Çin, son 12 yılda dünya haritasına kelimenin tam anlamıyla "el ile" müdahale etti. Eskiden sadece dalgaların olduğu Güney Çin Denizi'nde, bugün uydudan bile görülebilen devasa kara platformları var. Bu yapılar, sadece kum yığını değil; pistleri, limanları ve radar üsleri olan tam teşekküllü birer stratejik merkez.

OKYANUSUN ORTASINA NASIL "ADA" YAPTILAR? 

Özel gemiler, deniz tabanındaki mercanları ve kumu dev hortumlarla emdi. Emilen tonlarca malzeme, sığ resiflerin üzerine pompalanarak su yüzeyine çıkarıldı.

Oluşan zemin sıkıştırıldı, duvarlarla çevrildi ve üzerine ağır askeri uçakların inebileceği pistler inşa edildi. Sonuç: 2013-2015 yılları arasında 12 kilometrekarelik (yaklaşık 1.700 futbol sahası) yeni toprak yaratıldı.

Pekin yönetimi bu adaların "meteoroloji ve deniz kurtarma" gibi sivil amaçlı olduğunu savunuyor. Ancak komşuları (Filipinler, Vietnam, Japonya) ve Batılı analistler aynı fikirde değil. Bu adalar Çin'e şunları sağlıyor:

Küresel ticaretin kalbi olan deniz rotalarını kontrol etme.

Pasifik'in ortasında kalıcı askeri varlık (batmaz uçak gemileri).

Bölgesel bir kriz anında çok hızlı müdahale yeteneği.

DOĞA GERİ DÖNÜLEMEZ ŞEKİLDE YOK OLDU

Bu stratejik hamlenin bedelini ise doğa ödedi. Dünyanın en zengin ekosistemlerinden olan mercan resiflerinin 12 ila 18 km²'lik kısmı betona gömüldü.

İnşaat sırasındaki tortular, güneş ışığını kesti ve bölgedeki deniz yaşamını boğdu. Bilim insanları, bu bölgelerdeki ekolojik hasarın "geri döndürülemez" olduğu konusunda hemfikir.