Çok ilginç 2 haber yan yana geldi. Birinci Haber: Temiz kalemiyle gazetecilik kulvarında 50 yıldır yürüyen Nur Batur, diğer gazeteci Nagehan Alçı’ya herkesin okuyabileceği ortamda bir soru paylaştı. Dedi ki, “Çok merak ediyorum, Nagehan Alçı 3 kızını neden kolejlerde okutuyor?”
Ufuk açıcı soruydu.
★★★
Çünkü Nagehan Alçı da yine herkesin okuyabileceği bir ortamda; “Bence Medreseler eğitim verebilir. Medrese kültürü bu toplum için önemlidir. Bunu reddedemezsiniz, illegal (yasa dışı demek) hale getiremezsiniz” diye bir yazı yazmış, öfkesini dile getirmişti.
★★★
Cumhuriyet kuruldu.
Medreseler kapatıldı.
Nagehan Alçı, Medreselerin kapatılmasına çok bozuluyor olmalı. Bunun için Nur Batur, Nagehan Alçı’ya öfkesiyle barışıp yardımcı olacak bir akılcı yol da gösterdi; “Kızlarını hemen kolejden alıp Medreseye yazdırsın. Türkiye’de medrese eğitimi yok. Nagehan Alçı, Mısır’a taşınıp kızlarını Kahire’de medresede okutur” diye yazdı.
★★★
Nagehan Alçı, “ufuk açıcı, yol gösterici öneriye” ne cevap verdi, bilmiyorum. Önemli de değil. Polemik peşinde değilim. Aynı gün İkinci Haber yayımlandı. “Boğaziçi Üniversitesi’nin çöküşü” başlığını taşıyordu.
Önemli olan buydu.
★★★
2020 yılında Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümü birinci sıradaydı. Bir yıl sonra 2021’de ocak ayında üniversiteye kayyum rektör atandı. Bu tarihten sonra Boğaziçi’nin Bilgisayar Mühendisliği bölümü birinci sırasını yitirdi. 2026 yılında beşinci sıraya geriledi.
★★★
Ankara’dan Cumhurbaşkanı tarafından YÖK’ün de esir alınmış desteğini alarak üniversiteye tepeden “Kayyum Rektör” ataması en başarılı üniversiteyi bile çökertiyor.
Üniversite çökerse.
Ülke de işte çürüyor.
Kayyum modeli ve medrese kafasıyla üniversitelere tepeden rektör atama başladığından bu yana Türk üniversiteleri, dünyanın ilk en iyi 500 üniversitesi arasına girmediler.
★★★
Boğaziçi Üniversitesi’nin değerli öğretim üyeleri, “üniversitenin kayyumla yönetilmesinin çöküşü getireceğini” daha ilk günden gördüler. Ankara’yı ve toplumu uyarmak için yöntem buldular. Her gün Üniversite rektörlük binasının kapısına gelip, sırtlarını rektörlüğe dönerek; “Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz” nöbeti tutmaya başladılar.
2 bin 54 gün oldu.
★★★
2 bin 54 gündür, Ankara’dan rektör atayanlara ve onlara uyup tepeden rektör olmayı kabul edenlere; “siz bu kayyum kafasıyla üniversite çökertirsiniz” dediler.
Haklı çıktılar.
Dünya’nın 500 en iyi üniversitesinin hiçbirinde “kayyum kafa ve medrese tafrayla” tepeden rektör oturtma yok. 500 en iyi üniversitenin hepsinde rektörlerin seçimi, öğrenciler ve öğretim üyelerinin oylarıyla yapılıyor
★★★
Boğaziçi Üniversitesi’nde ders veren profesörler, doçentler, öğretim üyeleri; akademi dünyasında isim yapmış, kendini ispatlamış hocalar. Böyle bir üniversiteye, bilimsel kalibresini sadece Türkiye’de değil, dünyada ispatlamış, makaleleri, kitapları olan, görüşlerine atıf yapılan birinin rektör olması gerekirdi.
★★★
Biliyor musunuz?
Boğaziçi Üniversitesi’ne tepeden gelen “kayyum Rektör Melih Bulu” iktidar partisi AKP’den belediye başkanı adayı olmak istedi. Senin çapın belediye başkanı olmaya yetmez dediler. Kabul etmediler. Melih Bulu, daha sonra yine iktidar partisi AKP’den milletvekili adayı olmak istedi. Senin kalibren milletvekili olmaya da yetmez dediler. Milletvekili de yapmadılar. Fakat AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı yetkisini kullanarak onu Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör yaptı. Öğrenciler de ona “Kayyum Rektör” adını taktı.
Kayyum kafası!
Medrese tafrası!
5 yılda.
Boğaziçi’ni çökertti!
Dünyanın en pahalı lider yağcılığı!
Ankara Keçiören Belediye Başkanlığı’na CHP’den seçildi. Sonra, “ya koluna kelepçe-ya yakana rozet” siyasetine yelken açtı. Sosyal demokrat CHP’den istifa edip, yakasına muhafazakar AKP rozeti taktırıp parti değiştirdi. Rozeti AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan taktı. Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, henüz 50 gün geçmeden yeni lideri Tayyip Erdoğan’a “dünyanın en pahalı lider yağcılığı” formülünü buldu. Belediye parasıyla; “Karakucak Dünya Güreş Şampiyonası” düzenledi, güreşçilere 326 bin dolar ödül dağıttığı törende; Tayyip Erdoğan için “Ağaların ağası, liderlerin lideri” konuşması yaptı. Bu çürümüş siyasetçi tipinin ülkemize ne faydası olur!