İsviçre merkezli FlexBase şirketi tarafından hayata geçirilen proje, temelleri 1879 yılına dayanan "redoks akışlı batarya" teknolojisini kullanıyor. Geçmişte lityum iyon pillerin yaygınlaşmasıyla rafa kaldırılan bu yöntem, yanıcı olmaması ve uzun ömürlü yapısı nedeniyle devasa ölçekli enerji depolama tesisleri için yeniden devreye alındı.

SIVI ELEKTROLİT İLE GÜVENLİ DEPOLAMA

Redoks akışlı bataryalar, klasik pillerden farklı olarak enerjiyi katı elektrotlar yerine büyük tanklardaki sıvı elektrolitlerde depoluyor. Su bazlı iki farklı kimyasal sıvının merkezi bir zardan geçirilmesiyle iyon hareketliliği sağlanıyor ve enerji şarj veya deşarj ediliyor. Bu sistem, lityum iyon pillerin aksine yanma riski taşımıyor ve neredeyse sınırsız şarj döngüsü kapasitesine sahip olmasıyla öne çıkıyor.

YENİLENEBİLİR ENERJİNİN SİGORTASI OLACAK

Sistem, rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinden gelen fazla enerjiyi depolayarak üretim seviyesinin düştüğü saatlerde şebekeye geri aktaracak. İnşa edilecek tesisin 2,1 GWh'lik depolama kapasitesi, 1 milyon hanenin yaklaşık 5 saatlik acil durum enerji ihtiyacını karşılayabilecek bir güç anlamına geliyor.

2029 YILINDA TAMAMLANACAK

Yerin 27 metre altına yerleştirilecek olan dev batarya sisteminin toplam maliyetinin 1,2 ile 1,6 milyar dolar arasında olacağı öngörülüyor. İnşaat çalışmalarının 2029 yılına kadar tamamlanması ve tesisin Avrupa enerji şebekesine entegre edilmesi planlanıyor.