon kurmak gerekmiyor mu?
Müsavat Dervişoğlu müzminleşen bir yara haline gelen bu sorunu gözler önüne sererek “Eğer AKP’li değilsen, ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyorsun. Ülkede yurttaşlık sorunu, Türk sorunu var. Bu durum iş hayatından adalete kadar birçok alanda hissediliyor. Cumhuriyet’in temel ilkesi olan eşit yurttaşlık anlayışı zedeleniyor. Caniler kutsanıyor, katiller kutsanıyor. Bu durum milli güvenlik sorunu haline geldi. Milletimiz tarafından kabul edilecek bir durum değildir bu...” diyor ve çaresini gösteriyor:
“Bunların çözümü sandıktır! Vatandaş herkese dersini sandıkta verecek!”
“Ya AKP’ye geçersin ya da hapse girersin!”
Artık şu gerçeği kimse inkâr edemez:
“AKP’ye geçmeyen muhalif Belediye Başkanı hapse giriyor!”
AKP’nin transfer ve tutuklamalarla CHP’li belediyeleri ele geçirme operasyonları sürerken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da AKP rozetini takacağı kesinleşmiş gibi...
İzmir halkından hiçbir zaman oy alamayan AKP böylece tarihinde ilk defa İzmir’i idare etmeye başlayacak.
Dönekler listesine girmeye hazırlanan Cemil Tugay “İzmir’e karşı taşıdığım sorumluluk gereği bir karar eşiğindeyim” diye kendini savunuyor.
Ne sorumluluğu yahu? İzmir halkı senin AKP’ye geçmeni istemiyor ki... Eğer bunu yaparsan inan ki, İzmir halkı seni tükürük yağmuruna tutacak, insan içine çıkamayacak hale geleceksin.
Böyle olacağını Cemil Bey herkesten iyi biliyor ama anlaşılan hapse girmekten korkuyor!
Cemil Tugay da, korkudan AKP’ye katılan diğer belediye başkanları gibi “AKP şemsiyesi” altına girince sağlam bir sığınak bulmuş olacak ve bütün iddialardan arınacak.
Aynı Cemil Tugay daha önce (bu yılın ocak ayında) yaptığı açıklamada “Asla AKP’ye geçmem. Eğer böyle bir şey yaparsam yakın çevremdekiler yüzüme bakmaz. AKP’ye geçersem eşim beni boşayacağını, annem de evlatlıktan reddedeceğini söyledi” demişti.
Bakalım Cemil Bey AKP’ye geçince eşi onu boşayacak, annesi evlatlıktan reddedecek mi? Bunu bilmiyoruz ama İzmir halkının ona okkalı bir “Yuuuhh” çekeceği kesin!
GÜNÜN SÖZÜ
Korkak insanlar hiçbir zaman zafer anıtları dikmemiştir!