ABD'nin Teksas eyaletinde bir kanyonun kenarında yükselen Çelik Ev (Steel House), sıradan bir konuttan çok dev bir heykeli andırıyor. Sanatçı ve mimarlık profesörü Robert Bruno, yaklaşık 34 yıl boyunca kavisli çelik levhaları tek tek kaynaklayarak bu sıra dışı yapıyı inşa etti. Yaklaşık 110 ton ağırlığındaki ev, dört büyük çelik destek üzerinde yükseliyor.
Bruno, yapıyı oluştururken kesin bir plana bağlı kalmadı. İnşaat ilerledikçe bazı bölümleri yeniden şekillendirdi, beğenmediği parçaları söküp farklı formlarla değiştirdi. Bu yaklaşım sayesinde ev, geleneksel mimariden uzaklaşıp yaşayan bir sanat eserine dönüştü.
ÇELİK, MİMARİNİN ANA MALZEMESİ OLDU
Üç katlı yapıda düz duvarlar yerine kıvrımlı yüzeyler öne çıkıyor. Büyük kavisli pencereler ve vitray camlar gün ışığını iç mekâna taşırken, kanyon ve göl manzarasını da evin önemli bir parçası haline getiriyor. Çelik yalnızca taşıyıcı sistem değil, aynı zamanda yapının dış görünümü ve iç tasarımını da oluşturuyor.

BRUNO'NUN ÖLÜMÜNDEN SONRA TAMAMLANDI
Robert Bruno, 2008 yılında hayatını kaybettiğinde ev tamamen bitmemişti. Daha sonraki yıllarda mutfak, elektrik, su tesisatı, klima ve yalıtım gibi eksikler tamamlandı. Yapının özgün tasarımı korunurken, yaşanabilir hale getirilmesi sağlandı.
BUGÜN KONAKLAMA TESİSİ OLARAK KULLANILIYOR
Yerel haber kuruluşu Lubbock Lights'ın aktardığına göre, yapı daha sonra restore edilerek ziyaretçilere açık bir konaklama yerine dönüştürüldü. Üç yatak odasına sahip olan ev, sekiz kişiye kadar misafir ağırlayabiliyor ve mimariye ilgi duyan ziyaretçilerin dikkatini çekiyor.
MİMARLIK VE SANATIN BULUŞTUĞU ESER
Bir dönem açık artırmada 775 bin dolarlık teklif alan Çelik Ev'in kesin satış bedeli açıklanmadı. Günümüzde ise hem mimari hem de heykel sanatını bir araya getiren en sıra dışı yapılardan biri olarak varlığını sürdürüyor. Robert Bruno'nun onlarca yıl boyunca şekillendirdiği bu eser, alışılmış konut anlayışının çok ötesinde bir mimari deneyim sunuyor.