Batı Berlin’in simge yapılarından biri olarak inşa edilen ICC, mimarlar Ralf Schüler ve Ursulina Schüler-Witte tarafından tasarlandı. Büyük kongrelere ev sahipliği yapması amacıyla hazırlanan binada 5 bin ve 2 bin kişilik iki büyük salonun yanı sıra yaklaşık 80 küçük alan, restoranlar ve bir çatı bahçesi bulunuyor.
12 YILDIR KAPILARI KAPALI
Döneminin en iddialı kongre merkezlerinden biri olan ICC, yüksek işletme ve bakım maliyetleri gibi sorunların ardından 2014’te düzenli kullanım dışına çıkarıldı. Dev yapı tamamen unutulmadı ve 2019 yılında tarihi eser statüsüne alınarak koruma altına alındı. Binanın yalnızca korunması ve bakım altında tutulmasının Berlin yönetimine yılda yaklaşık 2 milyon avroya mal olduğu belirtiliyor.
Yıllarca ICC’nin geleceğinin ne olacağı tartışıldı. Berlin yönetimi 2024 yılında yapının yeniden değerlendirilmesi için Avrupa çapında bir proje süreci başlattı. Yapılan değerlendirmelerin ardından 2026’da “Projektpartnerschaft Quartier ICC” adlı ekibin hazırladığı dönüşüm projesi öne çıktı. Bu projeyle dev yapının yeniden kullanıma kazandırılması ve çevresinin tamamen dönüştürülmesi planlanıyor.

DEV YAPI SANAT VE KÜLTÜR MERKEZİNE DÖNÜŞECEK
Yeni projede ICC’nin karakteristik metal cephesinin ve mimari kimliğinin korunması planlanıyor. Yapının yalnızca eski işlevine döndürülmesi yerine sanat, kültür, yaratıcı endüstriler ve farklı etkinliklerin bir arada bulunduğu çok amaçlı bir merkeze dönüştürülmesi hedefleniyor. Konserlerden sergilere ve yaratıcı çalışma alanlarına kadar farklı kullanımlar üzerinde duruluyor.
Planlar yalnızca binanın içini kapsamıyor. ICC’nin çevresindeki kopuk şehir dokusunun yeniden düzenlenmesi, yeşil alanların artırılması, bisiklet bağlantılarının kurulması ve yeni kamusal alanlarla bölgenin yayalara daha açık hale getirilmesi de gündemde. Böylece yıllardır çevresinden büyük ölçüde izole duran dev yapının yeniden Berlin’in günlük yaşamına dahil edilmesi amaçlanıyor.
Ancak dönüşüm kısa sürede tamamlanmayacak. Berlin yönetiminin güncel takvimine göre 2028’e kadar gerekli sözleşme ve tahsis süreçlerinin tamamlanması, ilk inşaat çalışmalarının 2029’dan itibaren başlaması ve yeni ICC bölgesinin 2032-2033 yıllarından itibaren aşamalı olarak kullanıma açılması hedefleniyor.