Okyanus akıntılarının aynı bölgede topladığı balık ağları, halatlar, şamandıralar ve milyonlarca küçük plastik parçası suyun üzerinde ve üst katmanlarında dağınık halde bulunuyor. Rüzgar ve akıntılar nedeniyle bölgenin sınırları sürekli değişirken, plastiklerin zamanla daha küçük parçalara ayrılması temizliği de giderek zorlaştırıyor.
İÇİNDE 1,8 TRİLYON PLASTİK PARÇASI OLDUĞU HESAPLANDI
Bölgenin büyüklüğüne ilişkin en kapsamlı hesaplamalardan biri Scientific Reports dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar gemilerle yapılan 652 yüzey taramasını, havadan çekilen görüntüleri ve okyanus dolaşım modellerini bir araya getirdi. Sonuçta yaklaşık 1,6 milyon kilometrekarelik bölgede 1,8 trilyon plastik parçası ve yaklaşık 100 bin ton plastik bulunduğu tahmin edildi.
Parça sayısının büyük bölümünü mikroplastikler oluşturuyor. Araştırmada 0,5 ile 5 milimetre arasındaki mikroplastiklerin toplam parça sayısının yaklaşık yüzde 94'ünü oluşturduğu belirlendi. Buna karşılık ağırlığın büyük kısmı daha iri atıklardan geliyor.
Özellikle balıkçılık ekipmanları dikkat çekiyor. Araştırmada balık ağlarının toplam plastik kütlesinin en az yüzde 46'sını oluşturduğu hesaplandı. Daha sonraki bir araştırmada ise 5 santimetreden büyük plastiklerin ağırlığının yüzde 75 ila 86'sının terk edilmiş, kaybolmuş veya denize atılmış balıkçılık ekipmanlarıyla bağlantılı olabileceği belirlendi.

AKINTILAR PLASTİKLERİ AYNI BÖLGEDE TOPLUYOR
Bu dev birikimin oluşmasının arkasında Kuzey Pasifik Subtropikal Döngüsü bulunuyor. Rüzgarlar, Dünya'nın dönüşü ve okyanus akıntılarının oluşturduğu büyük dolaşım sistemi, yüzen atıkların belirli bölgelerde toplanmasına neden oluyor. Plastiklerin bir bölümü bu sistem içerisinde uzun süre dolaşabiliyor.
Bölgenin konumu ve yoğunluğu sabit değil. Mevsimler, fırtınalar, rüzgarlar ve okyanustaki girdaplar çöplerin dağılımını sürekli değiştirebiliyor. Bu nedenle 1,6 milyon kilometrekare, sınırları haritada kesin biçimde çizilmiş bir ada büyüklüğü olarak değil, belirli yoğunluktaki plastiklerin yayıldığı tahmini alan olarak değerlendiriliyor.
Plastikler denizde kaldıkça güneş ışığı ve dalgaların etkisiyle parçalanıyor ancak tamamen ortadan kaybolmuyor. Daha küçük mikroplastiklere dönüşen parçalar deniz canlıları tarafından yutulabiliyor. Kaybolan ağlar ve halatlar da balıkları, deniz kaplumbağalarını, kuşları ve deniz memelilerini yakalamaya devam ederek 'hayalet avcılık' olarak adlandırılan soruna yol açıyor.
Bölgede büyük plastikleri toplamak için yüzer bariyerlerin kullanıldığı temizlik çalışmaları yürütülüyor. Ancak mikroplastiklerin büyük bölümünü bu yöntemlerle yakalamak oldukça güç. Araştırmalar, okyanusa yeni plastik girişi devam ettiği sürece yalnızca mevcut çöpleri toplamanın sorunu çözmeye yetmeyeceğini gösteriyor.