Utanmadan, sıkılmadan..!

Üç gün sonra 20 Temmuz.

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yıldönümü.

Kıbrıs adasında yaşayan Türkleri özgürleştiren harekatın üzerinden tam yarım asır geçmiş.

Başta harekât sırasında şehit olan Mehmetçikler olmak üzere Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan gibi baskılara rağmen bu harekatın gerçekleşmesini sağlayanları rahmetle ve minnetle anıyorum.

Konuyla ilgilenenler bilir. Bilmeyenler için bir özet geçeyim:

Kıbrıs’ta 15 Temmuz 1974’te bir darbe olmuştu.

Aynı gün Türkiye askeri bir müdahalenin zemini oluştuğuna karar verdi. Sonra gün gün şu gelişmeler yaşandı:

- 15 Temmuz 1974: TSK’ya harekata hazırlık emri verildi.

- 16 Temmuz 1974: Ankara’daki İngiltere ve ABD Büyükelçileri Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı ve darbe sonrası askeri operasyon hakkının doğduğu düşüncesi kendilerine bildirildi. Aynı gün Başbakan Bülent Ecevit muhalefet partileriyle 3 saatlik bir toplantı yaptı.

- 17 Temmuz 1974: Ecevit müzakere için Londra’ya gitti. Ecevit Londra’da İngilizlerle ve Amerikalılarla görüşürken, koalisyon ortağı Necmettin Erbakan ile Maliye Bakanı Deniz Baykal Ankara’da muhalefet liderleriyle bir defa daha buluştu. İngilizler ve Amerikalılar harekata şiddetle karşı çıktı ve ambargo tehdidinde bulundu.

- 18 Temmuz 1974: Ecevit ve heyeti Türkiye’ye döndü.

- 19 Temmuz 1974: Genelkurmay’daki toplantıda harekatın son detayları konuşuldu. Peşi sıra Bakanlar Kurulu toplandı ve harekât kararı alındı.

- 20 Temmuz 1974: Kıbrıs’a Barış Harekâtı düzenlendi ve Kıbrıs Türkleri özgürleştirildi.

★★★

1974’teki hükümet bütün siyasi ve ekonomik olumsuzluklara rağmen askerî harekât kararı aldı ve 5 günde uyguladı.

Şimdi (Milattan sonra) 2024’te, yani tam 50 yıl sonra başka bir karar alma mekanizmasına bakalım:

- 1 Temmuz 2024: Hazine ve Maliye Bakanlığı’na en düşük emekli maaşı alan 3 milyon 700 bin emekli açısından (kök ücret düşüklüğü nedeniyle) 10 bin lirada sabit kalmaması için çalışma yapılması talimatı verildi.

- 8 Temmuz 2024: AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik bu konuda çalışma yapıldığını duyurdu. Aynı gün, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın kök ücreti düşük olan 3 milyon 700 bin emekliye 2 bin lira seyyanen zam yapmak istediği ama Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu rakamı artırabileceği basına sızdırıldı.

- 11 Temmuz 2024: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş toplantı yaparak son kararı verdi.

- 16 Temmuz 2024: AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, en düşük maaşı alan 3 milyon 700 bin emekliye 2 bin 500 lira seyyanen zam yapılacağını açıkladı. Böylece en düşük emekli maaşı 12 bin 500 lira oldu.

★★★

Düşünebiliyor musunuz?

Bir tarafta (1974’te) bir koalisyon hükümeti. Her kafadan ayrı ses çıkıyor. Bir tarafta Rumlar, Amerikalılar, İngilizler Türkiye’ye kafa tutuyor. Bir tarafta ekonomi kötü, kasa tam takır. Ancak Ecevit ve Erbakan kararlı bir şekilde hem ambargoları göze alarak hem muhalefeti yanına çekerek böyle zor bir karar veriyor ve 5 günde uyguluyor.

Diğer tarafta (2024’te) tek başına iktidar. Her şey bir kişinin iki dudağının arasında. Kendilerine göre ekonomi tıkırında. Enflasyon, işsizlik, dış ticaret rakamları, turizm gelirleri hep düzeliyor.

Buna karşın bir karar vermek 15 gün sürdü.

O kararı alırken de o kadar kıvrandılar, ıkındılar, terlediler ki...

Sanırsınız 10 bin lira zam yapıyorlar.

Çıka çıka da 3 milyon 700 bin kişiye 2 bin 500 lira seyyanen zam çıktı.

Üstelik kaş yaparken göz çıkardılar.

Zira ülkede “en düşük” emekli aylığı 12 bin 500, “ortalama” emekli aylığı ise 14 bin 500 lira oldu. Ocak 2019’da “ortalama” emekli aylığı “en düşük” emekli aylığının iki katıydı. Şimdi ise ortalama emekli aylığı, en düşük emekli aylığından sadece yüzde 16 fazla.

Bu ne demek: “Ortalama aylık” neredeyse “en düşük aylık” oldu.

★★★

Diğer taraftan, vergi mükelleflerine yüklenen yeni maliyetler ile en düşük emekli maaşı alanlara verilen 2 bin 500 liralık seyyanen zam, yurt dışı çıkış harcındaki artışla birlikte açıklandı. 150 lira olan harç 500 liraya çıkarıldı ve her yıl yeniden güncellenecek. Deprem gibi olağanüstü bir durum bahanesiyle sadece belli bir dönem alınmak üzere çıkarılan bir har(a)ç, şimdi her yıl düzenli olarak artacak bir haraca dönüştü.

İktidar emeklilerin bir kısmına çay kaşığıyla verdiğini, milletin tamamından kepçeyle alacağını açıkladı.

Utanmadan...

Sıkılmadan...!

Yazarın Diğer Yazıları