Ülkede geçerli akçe: İFTİRA

Eskiden böyle değildik... Önce siyaset bozuldu. Sonra toplum olarak yozlaşmaya başladık.

Yolsuzluk, rüşvet, ahlâksızlık, kibir, hırsızlık, yalancılık, yalakalık zirve yaptı.

Ahlâklı kişilerin, çalıp çırpmayan, namuslu, bilgili, kaliteli isanların yaşaması her geçen gün zorlaşıyor.

Her yandan pis kokular fışkırıyor.

Mahkemeler toplumun yolsuzluk, hırsızlık davalarıyla kilitlendi...

Halen ceza mahkemelerinde 2 milyon 300 bin dosya, hukuk mahkemelerinde 5 milyon 200 bin dosya sonuçlanmayı bekliyor.

İcra dairelerinde ise 24 milyondan fazla dosya bulunuyor.

Toplam dava ve icra dosyalarının sayısı 31 milyonu aşıyor.

86 milyonluk nüfusumuzun üçte ikisinden fazlasının birbiriyle kavgası var!

Nasıl bir memleket olduk böyle?

★★★

93 yıllık Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçbir döneminde yaşadığımız son yılların benzeri yok.

Rezillik, kepazelik, iftira, haksızlık, hukuksuzluk, dincilik, tarikatçılık, cemaatçilik...

Korkunç bir süreç yaşıyoruz.

Gizli tanıklık moda oldu.

Ülkede en geçerli akçe İFTİRA... Kafası kızan, başkası hakkında bir şeyler uyduruyor. İşin en acı yanı iftira ortaya çıktığı vakit, iftiracının “özür bile dilemeden” işin içinden sıyrılması...

Sürekli, din ve inanç sömürüsü yapılıyor, insanlar insafsızca aldatılıyor, ülke çıkarları, kişisel menfaatlere kurban ediliyor.

İftiralar hayat söndürüyor ama, iftiracıların bir ceza aldığını görmedik. Toplum olarak vicdanlar yaralı!

★★★

Tanıdığım en büyük din bilgini olan ve yobaz düşünceleri eleştirerek topluma dini sevdiren rahmetli Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün dediği gibi “İnsanlar Allah ile aldatılıyor!”

Çalmaya çırpmaya, yetim hakkı yemeye doymuyorlar!

Oysa... Ne kadar zengin olsalar, ancak yiyebilecekleri kadar yiyecekler.

Denize testiyi daldırsan, alabileceği kadar su alır, gerisi kalır!

Bu doymak bilmez iştah, bu soygun hırsı nedendir.

“Allah gözlerini doyursun!” demekten başka elden ne gelir?

Fakirden alıp zengine verdiler!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, önceki gün Karabük’te düzenlediği 107’nci mitingde “Türkiye’nin işsizlikte, yoksullukta, enflasyonda, faiz ve gelir adaletsizliğinde Avrupa ülkeleri arasında zirvede yer aldığını” anlattı.

Gerçekten Türkiye ekonomisi “Robin Hood ekonomisinin tam tersi” gibi... Yani, fakirden alıp zengine vermek!

Özellikle son 5 yılda Türkiye (Özgür Özel’in de dediği gibi) gelir adaletsizliğine zirve yaptı. Dolaylı vergilerle, dar gelirlilerin cebindeki para azalırken, yüksek faizle paradan para kazanan zenginler zevkten dört köşe oldu.

Bugün Türkiye’de toplanan vergilerin sadece yüzde 15’ini holdingler veriyor. Vergilerin yüzde 85’lik çok büyük bir bölümünü (dolaylı vergilerle) dar gelirliler ödüyor.

“The Wealth Report 2026 verileri”ne göre Türkiye’de son beş yılda 30 milyon dolar üzerinde serveti olanların oranı yüzde 93.5 arttı. Raporda ülke nüfusunun yüzde 99’unun gelirlerinde ciddi oranda gerileme görüldüğü kaydedildi.

İzlenen program, ne yazık ki, gelir dağılımındaki uçurumu artırmaktan başka bir işe yaramıyor. Sözün özü: Ekonomi yönetimi ne yazık ki, sınıfta kaldı, acısını halk çekiyor!

TEBESSÜM

Demokrasi ve Hint yağı!

Doğru Parti Kurucu Genel Başkanı Rifat Serdaroğlu’ndan bir fıkra:

Bektaşi’ye sormuşlar:

“Gelişmemiş demokrasilerde devlet yönetimi neye benzer?”

Bektaşi cevap vermiş:

“Hint yağına benzer.”

“Niye?” diye sormuşlar. Bektaşi şu cevabı vermiş:

“Kim tadına baktıysa, ya altına etti, ya da ülkenin içine...”

GÜNÜN SÖZÜ

Dünyada bedava hiçbir şey yoktur, her şeyin bir bedeli vardır!

Yazarın Diğer Yazıları