Tartu Üniversitesi'nden araştırmacılar, Kambja köyü yakınlarında Estonya tarihinde daha önce benzerine rastlanmamış bir sur sistemine sahip antik yerleşim saptadı. On yıllardır yerel efsanelere konu olan ancak kalın bitki örtüsü nedeniyle tam konumu saptanamayan alan, modern yüksek çözünürlüklü arazi haritalama araçları sayesinde gün yüzüne çıkarıldı. "Kõstrimiägi" adı verilen yerleşimde bulunan eş merkezli surlar ve hendekler, teknolojik imkanlarla çarpıcı detaylara ulaştı.
ALIŞILMIŞIN DIŞINDA BİR SAVUNMA SİSTEMİ
Kõstrimiägi'yi bölgedeki diğer tepe kalelerinden ayıran temel özellik, sahip olduğu katmanlı savunma yapısı olarak açıklandı. Geleneksel tahkimatların aksine, yerleşimde yaklaşık 60 santimetre yüksekliğinde birkaç eş merkezli sur bulunuyor. Bu yapıların beklenenden alçak olması, orijinal işlevlerinin sadece savunma mı olduğu yoksa henüz bilinmeyen farklı bir amaca mı hizmet ettiği sorusunu gündeme getirdi.
SADECE ON YIL SÜREN GİZEMLİ YERLEŞİM
Kazı alanında bulunan eserler üzerinde yapılan radyokarbon tarihleme sonuçları, yerleşimin MÖ 41 ile MS 9 yılları arasında çok kısa bir süre iskan edildiğini belgeledi. Sadece yaklaşık on yıl süren bu yerleşim dönemi, hikayeye yeni bir gizem katmanı ekledi.
GÜNEYDEN GELEN YABANCI ETKİSİ
Bazı araştırmacılar, yerleşimin yerel halktan farklı bir yapı tarzına sahip olması nedeniyle bölgeyi tanımayan güneyden gelme göçmenler tarafından kurulmuş olabileceğini öne sürüyor. Bu durum, Kõstrimiägi'nin antik Doğu Avrupa’daki göç, sosyal çatışma ve kültürel alışveriş dinamiklerini yansıttığını gösteriyor. Bölgedeki mimari farklılıklar, Estonya'nın erken dönem toplumlarının dış baskılarla nasıl şekillendiğine dair kritik veriler sunuyor.
KÜLTÜREL ANIT OLARAK KORUMA ALTINA ALINDI
Bölgede yer radarı gibi tekniklerle yürütülecek araştırmaların, sakinlerin günlük yaşamına dair daha fazla ipucu vermesi bekleniyor. Estonya Miras Kurulu, Kõstrimiägi'yi resmi olarak kültürel anıt statüsüne alarak koruma altına aldı.