Büyük Buhran’dan savaşlara, ekonomik krizlerden teknolojik dönüşümlere kadar pek çok zorlu dönemi geride bıraktılar. Kaliforniya merkezli şirket, 101 yıllık tarihinde dikkat çeken bir politikayı hiç değiştirmedi: Tek bir çalışanını bile işten çıkarmadı.

Kahve ve diğer içeceklerde kullanılan şuruplarıyla tanınan Torani, bugün yaklaşık 500 kişinin çalıştığı ve bu yıl 800 milyon doların üzerinde gelir elde etmesi beklenen büyük bir şirkete dönüştü. Şirketin yönetimi, büyümenin temelinde çalışanları maliyet unsuru olarak görmek yerine uzun vadeli yatırım olarak değerlendiren bir anlayışın bulunduğunu savunuyor.

Yapay zekânın iş dünyasında hızla yayılmasıyla birlikte bu yaklaşım şirket için yeni bir sınavın da kapısını aralıyor. Torani, çalışanların yerine yapay zekâ koymak yerine, teknolojinin mevcut çalışanların daha yüksek katma değerli işler yapmasını sağlaması gerektiğini düşünüyor.

Şirkete katıldığında sadece 9 çalışan vardı

Torani'nin bugünkü yapısına ulaşmasında önemli rol oynayan CEO Melanie Dulbecco, şirketin modern tarihinin büyük bölümüne tanıklık etti.

Dulbecco, 1991 yılında bir arkadaşı aracılığıyla şirketin sahibi olan aileyle tanışarak Torani'ye katıldı. O dönemde şirketin yalnızca 9 çalışanı bulunuyordu ve yıllık geliri yaklaşık 700 bin dolar seviyesindeydi.

Kaynak olarak ekle

Aradan geçen 35 yılda şirket büyük bir büyüme kaydetti. Ancak büyümeye rağmen Torani'nin çalışan politikası değişmedi.

Dulbecco, şirketin başarısının önemli nedenlerinden birinin, iş hedeflerine yaklaşım biçimleri olduğunu belirtiyor. Ona göre birçok şirket önce finansal sonuçlara odaklanıyor, ardından çalışanları bu hedeflere ulaşmanın bir aracı olarak değerlendiriyor.

Torani ise bunun tersini yapıyor.

Dulbecco, çalışanları merkeze alan bu yaklaşımın şirket açısından olumlu sonuç verdiğini ifade ediyor.

Yapay zekâ çalışanların yerini mi alacak?

Şirketin karşı karşıya olduğu en önemli yeni sınav ise üretken yapay zekâ.

Yapay zekâ destekli araçların özellikle giriş seviyesindeki bazı görevleri dönüştürmesi, şirketleri verimlilik ve maliyet azaltma konusunda yeni kararlar almaya zorluyor. Birçok işveren, otomasyon sayesinde daha az çalışanla daha fazla iş yapmanın yollarını arıyor.

Torani ise soruyu farklı şekilde soruyor.

Şirket, yeni bir teknolojiye yatırım yaparken öncelikle "Kaç kişinin işini ortadan kaldırabiliriz?" sorusuna değil, "Çalışanlarımızın daha fazla değer üretmesini nasıl sağlayabiliriz?" sorusuna odaklanıyor.

Dulbecco bu yaklaşımı, "500, 200 veya 20 kişi daha fazla değer yaratmak için ne yapıyor?" sorusuyla açıklıyor.

Bu nedenle şirket açısından yapay zekâ, çalışanların yerine geçecek bir sistemden çok, onların çalışma biçimini değiştirecek bir araç olarak görülüyor.

Çalışanlar yeni teknolojilerden daha az korkuyor

Torani yönetimine göre şirketin yıllardır işten çıkarmalardan kaçınması, çalışanların yeni teknolojilere yaklaşımını da etkiliyor.

Çalışanlar, yeni teknolojilerin kullanıma alınmasının doğrudan işlerini kaybetmeleri anlamına gelmeyeceğine inandıkları için yeni araçları denemeye ve öğrenmeye daha açık davranıyor.

Dulbecco, çalışanlarla şirket arasındaki güven ilişkisinin teknolojik dönüşümü kolaylaştırdığını belirtiyor.

Şirket yönetimine göre çalışanlar, Torani'nin yeni teknolojileri kullanıma alırken onları geride bırakmayacağını bildikleri için değişime daha kolay uyum sağlıyor. Bu durum, yapay zekânın çalışma hayatında yarattığı belirsizliğin çalışanlar üzerindeki etkisini de azaltıyor.

"Her pozisyonda insanlara değer veriyoruz"

Torani'nin çalışan odaklı yaklaşımının yalnızca mevcut personelle sınırlı olmadığı da belirtiliyor.

Şirket, çalışanlara verilen değerin işe alım süreçlerine de yansıdığını savunuyor. Dulbecco'ya göre birçok şirketin uygun çalışan bulmakta zorlandığı bir dönemde Torani, çalışanların şirkete olan bağlılığı ve şirket kültürü sayesinde bu konuda daha az sorun yaşıyor.

CEO, bu yaklaşımı "Her pozisyonda insanlara değer veriyoruz" sözleriyle özetliyor.

Torani'nin 101 yıllık hikâyesi, yapay zekânın iş dünyasında giderek daha fazla yer aldığı bir dönemde farklı bir tartışmayı da gündeme getiriyor: Teknoloji çalışanların yerini almak için mi kullanılmalı, yoksa çalışanların daha değerli işler yapabilmesi için mi?

Şirketin cevabı şimdilik net: Teknoloji değişebilir, işler değişebilir ancak çalışanları merkeze alan yaklaşım değişmeyecek.