109 metre uzunluğunda ve 80 metre kanat açıklığına sahip olacak WindRunner'ın özellikle 100 metreyi aşan rüzgar türbini kanatları, büyük enerji ekipmanları, uzay sistemleri ve askeri yüklerin taşınmasında kullanılması hedefleniyor. Şirket, uçağın standart havaalanlarının yanı sıra yaklaşık 1.800 metrelik hazırlanmamış pistlere de iniş yapabilecek şekilde geliştirildiğini belirtiyor.
MEVCUT KARGO UÇAKLARINDAN KAT KAT DAHA FAZLA HACİM SUNACAK
WindRunner'ın en dikkat çeken özelliği taşıyabileceği ağırlıktan çok sahip olduğu dev iç hacim. Yaklaşık 6.800 metreküplük yük bölmesiyle uçağın, Boeing 777 tipi kargo uçaklarının yaklaşık 10 katı yük hacmi sunacağı belirtiliyor.
Bu sayede bugün parçalarına ayrılarak taşınabilen dev rüzgar türbini kanatları, büyük gövde parçaları, enerji trafoları ve uzay araçları tek parça halinde hava yoluyla taşınabilecek. Böylece hem nakliye süresinin hem de lojistik maliyetlerinin önemli ölçüde azaltılması amaçlanıyor.

SAVUNMA VE ENERJİ SEKTÖRÜNDE DE KULLANILACAK
İlk olarak yenilenebilir enerji sektörünün ihtiyaçları için geliştirilen WindRunner'ın zamanla savunma ve ağır sanayi alanlarında da görev alması planlanıyor. Şirket, uçağın tam donanımlı helikopterler, savaş uçakları, büyük radar sistemleri ve insani yardım ekipmanlarını sökülmeden taşıyabilecek kapasitede olacağını ifade ediyor.
Radia, WindRunner'ın detaylı tasarım çalışmalarının sürdüğünü, ilk uçuşun bu on yılın sonunda gerçekleştirilmesini hedeflediğini açıkladı. Uçağın hizmete girmesi halinde, hacim bakımından şimdiye kadar geliştirilen en büyük kargo uçağı unvanını alması bekleniyor.