Ödüyoruz bilgisizliğin, liyakatsizliğin ve ısrarın bedelini... Sor bir bilene, yürümez bu iş böyle dedik ama dinlemedi tabii... Hep söylediği gibi ülke “nereden nereye?” geldi.
Ekonominin dinamiklerini bir kavrayabilseler çözüm üreteceklerdi. Tek dertleri faiz idi, döviz idi... Döviz idi, faiz idi... Algı yönetimi de yetmedi, yol bitti. Bugün ödüyoruz bedelini...
★★★
Ekonomi, aile ekonomisi ile başlıyor mikro ekonomi ile devam ediyor. İki adım geri çekilip resme daha geniş açıdan bakınca makro ekonomi karşına çıkıyor. Sonrasında işin içerisine uluslararası ekonomi dahil oluyor. Küresel ekonomi son noktası...
Bu sefer boyut değiştiriyorsun ve derine inmeye başlıyorsun. Tarihte geriye gidiyorsun. Modern ekonominin tohumlarının atıldığı yıllara...
★★★
Orta çağ... İtalya... Floransa ve Venedik gibi şehirlerinde, bankacılık sistemleri kuruluyor. Kredi verme uygulamaları başlıyor. Tabii ki papalık ve kilise ilk başlarda karşı çıkıyor ama sonra payını alınca göz yummaya başlıyor.
Hatta zamanla kiliseler kendi bankalarını açmaya başlıyor. Paranın dini, imanı olmaz derler ya hakikaten öyle... Kimse parasını bedavadan kullandırmıyor. Kullandırma ücretine “faiz” deniliyor.
★★★
Bütün dinlerin kabul ettiği şeytan para mı? Hayır, faiz şeytan! İstisnasız hepsine lanetleniyor. İyi de faiz olmayınca yerine bir şey konulamıyor ve ekonomiler dönmüyor.
Yahudilerin bugün bile finansal sistemde büyük ağırlığa sahip olmasının nedeni ne? Yahudi dini inançları, Yahudilerin diğer Yahudilere faizle borç vermesini yasaklarken, Yahudi olmayanlara faizle borç vermelerinin serbest bırakılması...
Yüzyıllar boyunca bu işi yaptılar veya aracı oldular. Çok büyük servetler topladılar. Bugün bile yüzyıllar öncesinin ekmeğini yiyorlar.
★★★
Ekonomide dişe dokunur gelişmeler 1700’lerde Adam Smith, 1800’lerin başında Ricardo, yine 1800’lerde John Stuart Mill ve bir ekol olan Karl Marx ile devam etti.
1900’lerin başında Alfred Marshall ve Keynes bayrağı devraldı. Modern ekonominin hikayesi çok eski değil yani... Derdim ne peki?
Bugün yaşadığımız bu derin sefilliğin son vuruş noktası ne zamandı? “Nas var nas” repliği ile başlayan süreçte 23 Eylül 2021’de faiz indirimlerinin hayata geçirildiği o gün!
Yıllarca inandığı, doğruluğundan en ufak şüphe duymadığı bir kavram büyük hayal kırıklığı yarattı. Faiz, sebep değil miydi? Nasıl olabilirdi ki böyle bir şey? Olmamalıydı. Ne yanlış gitti?
Hah işte o şüphe var ya... Kemirir insanı... Kesin bir kez daha deneyecek fırsatını bulunca... Emin olmak zorunda... Bunu tutalım aklımızda...