ABD'de servet eşitsizliği giderek derinleşiyor. Son yıllarda ülkede yaratılan yeni servetin önemli bir bölümü, nüfusun çok küçük bir kesiminin elinde toplandı. Özellikle borsadaki yükseliş, en zengin Amerikalıların servetini hızla artırırken toplumun geri kalanıyla aralarındaki farkın daha da açılmasına yol açtı.

ABD'deki hanelerin en zengin yüzde 0,1'lik kesimi, bugün yaklaşık 28 trilyon dolarlık serveti kontrol ediyor. Bu miktar, ülkedeki toplam servetin yaklaşık yüzde 15'ine karşılık geliyor. The Wall Street Journal tarafından aktarılan verilere göre, bu grubun toplam serveti 2019'un sonundan bu yana iki kattan fazla arttı.

Buna karşılık, Amerikalı hanelerin en alt yüzde 50'lik kesiminde ortalama servet yaklaşık 63 bin dolar seviyesinde kalıyor. En zengin yüzde 0,1'lik grubun ortalama serveti ise 200 milyon doları aşıyor. Böylece iki grup arasındaki servet farkı çarpıcı boyutlara ulaşıyor.

Servet artışının büyük bölümü borsadan geldi

ABD Merkez Bankası (Fed), hanelerin net servetini sahip oldukları varlıkların değerinden konut kredisi, tüketici kredisi ve diğer borçları çıkararak hesaplıyor. Son yıllardaki servet artışında ise hisse senetleri ve yatırım fonlarının değer kazanması belirleyici rol oynadı.

Kaynak olarak ekle

Fed'in ayrıntılı verilerine göre, 2022 yılında en zengin yüzde 0,1'lik gruba girebilmek için en az 45,8 milyon dolarlık net servete sahip olmak gerekiyordu. O tarihten bu yana grubun varlıklarında yaşanan artış, bu eşiğin de önemli ölçüde yükselmiş olabileceğine işaret ediyor.

Toplam 14,5 trilyon dolarlık servet artışının yaklaşık 10 trilyon doları hisse senetleri ve yatırım fonlarından kaynaklandı. Bu tablo, finans piyasalarındaki yükselişin varlıklı kesimlere sağladığı avantajı gözler önüne serdi.

S&P 500 endeksi, haziran ayına kadar uzanan 12 aylık dönemde yüzde 21 yükseldi. Bu artış, en zengin yüzde 0,1'lik hane halkının servetine yaklaşık 4 trilyon dolar ekledi.

Ekonomist Eric Zwick, The Wall Street Journal'a yaptığı değerlendirmede, borsadaki yükselişin yatırımlarının büyük bölümünü hisse senetlerinde tutan kişiler için son dönemi son derece kazançlı hale getirdiğini belirtti.

En zengin yüzde 0,1'lik kesim yaklaşık 137 bin haneden oluşuyor

En zengin yüzde 0,1'lik grup, yaklaşık 137 bin haneyi kapsıyor. Bu hanelerin önemli bir bölümünün gelir kaynağını ticari faaliyetler ve sermaye kazançları oluşturuyor.

Ekonomistler Owen Zidar ve Eric Zwick'in verilerine göre, bu gruptaki hanelerin yüzde 37'si gelirlerinin büyük bölümünü işletmelerinden elde ediyor. Yüzde 26'sının temel gelir kaynağını sermaye kazançları oluştururken yalnızca yüzde 10'u ağırlıklı olarak ücret gelirlerine dayanıyor.

ABD'de en zengin yüzde 10'luk kesim de aynı dönemde önemli ölçüde servet kazandı. Bu grubun toplam serveti 38,2 trilyon dolar arttı. Ancak söz konusu artış çok daha geniş bir hane halkı grubuna yayıldığı için en zengin yüzde 0,1'lik kesimde görülen kişi başına servet artışıyla aynı ölçekte gerçekleşmedi.

Daha az varlıklı Amerikalıların serveti de arttı

Son yıllarda yalnızca en zenginlerin değil, daha düşük servete sahip Amerikalıların da mali durumunda iyileşme görüldü. Hanelerin en alt yüzde 50'lik kesimi, servetini oransal olarak artırmayı başardı.

Bu gelişmede yükselen konut fiyatları, pandemi döneminde sağlanan kamu destekleri ve hane halklarının borç seviyesinin düşük olması etkili oldu. Ancak servetteki oransal artış, toplam servetin dağılımındaki eşitsizliği ortadan kaldırmadı.

Bugün ABD'deki hanelerin en alt yüzde 50'lik kesimi, toplamda yaklaşık 4 trilyon dolarlık servete sahip. Bu miktar, ülkenin toplam servetinin yalnızca yüzde 2,3'ünü oluşturuyor. Ortalama bir hanenin yaklaşık 63 bin dolar serveti bulunurken en zengin yüzde 0,1'lik grubun ortalama serveti bunun 3 bin katından fazla.

Borsadaki yükseliş harcamaları da artırıyor

Hisse senetlerinin değer kazanması, yalnızca varlıklı Amerikalıların servetini artırmakla kalmıyor, tüketim alışkanlıklarını da etkiliyor.

Bazı varlıklı yatırımcılar, ellerindeki hisse senetlerini satmak yerine bu varlıkları teminat göstererek borç alıyor ve elde ettikleri parayı harcamak için kullanıyor. Diğerleri ise yatırımlarının değer kazanmasıyla kendilerini daha zengin hissederek tüketim harcamalarını artırabiliyor.

Ekonomide “servet etkisi” olarak adlandırılan bu olgu, kişilerin sahip oldukları varlıkların değerindeki artışın harcama eğilimlerini nasıl değiştirebildiğini açıklasa da borsadaki yükselişin sağladığı kazançlar toplumun tüm kesimlerine eşit biçimde dağılmıyor. ABD'de toplam servetin giderek daha büyük bir bölümünün en varlıklı hanelerde toplanması, ülkenin ekonomik büyümesinden kimlerin daha fazla yararlandığı sorusunu yeniden gündeme getiriyor.